Bir hatırlatma:

HAKKI BATILIN BAŞINA ÇARPARIZ, ONUN BEYNİNİ PARÇALAR, BÖYLECE BATIL ORTADAN KALKAR.  ALLAHA YAKIŞTIRMALARINIZDAN ÖTÜRÜ YAZIKLAR OLSUN SİZE.. S. 78

----------------

EY İNANANLAR! EĞER YOLDAN ÇIKMIŞIN BİRİ SİZE BİR HABER GETİRİRSE, ONU ARAŞTIRIN, YOKSA BİLMEDEN BİR TOPLUMA ÇATARSINIZ DA YAPTIĞINIZDAN PİŞMEN OLURSUNUZ. S.80

------------------

RABBİN, YOLUNDAN SAPANLARI EN İYİ BİLENDİR, YOLUNDA OLANLARI DA EN İYİ BİLEN O’DUR. S. 81

------------------------

ALLAH GÖKLERİ VE YERİ BİR AMAÇ İÇİN YARATMIŞTIR; HERKESE KAZANDIĞININ KARŞILIĞI VERİLİR.ONLARA HAKSIZLIK EDİLMEZ.S.93

---------------------

MALLARINIZIN VE ÇOCUKLARINIZIN BİR SINAMA(VESİLESİ) OLDUĞUNU VE BÜYÜK ÖDÜLÜN ALLAH KATINDA BULUNDUĞUNU BİLİN. S.94

Sayın Halkım…

 

Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Bu şiiri yazan üstadımı başbakan sever görünüyor. Sorarım, Bu Şiirdeki ruhun AB ve ABD ile ne alakası var?

İlginiz bilginiz böyle iken;

Olur olur da bu kadar……..lık

Olur…

 

SAKARYA TÜRKÜSÜ (460497 Hit)

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!

 NECİP FAZIL KISAKÜREK



Atatürk tarihin en büyük ülkücüsüdür

 

Filmi henüz seyretmedim. Eğer şuurluların seyretmesi sonucu iyi değil denirse tabii o parayı verem. Ama öyle biliyorum ki, mütareke basının şişirdiğine bakılırsa, Mustafa Kemal Atatürk’ün olmadığı bir açıdan yazılmış ve çevrilmiştir. Çünkü Can Dündar azılı bir ülkücü düşmanıdır.,

Ama yine kendisine teşekkür ederim. Kendisini milliyetçi sanan bir sürü insan var ki Atatürk konulu yazıları ve filmlerini hep ihmal ettiler. Nerede istismar var bunlar orada. Öyle ise, sen sahip çıkmazsan sahip çıkan çıkacaktır.

Milletim de bu konuda suçlu bunu böyle bilin. 25.10.2008

 

Yukarda ki yazıyı yazdım, bekledim. Bir sanat olayı ise su katmayım dedim. Aman nasıl koku almışım. Meğerse adamın maksadı Atatürk’ü hançerlemekmiş.  İçkisini istismar etmiş. Çalışırken yalnız anlarını istismar etmiş. PKK ya arka çıkmış. Ağzıma geleni söyleyeceğim ya, sinema salonlarında halkın söylediklerini söyleyip niye mahkemeye düşeyim. Ben biliyordum adamın Ülkücü düşmanı olduğunu. Atatürk ise tarihteki en büyük ülkücüdür. Demek ki punduna getirip, düşmanlarla birleşip ona hücum etmiş.

Yine milliyetçiler ve halk suçlu diyorum. Yaşadığım sürece, Atatürk’e milliyetçi ve halk ikilisi, bu ikili sahip çıkmakta tereddüt gösterdi. Hep Dündar gibiler istismar etti.

Yalan diyen varsa alnını karışlarım.

 

 

BAKIRKÖYDE BiR AFiS ASMISLAR MUHTEŞEM

BAKIRKÖY' DE BİR AFİŞ:

 

AK  PARTİ  KAPATILMASIN! !!

YABANCILARA  SATILSIN.

 

 

.

 

--------------------

 

İNANÇLI İNSAN TİPİ

 

OSMAN ÜÇER

 

Muhitimde, iman ve inancın tutması için yedi yaşından beri mücadele veren bir insan olduğum için, inançlı görünenlerin psikolojik yapılarını eleştirmekte hiçbir tereddüt göstermiyorum.

Allah’tan başka korktuğum bir kavram tanımıyorum. Namussuz bilinmek, dedikoduya muhatap  olmak tabiî ki üzücü bir durum. Böyle bir hücumun muhatabı olmamak için daima dualarımızda cümleler bulunur.

Bir iddiam var.. Sizinle paylaşmak istiyorum. Haksızlık edersem bana ulaşacak iletişim vasıtaları sitede yazılı. Bir iftira havası esiyorsa, gayrımeşru  gaye sezerseniz lütfen ikaz ediniz. Yazdıklarımın her cümlesini tükürülmüş balgamı yalar gibi geri alayım.

Benim yaşadığım devirde ve okuduğum binlerce kitapta gördüğüm manzaraya göre, tarihin hiçbir devrinde İslami duygular böylesine rezilce proboganda edilmemiştir. İnançlı görünenlerin davranışları hiçbir zaman bu kadar kirliliğe bürünmemiştir.

Türkçe okunan ezanları bilirim. Devletçe haksız olarak basılan mevlitleri bilirim. Aydının Allah kelimesini ağzına almaya cesaret edemediği devirleri yaşadım. Birkaç esnafın şehirde bulunan üç beş caminin birinde ibadet edişindeki sessizliği bilirim.

Bu günün imanlı görünenleri, daha doğrusu ısrarla imanlı ve inançlı olduğunu proboganda edenleri insanı tiksindiren bir layubaliğe bürünmüştür.

İnsanın bunların pek çoğunu seyrederken Allahın gazabından korkmaktadır. Büyük çoğunluk manevi duyguları itibar, ticaret için aracı kabul etmektedir.

Hac farizesi ve Ümre gerçek anlamından kayalı onlarca yıl olmuştur. Riya bir cerahet gibi akıp gitmektedir. İnsanların bu tip davranışlar içcin birbirilerini cezalandırmaları, ayıplamaları olmadığı için gerçek ceza, Allahın cezalandırması çok anlamlı ve feci olacağa benzer. Pompei harabelerinden ders alanımız yoktur.

Hiç kimsenin karısının ve çocuklarının bile inanmadığı peygamber devirleri bile bu devre bakınca temiz görünmektedir. Bu izahları sayfa sayfa çoğaltıp gidebiliriz. Ama moraliniz bozulmasın diye yekün çekmek istiyorum. Bir örneği size sunayım. Sonara nokta koyayım ki, kalan zamanınızda yazdıklarım ne derece doğru,. Ne derece yanlış düşünün.

İsterseniz düşünmeniz gereken alanlardı söyleyeyim. Binlerce kişi yeliş kart alıp, Sosyal sigorta çalışanlarını, emekli sandığı mensuplarını perişan ediyor. Sonra beş buçuk milyar harcayıp hacca gidiyor. Ümrelere gidiyor. Bundan daha rezil bir durum varsa telefon açınız ve iftiram için içinizi boşaltın bana küfredin haksızsam..

Ey ulu Allah bu yazıyı yazış sebebim, eğer senin Yüce dininin zarar görmemesi için değilse bana gazabından gösterebilirsin. Sen bilirsin Yüce Allahım.

Ter örnekle nokta koyalım demiştim:

Adam fakülte  mezunu. Eskiden maneviyatı tanıyan kimselerin fakülteden mezun olması imalat hatası sayılırdı. Şu anda olağan sayılıyor. Binlerce tarikat mensubu bedava yurtlarda bedava barınma yeme ihtiyaçlarını karşılıyor ve yetişen neslin imanlı olması için çaba harcıyor. Gel gör ki, menşeinde riya yattığı için çoğu,. Milli ve manevi duyguların gerçeğini tatmadan yığın yığın hareket etmektedir. Bu gibi yerlere kabul edilip sonra çıkarılan, ya da kendisi çıkan onlarca kişiyi dinledim. Şekli yerine getirme meselesi irin gibi görüntü vermektedir.

Adam fakülte mezunu imanlı yığından görünüyor. Ağzını açtığında istismar denizlerdeki kum gibi etrafa yayılıyor. İnsan vücudunu kırmızı karınca istila etmiş gibi beynini perişan ediyor. Kişinen o günkü menfaati nedir? Bir gerçek kişinin evini kiralamak. Ama ederinden çok aşağılarda kiralamak. Bunun için eşini alıp gidiyor mekanına. Hoş beş arasında aman ne yağlar çekiyor.   .       Binlerce cümle. Bunlar arasında bir tanesi. Filan yığının gençlerini arkana düşüreceğim. Onların sana tabi olmalarını sağlayacağım. Herkes seni sevecek. Tek probogancın ben olacağım. Allah Allah nedir bu işin aslı. Benim böyle bir talebim yokki bu adam bu imkanı ayaklarımın altına sersin. Saatler böyle tekliflerle geçerken fikrini, asıl talebini söylüyor:

Evini bana, bize kiralar mısın? Fiatı şu. Hayır şu miktardan ver. Değerinin yarısından az bir teklif. Olmaz dediğin andan itibaren osurmuş gibi hatalı sayıyor seni. Soğukluk esiyor. O günden sonra artık senin saygınlığı olmayan bir adammışın gibi görmemezlikten geliniyorsun. Aleyhine bir durum varmış gibi soğuk davranışlar. Hatta kendisinin suistimalciliği yolunda yolunda bir dedikodu çıkmışsa bunu siden bilircesine laf çakmalar. Bir gün yüzüne gerçekleri söyleyiverince yutkunarak bir kaçısı var ki. Toplumdaki iri diplomalı böyle adam o kadar çok ki. Böyle muhafazakarlığın….

Allah rızası için Maoculuktan, Moskofçuluktan, Masonluktan  çok tehlikeli  olan bu tutumlardan toplumumuzu kurtaralım. Yalvarırım kurana dayalı gerçek İslam’ın yaşanması için büyük mücadele veriniz. İstismarcılığın ve ahlaksızlığın önüne geçiniz..

 

DİKKAT

Ozan Arif

Sana müteşekkiriz..

BU MİLLETİN YÜZDE SEKSEN BEŞİ NET OLARAK AMERİKA’YI TELİN ETMEYEN PARTİLERE OY VERDİ.

BUNUN ADI GALET DEĞİL DE NEDİR?

İSTİKLALİMİZ DİNİMİZİN, AHLAKIMIZIN, YAŞAYIŞIMIZIN TEMELİDİR.

İSTİKLALİ OLMAYAN MEMLEKETLER SÖMÜRGEDİR. AB BİZİ SÖMÜRGE YAPARKEN AYDIN İHANETİNİN TÜRKÜSÜNÜ SÖYLÜYOR. HALKIN EN ÖNEMLİ MESELİSİNİN ÜMRE VS OLDUĞU GÖZDEN ÖNÜNDE İKEN, BU MİLLET KÜLAHINI ÖNÜNE KOYUP DÜŞÜNME ZAMANINI GEÇİRMEKTEDİR.

Bazı Dindar camia görüntüsü altında Türkiye’de tam bir vatan haini kadro basında ve sair yerlerde türemiştir.

Atatürk’e Yahudi diyen bu namussuzlar, Yahudi’nin Piçleyip vatanımıza bıraktığı o. Çocuklarıdır. Tam bir Türkmen olan Atatürk, zamanında bunların neneleriyle tanışmış olmalı..

------------

Ozan Arif’in şiiri bunların bağrında ok gibi tahribat uyandırmıştır.

Bu millet acilen bu meseleleri idrak etmezse köleliğe imza atmış olacaktır.

------------------

TÜRK MİLLETİ  YOLUNU YÖNDEMİNİ

TEKRAREN GÖZDEN GEÇİRMELİDİR

1-   Aklı olanın imanı olur. Dindar olmaya kimsenin bir diyeceği yok. Ancak, her önemli şey mutlaka istismar ediliyor ve bilerek ve bilmeyerek bu istismarların etkisinde kalıyoruz ki, bu yok oluş için bir örnektir.

2-   Arap Emperyalizmi diye de bir şey vardır. Şöyle diyebilirsiniz. Yahu kendilerini Batı’ya ve bilhassa Amerika’ya karşı koruyamayan, zaman zaman Rus’un oyuncağı olan Arapların tavırlarının neresi emperyalizm? Maalesef doğru.. Arap Emperyalizm’i diye bir husus vardır.

Hac meselesi din alimi tarafından açıklanmaktadır. Bu mesele orada durmuyor, Ümre ve Hac için gidip gelenlerin getirdiği hikayeler, tavırlar arasında Arap emperyalizmi’nin derin izleri müşahade ediliyor.

Bu bakımdan bu necip millet bu konulara yaklaşırken, kendi özbenliğimizle çatışan tavır ve kanaatlerden uzak durmak zorundadır.

Kur’an tefsiri ve dinin emirlerini yerine getirmenin çelik bir kutu içinde korunması, istismarının, kokuşmasının önlenmesi gerekir.

3-   En iyi yolun medeniyet yolu olduğunu unutmayalım. Bu Batı’nın, Amerika’nın kıçında olmak değildir. Teknoloji ihraç eden her hangi bir millet, bize karşı dürüst davranıyorsa, bizim can dostumuzdur. Bu Japonya’dan başlar, Japonya’da biter.

4-   Bedava geçinmeyi düstur haline getirmiş yığınlar vardır. Yeşil kart güzel bir mesele. Aslı öylemi, tatbikatı öyle mi? Rezalet..

5-   Bir takım şerefsizler bu yolu istismar ediyor. Her nasılsa kartı ele geçiriyor. Hemen arakasından 6 milyara gidilen Hac yolculuğuna başlıyor. Yahu Hac bizim hayallerimizi süslüyor. Hayır işleri, zoraki geçim şartları mevcutken çoğu kimse Hacca gidemiyor. Sen benim verdiğim vergilerden bedava muayene, bedava ilaç alıyor ve arkasından Haccı yolculuğu başlatıyorsun. Bu adaletse içine…

6-   Öyle ise odun kömür dağıtmak, bedavaya muayene, ilaç gibi konular yeniden nizamlanmalı, alçak politikacının at oynattığı sahadan çıkarılmalıdır.

ŞİMDİLİK BU SÖYLEDİKLERİMİZİ TARTIŞINIZ. ERKEKÇE KARŞI ÇIKIYORSANIZ BİZE ULAŞINIZ. TASVİP EDİYORSANIZ SAKINCALARINI GİDERMEK İÇİN MÜCADELE VERİNİZ..