Bu bahsin yarısı bu sitede, yarısı ise www.olumlu yol.com sitesinde

O S M A N    Ü Ç E R

AV U K A T-Y A Z A R

Cep: 0 535 210 68 34

EV VE Yzh. Tel ve bel.geç: 233 20 25

EV, YAZIHANE:   Kayardı. A.ÜÇER çeşmesi yanı  nu:37  Niğde

Tel:  0 388  232 99 52

www.onurluhamle.com

www.olumluyol.com

osmanucer@ttnet.net.tr

Vergi:904 003 48 19

Posta çeki: 1410792

************************

Sitenin Anadolu gazetesinde

Haber oluşu

-------------------

Sayın :Av. Osman ÜCER

NİĞDE

 

Değerli Üstadım.

Kalemle başlayan düşünüm ve yazın hayatı  ile insanlık ve onur  mücadelesinde 50. yılınıza ulaşmanızdan dolayı  sizi ve sahsınızda www. Onurlu Hamle. Com  da ve www.olumluyol.com ‘da  çalışan yazar, çizer, ve şairlerinizi kutlar şahsınızda bu değerli kalemlere teşekkür ederim.

(Aşık  KORHANİ)  Kamber ORHAN   Antalya

 

Şair, yazar arkadaşımıza teşekkür.  Kısa zamanda aramızda görmek istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Sayın :Av. Osman ÜCER

NİĞDE

 

Değerli Üstadım.

Kalemle başlayan düşünüm ve yazın hayatı  ile insanlık ve onur  mücadelesinde 50. yılınıza ulaşmanızdan dolayı  sizi ve sahsınızda  Onurlu Hamle. Com  da çalışan yazar, çizer, ve şairlerinizi kutlar şahsınızda bu değerli kalemlere teşekkür ederim.

Türk toplumunun aydınla ve Ulus devlet  olma  yolunda  verdiği mücadelede emek ve eserleriniz ile bu mücadeleye  katkılarınızdan dolayı silere sonsuz şükranlarımı arzederim.

Günümüzde Global emperyalizmin kol gezdiği dünyamızda; Hangi düşünden ve görüşten olursa olsun dava ve düşün adamlarının  kalemlerini  ülke çıkarları lehine değil de kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaları, Türk toplumunun içine düştüğü imliksizleştirilme sorunundan başka bir şey değildir.

Bu gün ülkemizde yaratılan suni gündemler, siyasal gerilimler , Ekonomik çalkantılarda ABD nin Büyük Ortadoğu (BOP) projesi kapsamında yürütülen kimliksizleştirilme ve parçalama planlarının  parçalarından başka bir şey değildir.

Gerek ABD, gerekse AB ve AKPM bu planın öncüleri ve Türk toplumunun imha edilmesinde Lokomotif görevini üslenenlerin başında gelmektedir. Ne yazık ki ülkemizdeki  kalemini satmış bir çok aydın yazar çizerlerle boyalı basının yaldızlı köşelerinde boy gösteren  bilim adamı ve siyasilerde Ülkenin bölünme parçalanma sürecine yasal yönden destek vermektedirler.

Bu ahval ve şerait için de hiçbir çıkar  ve  hiçbir etnik ayrımcılık gözetmeksizin, kendinizi   Türk toplumunun Ulus devlet olma  ve aydınlanma mücadelesine verdiğinizden  dolayı  kutlar kaleminiz ve azminiz güçlü, yüreğinizin sevecen kalması  dileğiyle 50. yılınızı kutlar saygılar sunarım.

 

(Aşık Korhani)

Kanber ORHAN

---------------------

HAYATI BOYUNCA BİR İDEOLOJİYE KAPI KÖPEKLİĞİ YAPAN o:üçer

((BÖYLE BOŞA ÇIKACAKMIŞ,  O GÜZELİM DAVA ÇIOĞUNLUKLA GAFİLLERİN ELİNDE KALACAK, KEŞKE YALNIZ FOLKLORİK MESELELERİN ÜZERİNE GİTSEYDİM!)) DİYOR.

HADİ ONDAN BİR FOLKLORİK HİKAYE DİNLEYELİM:

 

Bir FOKLORİK hikaye

 

İYİ KIZ HAS KIZ, HUYU PEK ÇITIZ

 

1947 YILINDA Süslü Nesibe isimli teyzemden (annemin teyzesinden) öğrenmiş ve notlarım arasına yazmıştım.

 

Konuşan: Osman ÜÇER

 

Bir evde hem dul bir teyze ve hem de evlenme çağı gelmiş bir yeğen yaşarmış. Bir gün yeğen Meral’e dünürcüler geleceği haber alınmış. Meralin annesi, kardeşi dul Remide’ye:

-       Aman kardeşim, dünürcüler gelince kızımı iyi bir öv ki, pek beğensinler! dedi. Remide, verilen görevi iyi yapacağını Merale söyledi. Hiç merak etme sen kahve pişirirken ben içirde onlara gerekli şeyleri söylerim! dedi.

o   Dünürcüler söylenen günde çıkageldiler. Misafir odasında baş sedire oturtuldular.

Remide, hemen yanlarına ilişti. “Gülümsemelerle süslediği” sohbetini sürdürüyordu.. Ancak anlatımlarından bazılarını yüksek sesle söylüyor bazılarını ise mimik ve jestleri ile küçümsediği belli olan şekilde söylüyordu. Meral her ne kadar teyzesi övmeler için garanti vermişse de, yine içi rahat etmediği gibi ocağa cezveyi sürmüş olmasına rağmen hemen kapalı kapıya kulağını dayıyor, konuşulanları anlamaya çalışıyordu. Remide’de yeğeninin kapıyı dinleyeceğini tahmin ettiği için bazı cümleleri yüksek sesle ve fakat bazılarını ise yalnız dünürcülerin duyacağı bir sesle, mimik ve jestlerle süsleyerek söylüyor, anlatıyordu:

-       “Yüksek sesle” Bakın yeğenim diye söylemiyorum! Çok iyi bir kız. Kolay kolay bulunmaz bir kızcağız.

İyi kız, has kız,

(yavaşça)

huyu pek çıtız!

- (Yüksek) Sandık dolu sepet dolu

(Yavaşça) Arkasına giyecek hırkası yok!

- (Yüksek) Gezme bilmez, tezme bilmez!

(Yavaş) Çarşaf başından inmez

- (Yüksek) Lafı yoook, sözü yooook..

(Yavaş) Pabuç gibi dili var..

-       (Yüksek)Yemez, içmez..

(Yavaş) Kıyma dürümü elinden  düşmez..

- (Yüksek)

-       (Yüksek) Saçı çoook, başı çoook..

(Yavaş) İçinde kavurması çoook!

 

 

----------------------

Bu bölümde Osman Üçer’in kimliği  anlatılıyor.

Bir dava adamı olduğu için düşmanı DOĞAL OLARAK pek çoktur.

Kötü olmasa düşmanı olmazdı.

Düşmanlarının dediği kadar kötü olmadığını ispat için dostlarının Osman ÜÇER’in hakkında yazdıkları bazı yazı ve şiirleri de kalkan olarak sunma durumundayız..

Bir öğünme olarak algılanmamasını,

Karınca kaderince dağarcığına yerleşmiş dost seslenmelerinin

Bu açıdan değerlendirilmesini istirham ederiz.

---------------------------------

 

SAYGIDEĞER DOSTLARIM,

"ONURLUHAMLE SİTESİ "SAHİBİ AV. OSMAN ÜÇER' E TEŞEKKÜR EDİNİZ

BİLAÜCRET  Allah Vatan Millet için yıllardır birşeyler yapmağa karınca kaderince millete hizmet hakka hizmet felsefesi ile çalışıyor, didiniyor. Nesli tükenenlerden olan bu Osman Üçer günahı ve sevabı ile karınca misali: " bu ayaklarla bu hızla- süratle Mekke’ye gidemem ama bu yolda ölürüm" gibi çalışanlardan. Büyüklerimizin kıymetini bilelim inanın bir küçük teşekkür onları memnun eder, küçüklerimi gözlerinden, büyüklerimin ellerinden öperim. Dostlar sağ olsun...

VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR!

Selam hak ve hakikate talip olanlara...

Gerçekleri açan değil, gerçekleri örtene Kur' an KAFİR der, bu hususu da bilgilerinize sunarım... Ali İhsan Okçu

 

 

23.5.8 tarihinde imeille gönderilen şiir:

 

AŞIK KORHANİ’NİN OSMAN ÜÇER’E HEDİYESİDİR:

 

 

 

 

DÜNYA DA ÜÇ TÜRLÜ DOST VARDIR.

 

 

1-BİRİNCİSİ; EKMEK GİBİ, SU GİBİ,  HAVA GİBİ  SEN ONU HERZAMAN ARARSIN.

 

2-İKİNCİSİ İLAÇ GİBİDİR SEN ONU İHTİYAÇ    DUYDUĞUNDA ARARSIN.

 

3- BİR DOST VARDIRKİ MİKROP GİBİDİR VÜRÜS GİBİDİR  O GELİR SENİ BULUR.

 

 

 

 

GÜZEL DOST

 

 

 

Beni Benden sorma Bende değilim.

Anlat bana sen nasılsın güzel dost

Vücutta, beden de, tende değilim

Anlat bana sen nasılsın güzel dost ?

 

Derbent boğazından girer içeri.

Hukukun üstadı, Folklorun eri.

Niğde için yanan Osman Üçer’i .

Anlat bana  sen nasılsın  güzel dost ?

 

Bunca cefa, çile niçin kullarda.

Özledim sılayı gözüm yollarda.

Pirim  Osman ÜÇER hangi hallarda.

Anlat bana sen nasılsın güzel dost ?.

 

Güzel Olmuş Mihrali’nin destanı.

Dedem Korkut  gibi gönül yasta mı.

Pirim Osman Üçer, yoksa hasta mı.

Anlat  bana sen nasılsın güzel dost ?.

 

Duçarı da deli gönül duçarı.

Ateşten gömlektir, sevdanın narı.

Pir Osman Üçer’in bitmeyen zarı.

Anlat  bana sen nasılsın güzel dost ?.

 

Dünya böyle gelmiş, hep böyle gider.

Sardı şu  gönlümü gam ile keder.

Korhani kendiyle hasbıhal eder.

Söyle bana sen nasılsın  güzel dost ?

 

Aşık Korhani

 

ŞİİRE NOT: Niğde’de vatan millet sevgisiyle dolu, Valiliğin bel kemiği, derneklerin can simidi, folklarik çalışmaların en büyük destekleyicisi, uzaklarda da olsa kendisini yakın hissettiren bu babayiğidin şiirine muhatap olmak az seviye değildir. İnşallah Korhani yanılmıyordur. İyi olmaya çalışacağım..

 

BİR ALPEREN PORTRESİ

Alperen dost Osman Üçer’e muhabbetle

 

Hamiyet denilince arşa değer gölgesi

Niğde’de yaşasa da her yurt onun bölgesi

Hakikat burçlarında yankılanıyor sesi

 

Türk-İslam mefkûresi uğruna serden geçer

Doğar Niğde ufkundan Alperen Osman Üçer

 

Desiselere gelmez dünden görür yarını

İmanlı nesil için harcar bütün varını

Niğde türkülerinde dağıtır efkârını

 

Sevgi, hoşgörü eker; dostluk kardeşlik biçer

Niğde hafızasından silinmez Osman Üçer

 

Mücadele gerekse zalime duvar olur

Zümrüdü Anka gibi küllerinden var olur

Mankurda çetin ceviz, sadıklara yâr olur

 

Muhabbet oluğundan aşk kevserini içer

Dede Korkut misali öncüdür Osman Üçer

 

Dikenleri ayıklar, bahçelerde gül derer

Hakikatin pençesi yalanı yere serer

Durulur kasırgalar, tufan sükûna erer

 

Çileye talip olur, ülkü yolunu seçer

İpeklere sarılı çeliktir Osman Üçer

 

Yalanın saltanatı bir gün elbette biter

Baykuşların dalında nazenin bülbül öter

Geçer Bor’un pazarı merkep Niğde’ye gider

 

Dağılır karanlıklar ufuktan güneş açar

Huzura kanatlanır sessizce Osman Üçer

 

Hakk’ın nurlu yolunda harcarken nefesini

İletir dört bir yana hakikatin sesini

Alnında kırışıklar öper seccadesini

 

Bütün faniler gibi gün gelir o da göçer

Hoş bir seda bırakır Niğde’de Osman Üçer

 

M. Nihat MALKOÇ

-------------------------------------------------------

KADER

 

NE KADAR BİLSEN BİLE,

HATIRLATILSA DERİN

KADER KENDİ OLUŞUR

OL DAİMA SAKİN VE SERİN

 

KADER  KALLEŞ OLUŞUN

ÇARE YOK DÜZELTMENİN

AH VAH DEMEMELİSİN,

OL DAİMA SAKİN VE SERİN…

 

NASİHAT DİNLEMEYEN

KADERE LAF EDEMEZ

GELENE HİÇ GİT DENMEZ

OL DAİMA SAKİN VE SERİN…

 

SON PİŞMANLIK ÇARE YOK

KALBE SAPLANMIŞ BİR OK

DERİN DERİN ÜZÜLME

OL DAİMA SAKİN VE SERİN…

 

YARATIKLA TAM YAŞIT

KADER EBEDİ TAŞIT

BOŞA HİÇ ÇIRPINMA Kİ,

OL DAİMA SAKİN VE SERİN…

 

ALİ MERAKLI

XXXXXXXXXXXXX

25 EKİM 2007 tarihli NİĞDE ANADOLU GAZETESİNDE YER ALAN  ÖMER FETHİ GÜRER’İN KÖŞE YAZISI

OSMAN ÜÇER’E TEŞEKKÜR

ÖMER FETHİ GÜRER

Niğdeli olupta Osman Üçer’i tanımayan yok gibidir. Avukat mesleği olmasına karşı yazar, araştırmacı, folklorcu, şair, derlemeci, siyasetçi ve gazeteci yönleri ile Osman Üçer canlı bir kütüphane gibidir.

Niğde Kitabı ile ilgili arşiv çalışmaları sırasında Kayardı bağ evinde Kütüphanesini bize açtığında gördük ki yalnız Niğde için değil Türkiye içinde açıkçası bilgi hazinesinin adresidir.

Osman Üçer; 1940 yılında Şubat ayında doğmuş. O yılların kış soğukları içinde ailesine sıcak bir mutluluk yaşatarak dünyaya gözlerini açmış. Babası Ahmet Üçer annesi Hayriye hanımdır. İlköğrenimi liseye kadar Niğde’de yaptıktan sonra Hukuk Fakültesini İstanbul’da 1966 yılında tamamlıyor. Daha çocuk denecek yaşta gazeteciliğe ilgi duyuyor ve yazıları Niğde gazetelerinde yer bulmaya başlıyor.

Niğde gazeteleri farklı kütüphanelerde arşivlerini incelerken Niğde kütüphanelerinde de bu gazeteleri bulamadım. Osman Üçer 1954 sonrası bende var deyince hemen incelemek için izin istedim. İçtenlikle olur verdi.

Kayardı bağına sabah gün ilk ışınları ile gittim. Hemen gazetelere bakmak istiyordum ama önce bağ gezeceğiz dedi. Allah vergisi meyve boldu ve dostlarına dağıtıyordu. Bize de ısrarla ikram edince kıramadık nefis şekerparelerden yedik. O sırada bahçede ‘bostan’ yerleri ve ağaçların arasından gazete arşivine erdik.

Bahçede bize yer hazırlamıştı. Biz gazetelere bakacağız diye heyecan duyarken Üçer’de arşivinin yararlanılmasından mutluluk duyuyordu. Hemen yardımcı oldu. Gazeteleri tek tek incelemeye başladım. Gazeteleri incelerken bir yerde Osman Üçer gazeteciliğe başladığı sürecin ilk on yılını da gözlüyordum.

Niğde’nin Sesi gazetesinde 14.06.1958 yılından itibaren folklor ve araştırmaları ile günümüze eren yolculuğa ilk çalışmalarını heyecanla okudum.

Osman Üçer atak ve üretken kimliği ile kısa sürede olduğu topluluklarda öne çıktığını da o süreçte daha iyi görme olanağım oldu. Niğde Gençlik Derneği Başkanlığı döneminde Lisede edebiyat ile etkinlikler, folklor geceler düzenlemesi genç yaşta bu anlamda önemli çabalarını oluşturmuştu. Daha o yıllarda Niğde için bir ön açıcı oluyordu.

Öğrencilik yıllarında derneksel faaliyetlerde Başarlı olması ile kısa sürede tanınan Osman Üçer ; İsmail Özmel, İrfan Bahar, Asım Tanış gibi genç yazanları içinde folklorik yazılara daha çok yöneldiği de görülüyor. O arada ülke genelinde farklı yayınlarda yazıları da çıkmaya ve ulusal anlamda yaptıkları ilgi bulmaya da başlıyor. Üniversitede öğrenci olduğu süreçte ise siyasi yazılara yöneliyor.

İstanbul sonrası Niğde dönüşünde Osman Üçer siyasete ağırlık veriyor ve Niğde’de ülkücü harekette sözü geçen ve dinlenen bir konuma eriyor. Ancak vurdulu, kırdılı, kavgalı ,ortamlar yerine Türklük ile ilgili araştırma inceleme çaba ve çalışmaları benimsiyor, ne var ki siyasetin hızlı aktığı o yıllarda yaşanan ayrışmalardan nasibini alıyor ve bir kanadın sözcüsü gibi görülmeye başlanıyor.

Ancak onun için mahallesi arkadaşları, komşuları farklı görüşlerde de olsa onlara karşı dostluğunu hep koruyor.

Sanatsal duygusallığı her dönemde onun yanında oluyor. Ne var ki üretkenliği bir süre yalnız siyaset üzerine yoğunlaşmaya başlaması Niğde folkloru olarak daha çok yapacaklarını belki de frenliyor. Daha sonrasında Nazilli süreci yaşayıp tekrar döndüğü Niğde’de ise bu kere tüm ağırlığını folklor ve anılardan oluşan yaşama veriyor.

Önemli hizmetleri olan değerlerin gün ışığına çıkarılmasına çabalıyor. Kitapları şiirleri yayınlanıyor. Niğde gazetelerinde yazıları çıkıyor Bu süreçten sonra teknolojide gelişmelere ayak uydurup İnternet ile olumlu yol ve onurlu hamle adı ile iki site ile Türkiye dışına da açılıyor.Kendi kulvarında iddialı yazılarla yazmaya devam ediyor.

Özdeyişler, Fikirler Zaman Tünelinde Üçkapılıoğlu kel Ali Niğde Folkloru, Osman Üçer ile söyleşiler, Gökçe dede Ülkesi, Kabaksız anıları ile binlerce yazıya imza atan Osman Üçer Niğde için folklorik sohbette ilk durak konumunda olmayı başaracak eserlere imza atıyor.

Her insan gibi duygusallığı, her insan gibi kırgınlıkları olsa da Niğde için Osman Üçer çok önemli bir birikimin adresi olmaya devam ediyor. Böylesi değerleri farklı yerlerde daha yoğun sahiplenildiğini gören bilen bizler için Osman Üçer gibi emek verenler Niğde ile ilgili çalışmalarda kaynak kişi olarak görülmesi gerekir.

Siyasetin tüm kıvrımlarında olan biteni görecek kadar deneyimlerini beyninde derleyen ve süreç içinde insanı yanlışını yüzüne söylemeden ‘bu toplum düzen tutmaz’ noktasına eren Üçer, Niğde folklorunun gelişimi ve ileri taşınmasında varlığı bir şanstır.

Günümüzde Başta MHP lideri Bahçeli olmak üzere bir dönem siyaset yaptığı insanları da sert bir şekilde eleştirir iken farklı siyasi çizgide de olsa olumlu çaba ve çalışmaları alkışlayarak destek vermeyi benimsiyor. Ülkesini ve Niğde yi seven ve folklora sahip çıkan herkesin yanında oluyor.

Osman Üçer ile sohbette kimi zaman süreç hızla akıyor. Çok bilgi, çok deneyim ve çok Niğde sevgisi olan biri ile söyleşmek konuşmak ondan yararlı bilgiler edinmekte ayrı bir keyif veriyor. Kitaplarını bulup okuyun ama bulamazsanız internette sitesine girin tad alacağınız keyifli kitaplarından bölümler ve yazıları sizi bekliyor.

 

 

ERLİK  ANLAMLIDIR

 

AVUKAT ARKADAŞIMIN BU SESLENİŞİNİ DE SAYGIYLA KARIŞLIYORUM..

 

 

Kükremiştir deli akar,

Çağlıyor ki köpük saçar,

Belli yıkar, durmaz akar..

Ulaşmalı bir denize..

 

Önüne bir set mi kondu,

Bir kem söz mü, diyen  oldu?

Yürek yıkan acı boldu..

Geldi de hep, seni  buldu?

 

Bu gayretler, övgü değer,

Az bulunur, böyle bir er,

Harcanma ki Osman ağbi,

Keskin sirke küpe zarar…

 

İyilik var, kötülük de,

Mücadele hiç sönmeyen,

Sorumluluk, var sadece

Yetebilmek,  bitmeyecek…

 

Bakma her an sağa sola,

Herkes çetin, bir  savaşta,

Kahramanca, yolu aş da,

Takdir Allah’a kalmış..

 

Kollar  kısa, gerçeği  yaz,

Servetin yok, ömrün pek az,

Yaprak bile kıpırdamaz..

Eğer Allah istemezse!..

 

Sen de ona teslim ol ki,

Hikmetinden emin ol ki,

Sade bir  kul,  değer  ol ki..

Rabbin onay versin işe..

 

 

Mustafa KOÇ

 

SİTEMİZİN YAZARLARINDAN

Yedi devden biri yeni bir mektup yazdı:

 

Muhterem Büyüğüm Osman Üçer Ağabey;

 

Kapadokya’ya giderken Niğde’ye, sizin yanınıza uğramakla ne iyi etmişim. Çünkü sanal dostluğumuz gerçek dostluğa dönüştü.

Beni güler yüzle karşıladınız. Her türlü güzelliği gösterdiniz, doyasıya yaşattınız. Niğde’den özel arabanızla ta Nevşehir’e kadar götürdünüz.

Bahçenizin leziz meyvelerinden ikram ettiniz. Sohbetinizden fazlasıyla faydalandım. Mücadeleci, dürüst, özü sözü doğru bir insan olduğunuza bizzat şahit oldum. Fakat zaman kısa olduğu için bu saydıklarımın hiçbirine doyamadım.

Artık Niğde’de bir dostum, bir büyüğüm, bir abim var. Bunun için kendimi bahtiyar hissediyorum. Allah sizlerden razı olsun.

Size ekte Kapadokya’da kazandığım “Kapadokya” konulu şiir yarışması Türkiye ikinciliğiyle ilgili bir haber metni gönderiyorum. Bu haberde kullanabileceğiniz fotoğrafları da ekte gönderiyorum. Sitenizde duyurursanız memnun olurum.

 

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Allah’a emanet olunuz.

Selâm, saygı ve muhabbetlerimle…

 

 

M.Nihat MALKOÇ

------------------

 

Çok Kıymetli Büyüğüm Osman Üçer Bey;

 

Aramızdaki mesafeler uzak olsa da gönüllerimiz birbirine bakıyor. Onurlu Hamlemizi heyecanla takip ve takdir ediyorum. Bu arada 50. sanat ve yazarlık şeref yılınızı da kutluyorum. Bizler sizlerin açtığı nurlu yolda yürüyeceğiz.

Sizin gibi dostlarımız, ağabeylerimiz, fikir öncülerimiz olduğu için şanslıyız. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.

Görüşmeyeli bir kısım yazı ve şiirler birikti bende. Onlardan bir kısmını gönderiyorum size. Değerlendirirseniz sevinirim. Bu arada köşemdeki fotoğrafı ekte gönderdiğimle değiştirirseniz memnun olurum.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Allah’a emanet olunuz.

Selâm, saygı ve muhabbetlerimle…

 

M.Nihat MALKOÇ

 

Trabzon Lisesi (Anadolu)

 

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

 

E-mektup: mnm61mnm@hotmail.com

 

 

 

Osman ÜÇER kitaplığında bulunan

Niğde’nin Sesi  gazetesi 1958 yılı cildi.

İlk yazı başmakale.

HAZİRAN BAŞLIĞINI TAŞIYOR.

TARİH: 14.06. 1958

 

Osman Üçer ELLİNCİ SANAT YILINI YAŞIYOR..

YAZARIMIZ ÖMER FETHİ GÜRER’İN EMRİNE ESKİ NİĞDE GAZETELERİ KOLLEKSİYONUNU SUNAN OSMAN ÜÇER BU VESİLE İLE İNCELENDİĞİNDE YAZI HAYATININ 14.06.1958 DE BAŞLADIĞINI GÖRDÜ. BU DURUMA GÖRE

ELLİNCİ SANAT YILINA BAŞLAYALI 1 AY DA GEÇMİŞ BULUNMAKTADIR. MAZİNİN YAZILARININ tasnifi ÇOK BÜYÜK EMEK İSTEDİĞİ GÖRÖLÜYOR.

ALLAH VATAN VE MİLLET YOLUNDA HİZMETİ YEĞİNLEŞTİRSİN..

50. YIL NEDİR?

OSMAN ÜÇER’İN BİLİNEN,  BASINDA YAYINLANAN İLK MAKALESİ

NİĞDE’NİN SESİ 1960

DAHA ÖNCEDE BASINDA YAZISI ÇIKTI AMA ELİMİZDE BELGESİ YOK.

BU OLAYI ONUN SANAT YILININ BAŞLINGICI KABUL ETTİK.

ALLAH NİCE ELLİ YILLARA ULAŞTIRSIN.

BU SÜTUNDA BU SENE BU KONUDA YAZILAN YAZILARI SUNACAĞIZ…

-------------------------.

SİTELERİMİZİN KURUCUSU

 

OSMAN ÜÇER KİMDİR?

 

“Varım, varız!” diyebilmek için daima, yıllar boyu Hamle kelimesine sarılmış bir yazarımızdır.

YAŞ İLERİLİĞİ TEKNOLOJİYİ KAVRAMASINI, KULLANMASINI ÖNLEMEMİŞTİR.

TELEVİZYON YAYINI YAPABİLEN, İNTERNET SİTELERİ YÖNETEBİLEN

BİR YAZARIMIZDIR…

 

HAYATI BOYUNCA FİKRE HİZMET EDERKEN TEK KURUŞ YARAR SAĞLAMAMIŞTIR.

AKSİNE ÇOLUK ÇOCUĞUNUN NAFAKASINI BU YOLLARDA HARCAMAYI ŞEREF BİLMİŞTİR…

YETİŞTİRDİĞİ BİNLERCE GENÇTEN ÇOĞUNUN, BU GÜN KARANLIK YOLLARDA OLUŞUNU

TAKDİRİ İLAHİ SAYMIŞ, AVRUPA VE AMERİKAN ETKİSİNİN MİLLETİMİZİN RUHUNU YIKICI TAVIR TAŞIDIĞINI SÖYLEMEKTEDİR..

((BEYNELMİLEL KOMÜNİZME KARŞI YÜRÜTTÜĞÜM MÜCADELE, YOBAZLIĞA KARŞI YÜRÜTTÜĞÜMDEN KOLAYDI!)) DİYOR.

MİLLİ MARŞLARLA SÜSLENİN ÜLKÜ OCAKLARINDA

CHP’Lİ, AP’Lİ AİLELERİN ÇOCUKLARINI VATAN VE MİLLETİN DAYANAĞI OLARAK YETİŞTİRMİŞTİR. 980’DEN SONRAKİ YIKIMA AD VERMEKTE ZORLANMAKTADIR…

GÜNÜMÜZDE KENDİSİNE SAĞCI DİYENLERİN İÇİNDE BULUNDUĞU GAFLET VE DELALETİ ŞİİRE, KMAKALEYE DÖKMEKTE MAHİR BAŞARILARI DİKKAT ÇEKMEKTEDİR.

EGE’DE SANAT OLAYLARINA KATILIŞI ÜÇER’E YENİ UFUKLAR AÇMIŞTIR.

ŞİİRİ ŞAİRİNDEN GÜZEL OKUMAK GİBİ BİR İDDİASI DA BULUNMAKTADIR.

KÜLTÜR ÇALIŞMASI YÜRÜTTÜĞÜ YERLERDE ŞİİRİ EN İYİ OKUMAYI ÖĞRETMEKTE, ON ONBEŞ ŞAİR YETİŞTİRMİŞTİR.

350 SAYFALIK ŞİİR KİTABI DAVA İÇİN YAZILMIŞ ÖLÇÜLÜ, DURAKLI, KAFİYELİ  ŞİİRLERLE  DOLUDUR.

ŞİİR OKURKEN, SES SONUNDAKİ SİHİR DİKKAT ÇEKMEKTEDİR.

1997 DE RANT ÇEVRELERİNİN NAMUSSUZLUĞUNA KARŞI YENİDEN BAŞLATTIĞI MÜCADELE OSMAN ÜÇER’İ MADDETEN VE MANEN ÇOK YORMUŞ VE FAKAT YIKILMAMIŞTIR.

BİR TAKIM MANEVİYATÇI KÖPEKLER BİLE RANT ÇEVRELERİNE TESLİM OLMUŞ, ONLARLA BİRLİKTE OSMAN ÜÇER’E SALDIRMAYI, ENGELLEYEMEYİ DÜSTUR EDİNMİŞLERDİR…

HIRSIZLARA, ARSIZLARA KARŞI YÜRÜTTÜĞÜ MÜCADELENİN İBADET OLDUĞUNA İNANMAKTADIR.

 

XXXXXXXX

50. YIL İÇİN ÖĞRETMEN YAZAR MEHMET KILINÇ’IN İSTANBUL’DAN MESAJI:

 

Yazı hayatınızın daha doğrusu kaleminizle başladığınız Büyük Türkiye  mücadelenizin 50. yılı kutlu olsun Osman Ağabey.

Gerek şiirleriniz gerekse mahallî gazetelerdeki yazılarınızla hiç bir menfaat beklemeden, yalansız, riyasız bir mücadele geçmişiniz var.

Her Türk Aydını’nın örnek alacağı bir mücadele insanısınız.

Sizi beğenenler de beğenmeyenler de  siyasî ve ideolojik taraftarlarınız da rakipleriniz de bunu teslim edeceklerdir.

Sizin heyecanınıza, mücadele azminize gıpta ediyorum.

Allah kaleminize güç versin ve size daha nice yıllar kaleminizle  bu millete hizmet etmeyi nasip etsin.
Tanrı Türk'ü Korusun!


Mailturka.Net - Türkiye'nin en gelişmiş email hizmeti. 1 GB alan, güçlü spam koruma.

__________ NOD32 1.1706 (20060814) Bilgi __________



MEHMET BEY KARDEŞİM..

O KÖTÜ GÜNLERİN TESELLİ KAYNAĞI SİZİN NİĞDE MERKEZ VE İLÇELERDEKİ AYIKTIRMA ÇALIŞMALARINIZ İDİ.

NİĞDE’DE ÖRNEK BİR MÜCADELE İLE   UĞRAŞIRKEN ÇAMARDI’DAN EVLENEREK ENİŞTEMİZ OLDUNUZ.

KALBİMİZDEKİ YERİNİZ DAHA ÇOK MİLLİ ÜLKÜ YOLUNDAKİ TAVİZSİZ   İZAHLARINIZLA HAKLI OLARAK KAZANDIĞINIZ SEVİYELİ YERİNİZDİ.

BÖYLE BİR KİMSENİN KUTLAMA GÜNÜNDEKİ İFADELERİ BENİM İÇİN DEĞER TAŞIR. ALLAH RIZASI İÇİN VESİLE OLURSA BU CEPHEDE KUSURLARIMI BİLİYORSANIZ O’NU DA ZİKREDİNİZ.

ÖBÜR DÜNYAYA GİDERKEN EN AZ EKSİKLE GİTMEK İSTİYORUM.

TEŞEKKÜRLERİMİ ARZ EDERİM.

OSMAN ÜÇER

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

 

Osman ÜÇER VE 50

 

ALİ İHSAN OKÇU

 

TEK BAŞINA MÜCAHİT mi? TEK BAŞINA ORDU mu?

Bu Osman ÜÇER. Kesinlikle EVET!

Osman ÜÇER’ in Mücahit olduğu mukaddesleri ne ?.

TÜRK MİLLİYETÇİSİ mi? EVET! VATANPERVER mi? EVET!

Kutsal Dinimiz İSLAM’ a “Asr-ı Saadet” deki gibimi bakmak istiyor? EVET!

BAYRAĞINA AŞIK mı? EVET!

9 köyden kovulacak kadar sözü özü pek doğrumu Osman ÜÇER’ in  EVET!

Emperyalistlere, Dönmelere, gizli açık Vatanı satan hainlere karşı mı Osman ÜÇER? EVET!

Sevmeyeni sevenden çok mu? EVET!

Zikri ( söyledikleri, yazdıkları...) neyse FİKRİ O değil mi? Bu fikir/ fikri  mukaddeslerimize ters mi HAYIR!

Yazdıklarında çizdiklerinde verdiği mesajlar Batıl mı HAYIR!

“Güçlü HAKLIDIR mı diyor, yoksa; HAKLI GÜÇLÜDÜR- GÜÇLÜ OLMALIDIR mı diyor? Evet!

Böyle söylüyor bu şekilde yazıyor Osman ÜÇER.

BİLDİĞİ DOĞRUDAN ŞAŞMIYOR ama; Daha sıhhatli güzel, olumlu, akıl çerçevesinde  mantıklı bir hususu düşünüyor ve çok kısa bir zamanda mukayeseyi, özümsemeyi yaparak devamlı kendini yeniliyor/ rafine ediyor Osman ÜÇER.

Takıntıları var mı ?  (bana göre) maalesef var. Ne mi bunlar? Bana göre dedim ya, biz aramızda tartışıyor ve hallediyoruz, halledemediklerimizde oluyor, ben olaylara teknik, O ( Osman ÜÇER) sosyolojik bakıyor.

Kim ne derse desin bir HİZMET VERİYOR Osman ÜÇER. Verdiği hizmetin karşılığını HALK BİLMESE HALUK Bilir.

NİCE NİCE  48 senelere dostum. Bu yazımı biraz geç gönderiyorum, yükü ağır olanın yolu uzun çekiyor. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, Atın izi itin izine karışmış diyorlar, inan dostum ben at izi de göremiyorum...Bir sürü it çakal izleri var... Diyorlar ki “Siz yaşlı kurtlar çakallara ...” cevap veriyorum “... maskara olmayız çünkü biz ÇAKALLARI  çok çok İYİ TANIYORUZ!...

Belimiz bükülse, gözlerimizin feri kalmasa ve hatta hiç hareket edemez gibide olsak ÇAKALLARA ve MÜNAFIKLARA (*) ARKAMIZI DÖNMEYECEĞİZ!... Selam HAKKA TABİ OLANLARA!

 

 

 

Ali İhsan OKÇU

 

 

 

(*) Sevdiklerim ve beni  sevenlerin içinde münafık ve çakal yoktur. Ölçüm mü ne? Bırakın bu sırda bende kalsın…

---------------------------------

 

Sayın   OKÇU,

Bu yazdıklarını ben yazsam 12 sayfa yazmam gerekirdi. Bilim adamı olmak kolay değil demekki. Kısa ve özlü. Aslında hak etmediklerim de var. Takdir senin.

Gözlerinden öperim. OÜ

Not: Bir daha ilim kitabı yazınca biraz daha bizim anlayacağımız şekilde yaz olur mu?

----------------------------------------------

------------------------

 

 

 

XXXXXXXXXXXXXXXXX

ALMANYA’DAN DR. LEVENT SEÇER’İN

OSMAN ÜÇER’E

MEKTUBU

 

 

Sayın Osman ÜÇER,

 

Degerli ağabeyim.. Bugün saatlerce tüm sitenizi okudum   ve kendime simdi kiziyorum… Neden sizi daha evvel tanimadim diye,,…

sizin öyle sicak büyük derin bir yüreğiniz var ki , bunu sitenizin her kelimesini okudukça  (yasaminizi) daha iyi anladim,

Yine de gec kalmış sayılmam sanirim

Sayin Ücer….Özellikle düsüncelerinizle duygularinizla fikirlerinizle ayni noktada buluşmanin sevincini de bugün bir kez daha yasadim.

Söylemlerinize düsüncelerinize yürekten katiliyorum,

Bizler gibi düsünenler olduğu sürece merak etmeyin. Türkiye"nin içte ve uluslararasi alanda cağdaşlaşmanin icinde olmasi bir gün mutlaka gerceklesecsktir,

siz her yazinizda söylemlerinizde doğrulari gercekleri anlattiniz

Sayin Ücer, biz sizin gibi değerleri ilim insanlarinin her zaman feyzinden düsüncelerinden birseyler almaliyiz,..

Sizler ne yazik ki az yasayan değerlersiniz,tüm dualarim sizin daha cok yaşamaniz icindir

Buradaki tüm Nazillili ve Nigdeli dostlarla sürekli sizi andik,

Ben de calişmalarimi derleyebildiğim kadar yolladim,

Umarim elinize gecer,

ileride fikirsel yazilarimi da yollayacağim,

sizin icin her seyi yapmaya hazirim,

size upuzun başarilarla salikla dolu bir gelecek diliyorum, bu vesileyle tum sevdiklerinize de ayni dileklerimi sunmak isterim sevgi selam ve saygilarimla.

Bu yil yapilacak NOBEL 2007-torenlerine onur konugu olarak davet edildim UNESCO tarafindan,

Çok mutlu oldum..

Ayrica Finlandiya (Helsinki) Kammermusikki sanat akademisinin ve Macaristan Pecshe sanat ve kültür vakfinin verecegi uluslararsi sanat ödülünü alacağim. Avusturya wien 2007 müzik festivali ile Almanya Mitte -XVI Europa festivalinde Türkiye"yi temsil edeceğim,

Ayrica Isvicre uluslararsi Lucerne festivalinde piyano calarak konser verecegim,

Son anda gelen sevincli haberleri sizinle paylasmak istedim,tekrar saygilarimla.

Dr.Levent Secer-Deutschland

 

 

OSMAN ÜÇER’İN ESERLERİ HAKKINDA

YAZAN. AVUKAT AHMET KARACA

Hakimlikten emekli bir kimseyim. Belli bir sürede avukatlık yaparak yaşanan hayatı değerlendirmek istiyorum.  Hayatım boyunca yazan çizen bir adam olarak, güzel yazı, güzel fikir kitabı, güzel roman buldum mu kaçırmam.

Yazılarım gazetelerde yayınlanır. Hayati konulara dokunduğum ve meseleleri objektif izah ettiğim kabul olunur.

Bölgemizde meslektaşım Osman ÜÇER’in meraklı ve devamlı okuyucusuyum. Binlerce makalesi yayınlanan, romanları olan, fikri eserler yazan, güldürü kitapları kaleme alan bir kişi olarak  Osman ÜÇER’in bu eserlerde imzasını görünce  mutlaka okuma duygusu uyanır içimde.

Bu okuma isteği yakın arkadaşım olduğundan değil, (gerçekten inandığımı söylüyorum) üslup sahibi bir yazar olduğu için belirir.

Yazılarını, kitaplarını o kadar akıcı kaleme alıyor ki, sanki yanınızda sohbet eder gibi hissediyorsunuz kendinizi..

Akıcı mı akıcı..

Bunu nasıl başarıyorsun dediğimde cevabı mantıki idi:

-         (( Yazmaya başladım mı hiçbir zaman etkili söz edeyim, ya da süslü yazayım! Endişesine kapılmam.  Böyle bir ön fikrim yoktur.

-         Çoğu zaman özne, yüklem ve tümlecimi darmadağın sıralarım.

-         Ama yazıyı tashih için okturken bu hususlar kabak gibi belirdiğinden tashih kendiliğinden yapılmış olur.

-         Ufak bir iki dokunuşla tabiilik daha da beliriverir.

-         Her zaman yapamam ama, üçüncü defa okursam suç olan kısımları fark ederim ve düzeltirim.

-         Acele yazı yazmamak, çalakalem bamım evine,  gazeteye yazı göndermemek için kendi kendime tenbihliyim ama, önemli olayların havasında çok defa bu imkanı bulamam.. İnşallah gafil avlanıp savcı önüne öturmaya mecbur olmam. (!)

İşte başarının sırrı. İşte sanatkar oluşun anahtarı.. İçtenlik, içtenlik..  Yapmacıklıktan kaçmak…

Benzeri kimselerin eserlerini okuduğum da da bir lise öğrencisi başarısını bile görmediklerim vardır.  Kendimi zorlayarak okuyorum. Bir şeyler yazarken  kasılanlar, büzülenler ezilenler içinde, yanında Osman ÜÇER’in akıcı üslubu çok ilgi çekici.

Bu akıcılığı bir çok kimsenin tasdik ettiğini, bahsettiğini de duydum. Bu özelliği okuyucu tarafından fark edilmektedir. Bu bir övünç meselesidir.  Memleketimizin bir genci, bir yazarı, bir şairi olarak Osman ÜÇER’in bu özelliğini tescil etmek boynumuzun borcu olduğunu düşündüm. Eserin konusuna gireyim ki, sizler akıcılıkla bir an önce birlikte olun.

Saygılar, esenlikler..

 

AVUKAT YAZAR AHMET KARACA

 

-         (!) Ek yapalım: Sohbetlerimizde Osman ÜÇER: (Bazı yazılarda mesela internette bir çok cümlede suç var gibi görünür ama kazın ayağı öyle değil. Siyasetin içinde bulunan adama eleştiri hakkımız biraz serttir. Basın hürriyeti bunu suç saymaz. Onun kişiliğiyle alakamız yok, önemli olan siyasi davranışlarıdır. Onu da eleştirmek bir yazarın hakkıdır.  Hele hele benim gibi bir yazar yalnız Allah ve vatan için yazı kaleme alıyorsa suç da olsa artık benim için önemli değildir. Marangoz Ahmet dememiş miydi? ERKEK KOYUN ETTİ TİLLEDE YAKIŞIR.) demektedir.

-         ---------------------------------