OSMAN ÜÇER KONUSUNDA ALFABETİK ANLATIM:
Askerlik. (İstanbul-Tuzla-askeri öğrencilik-,
Gökçeada- kıta ktomutan v.-, Konya- kaza jandarma k.v.-, Nazilli-Nazilli
J.komutan vekilliği-, Emirdağ)(İlce J.Kom.
vek.-Astsubay Okulunda Hukuk öğretmenliği
Avukatlık 41 sene 8 ay. (İst.Hukuk’tan sonra iki yerde)
Bilgisayar çalışması : Kitap ve internet için 20 sene-Nazilli
Niğde.
Bina yapımı. 40 sene.(Geçime ve kitaba harcama
harici kalan paranın tamamı)
Dernekçilik. 55 sene.
Fikirdaş yetiştirme ve kayıp etme. (çeşitli
şehirlerde)
Folklorculuk 63 sene.
Futbol-güreş. Yirmi yaşına
kadar.
Gerçeği yakalamak için elli yıllık yeminli
mücadele.
Gökçe Dede konusuyla ilk defa dört kitap yazan,
birini bastıran kişi.
“Hakkı söyleme uğruna! dangalaklık
sergilemeleri”.
İnternet sitesi. 10 sene.muhitinde
en eski ve en kaliteli kültürel.
Kitap yazımı (15 eserden 6 sını bastırdı.)
Kitaplık: Kendisiyle yapılan röportajda muhitin en
geniş kitaplığı diye yazıldı.
Komünizm, Masonizm, Gericilik ve Sömürge uşaklığı
ile mücadele.
Mihrali Bey destanını Türk Dünyası’nda ilk defa
kitaplaştıran kişi.
Osman Kabaksız ve Arkadaşlarını –letayif
bahsi- bölgede ilk defa kitaplaştıran
kişi.
Öğrenim teşvikleri. (kayda değmez miktarda)
Sağ-sol fikirleri bilimsel tasnife tutup, özümüzü
tayinde tiyatro yazdı.
Siyaset. 1962 ye kadar D.P.,1975
e kadar ülkücülük bizzat, sonrası fikren.
Şiir kitabı. 500 sahife.
Yazarlık: 52 sene, altı ay,15 gün.
Bu bahsin
yarısı bu sitede, yarısı ise www.olumlu yol.com sitesinde
O S M A
N Ü Ç E R
AV U K A
T-Y A Z A R
Cep: 0 535
210 68 34
EV VE
Yzh. Tel ve bel.geç: 233 20 25
EV,
YAZIHANE: Kayardı. A.ÜÇER çeşmesi yanı nu:31 Niğde
osmanucer@onurluhamle.com
osmanucer@ttnet.net.tr
Vergi:904
003 48 19
Posta
çeki: 1410792
************************
23.10.10
tarihinde sitemize gönderilen yazı:
![]()
Osman
Üçer
Vikipedi,
özgür ansiklopedi
Avukat
Araştırmacı Şair ve Yazar.
1940 Niğde
doğumlu. İlk okul, orta okul ve lise öğrenimini
Niğde’de tamamladı. İstanbul
Üniversitesi Hukuk fakültesini bitirdi.
Avukat olarak bir süre Nazilli’de
bir süre de Niğde’de çalıştı. Yerel gazetelerde yazılar yazdı. Yöre
televizyonlarına (Orta Anadolu’da ve İç Anadolu’da) belgesel proğramlar
hazırladı. Ege’de Milli Mücadeleyi araştıran, romancı yazar Sebattin Burhan’la
Aydın ve çevresinde saha çalışmaları yaparak İstiklal Savaşı kahramanlarının
hayatları hakkında bilgiler topladı. Belgeler hazırladı. Mesleki çalışmalarının
yanında folklor derlemeleri yaptı. Yazıları daha çok Niğde’de çıkan Hamle
gazetesinde yayınlandı. ((Avukat Osman ÜÇER, Türk
Milleti’nin büyüklüğüne, bayrağının ve devleti’nin kutsallığına, toprağının,
vatanının bölünmezliğine inanmanın sıkıntılarını çeken uyanık aydınlarımızdan
biri. Büyük küçük dememiş, halkının folklor zenginliklerini , Türk Halkı’nın kalıcı
olmasını istediği geleneklerini her yerde , her yayın
organında yılmadan yazmış, konferanslar, milli günler düzenlemiş, bazı özel
radyo ve televizyonlarda programlar ve konuşmalar yoluyla güzelim fikirlerini
ve heyecanını yaymaya çalışmıştır.
"http://tr.wikipedia.org/wiki/Osman_%C3%9C%C3%A7er"
adresinden alındı.
Kerim özbekler OSMAN ÜÇER BİR İNTERNET
DEHASIDIR, SAHİBİ OLDUĞU http://www.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fwww.onurluhamle.com%2F&h=b8569
WEB SİTESİ İLE DÜNYAYA GÜZEL BİLGİLER ULAŞTIRMAKTADIR. BU KONUDA MÜCADELE
EDENLERİN KENDİSİNDEN ÖĞRENECEKLERİ VARDIR, BU ÜSTADIMIZA ALLAHTAN UZUN ÖMÜRLER
VE BAŞARILI ÇALIŞMALAR TEMENNİ EDİYORUM.
OSMAN ÜÇER KİMDİR?
Şu anda NİĞDE’NİN EN ESKİ KÜLTÜR SİTESİNİN YANİ
ONURLU HAMLE İSİMLİ SİTE’NİN
YÖNETMENİ VE SAHİBİDİR.
İmeil: (osmanucer@onurluhamle.com)
osmanucer@ttnet.net.tr
26.3.940 Niğde doğumludur.(26.2.9)
15.06.1958 DE GAZETE VE DERGİLERE YAZMAYA BAŞLAMIŞ, yazarlığı 16.6.2010 tarihinden itibaren 53. YIL
İÇİNDE BULUNMAKTADIR.
1947 yılında Kel Ali’nin karısı Büyük annesi
Hanife ÜÇER, sayesinde hikaye, mani, şiir telkinleriyle yazarlığa merak
sarmıştır.
Bizim millet, illa da yazarın siyasi eğilimini
merak eder. 1946 DP lisi.. 1962 ülkücüsüdür. Şu anda
ise MHP nin Türk Milliyetçiliğini katlettiğini ispatlıyor.
Nam için değil de, gerçeği ifade için söylüyoruz.
Türkeş ile Erzurum’a kadar koşturmuş, 67 vilayetin biri olan Niğde’ye
ülkücülüğü 1962 yılında getirmiştir. Beynelmilel dernekler ülkücülüğü dejenere etmek isteyince sekiz senedir karşılarında mücadele
vermektedir. Fikren kim olduğu sanırım aydınlandı. Hayatında bir resmi görev
veya siyasi olarak muhtarlık bile istediğine tanık olan yoktur.
DAKTİLO SONRASI BİLGİSAYAR, GAZETE VE DERGİ
SONRASINDA RADYO, TELEVİZYON proğramcılığı, 2000 yıllarından itibaren internet İMKANLARININ YAZI HAYATINA RENK KATTIĞINI, ANLAMLANDIRDIĞINI
SÖYLER.
“BAZI GAZETE PATRONLARININ YALAKA,
SÖMÜRÜCÜ, OYNATAN OLMASINA KARŞIN, İYİ BİR YAZARIN İNTERNETİN HÜR ORTAMINDA
GÖRÜŞLERİNİ KORKUSUZCA YAYMASI, FİKİR ADINA KIVANÇ DUYULACAK BİR ORTAM
YARATMAKTADIR!” DEMEKTEDİR.
Ama, malesef halen
interneti bilen bir proğramçıya rnastlamamıştır. İnternette uğraşıları hep,
zehir kusan adiliklerle boğuşmakta geçirmiştir.
Her zaman kanun ve nizama karşı ölçülü olmuştur.
Bu başıboşluk demek değildir. Yazar kendisini her
zaman savcı önüne oturmuş bir kimse olarak görmeli, kişiliklere
saldırmamalıdır. Şu var ki, siyaseti seçen ve bilhassa o hayatta rüzgarlı işler başından geçenlerin yazarların malzemeleri
olduğunu unutmamamız gerekir. Buna razı olmayan siyasetten çekilir.
Kişilere saldırmaması derken, (ailesi fertleri ile
cinsi ilişki kuran, eski bazı komünist, AB ve ABD ci prof bile olmuş sapıkların
yakası elinizden düşmemelidir) der.
BİLGİSAYAR-İNTERNET ORTAMI YAZARIN ESER SAYISINI
VE KALİTESİNİ YEĞİNLEŞTİRMEKTEDİR.
Bir çok kimsenin cep
telefonu kullanımında bile kör topal hareket etmesinin, toplumumuz
açısından iyi bir
görünüm olmadığı kanaati yaygındır.
Ölünceye kadar doğal teknik ilerlemeyi, günlük
hayatta lazım olanı ile birlikte takip etmek, Müslüman’ın huyuna uygun
olanıdır.
Özel odası, elektronik eşyalarla örülmüş, radyo ve
televizyonlardaki fikriyatı ve hayatı özetleyen bilimum proğramların bantlara
ve DVD ye alınması teşkilatı kuruludur. Bu sayede Türkiye ve dünya fikriyatının
her an ansiklopedik elektronik kütüphanesi Osman ÜÇER arşivinde hazır olduğunu
ispatlar.
--------------------------
İlk, Orta, Lise’ yi Niğde’de okudu. Lise bir
öğrencisiyken, gazetelerde yazıları çıkmaya başladı. sonra
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Askerliğini İstanbul Tuzla
Piyade Yedeksubay okulunda, Gökçe Ada (İmroz)
jandarma taburunda, Konya Kaza jandarma komutanlığı ve kaymakam
vekilliği kursunda, Nazilli İlçe Jandarma komutan vekilliğinde ve Afyon
Emirdağ’ Astsubay Okulu Ceza hukuku öğretmenliği görevini yaparak bitirdi.
Nazilli Jandarma Komutan vekilliği hayatımın en
renkli devirlerindendir demektedir.
Hakimlik için bir hafta
Ankara’da heyet muayenesine gitme meselesi canını sıktı. 1970 yılında bir masa
birkaç sandalye temin ederek avukatlığa başladı. 25.10.1968 de Nazilli’de
evlenmiş, geçimini temin ile karşı karşıya gelmişti. Öyleyse, bir masa bir telefon ile avukatlığa başlaması
akla yatkındı.
40 senedir avukatlık yapmaktadır. Bu sürenin on
bir senesini bilfiil Nazilli’de geçirdi. 40 senedir Nazilli’yle ve Ege şehir ve
köyleriyle iç içedir.
Kız Sanat Ensitüsü mezunu Mürvet ÜÇER hanım efendi ile evlendi. Alpagut Kürşad
, Alper Kağan, Afşın Kutluk ve Ayça Kevser ÜÇER isimli evlatların
babasıdır. Kürşad ekmeğini avukat olarak Nazillide, Alper Serbest ticaret adayı
olarak Ankara’da, Afşın Makine mühendisi olarak Antalya’da, Ayça ise belediye
avukatı olarak Niğde’de aramaktadır.
Bu ara Ege folkloru ‘nu tanıdı. Batı’da kaldığı
sürece, mahalli gazetelerde yazdı. Yöre televizyonlarında belgeseller
hazırladı. Yörük Ali Efe yazarı Sabahattin Burhan’la Aydın ve çevresini adım
adım gezip, İstiklal Savaşı’na nefes aldıran kahramanların hayatlarını öğrendi.
Belgeseller hazırladı.
Mesleki çalışmalar yanında folklor derlemelerinde Kars’tan Muğla’ya kadar, Hakkari’den Edirne’ye kadar bir çok vilayet için gerekli
belgeleri topladı.
TÜRKİYE EDEBİYATÇILAR VE KÜLTÜR ADAMLARI
ANSİKLOPEDİSİNDEKİ OSMAN ÜÇER:
ADI GEÇEN 10 CİLTLİK ANSİKLOPEDİNİN 9. CİLDİNİN 3721. SAYFASINDA OSMAN
ÜÇER ŞÖYLE ANLATILIYOR:
Şair ve yazar. 1940 Niğde doğumlu. İlk okul, orta okul ve lise öğrenimini
Niğde’de tamamladı.
İstanbul Üniversitesi Hukuk
fakültesini bitirdi. Avukat olarak bir
süre Nazilli’de bir süre de Niğde’de çalıştı.
Yerel gazetelerde yazılar yazdı.
Yöre televizyonlarına (Orta Anadolu’da ve İç Anadolu’da) belgesel
proğramlar hazırladı.
Ege’de Milli Mücadeleyi araştıran, romancı yazar Sebattin Burhan’
Mesleki çalışmalarının yanında folklor derlemeleri yaptı. Yazıları daha
çok Niğde’de çıkan Hamle gazetesinde yayınlandı.
((Avukat Osman ÜÇER, Türk Milleti’nin büyüklüğüne, bayrağının ve
devleti’nin kutsallığına, toprağının, vatanının bölünmezliğine inanmanın
sıkıntılarını çeken uyanık
aydınlarımızdan biri.
Büyük küçük dememiş, halkının
folklor zenginliklerini , Türk Halkı’nın
kalıcı olmasını istediği
geleneklerini her yerde , her
yayın organında yılmadan yazmış, konferanslar, milli günler düzenlemiş, bazı özel radyo ve televizyonlarda proğramlar
ve konuşmalar yoluyla güzelim
fikirlerini ve heyecanını yaymağa
çalışmıştır. (Yard. Doç. A. Vehbi ECER)
Eserleri:
Gökçe Dede’nin Ülkesi (1997) Hamlemizin Anahtarı 2000, Fikirler Zaman
Tuneli’nde (tiyatro 2000), Eşsiz Kahraman Mihrali Bey-Top olmazsa Arap gelmez
İman’a,
Hakkında: A. Vehbi ECER/Gökçe Dede’nin Ülkesi önsözü (1997)
Doç.Dr.Salih Yılmlaz’ın
Konuyla ilgili mektubu:
Sayın Osman Bey,
Bu kitap uzun bir emek sonucu hazırlanmış, benim
Karapapak- Terekeme Türkleri’ne duyduğum şükran borcunun bir ürünüdür.
Kitab.ın tanıtımında ve satışında yardımcı olacağınızı
ümit ediyorum. Kitaptan elde edilecek gelirin yüzde ellisi Üniversite
öğrencilerine burs olarak verilmektedir.
Saygılarımla.
Dr.Salih Yılmaz
imza
*****************
Hazırlanmasında, Niğde Folkloru ve sair konulardaki bütün arşivini
Ayşegül ATAY’ın emrine veren Osman ÜÇER, için adı geçen eserde ( Yüksek Lisans
Tezi Niğde Lisesi (1949- 2000 ) adlı 350 sayfalık eserde;
Sayfa X, sayfa 272, hayatının veeserlerinin anlatılışı, 336-340
.sayfalarda fotoğraflar yayınlanmıştır.
*****************
Bu tanıtım sebebiyle
hazırlanmış eserleri yazısı:
Eserleri:
1-
“Hamlemiz’in Anahtarı” isimli bir güldeste olan ilk kitabını Nazilli’de yazdı.
OSMAN ÜÇER
GÜLDESTE TARZINDA YAZILMIŞ İLK ESERİYDİ.
Gençlik
heyecanı şiirleri, dernek faaliyetleri, zamanın ideolojik faaliyetlerinin
felsefemiz bakımından yorumlarını bu eserde usta bir kalemden, heyecan yüklü
bir ruhla resimlendiği görülür.
Hece
vezniyle yazılmış folklorik ve dava ile ilgili şiirleri bu kitabın zengin
münderecatı arasındadır.
2- Arkasından Gökçe Dede’nin ilk cildi geldi.. Aşağıda
Gökçe Dede için gerekenler söylenecektir. Üç cilt daha basıma hazırdır. On ciltte tamamlanacaktır.
3-
Nazilli’de, son olarak, Fikirler Zaman Tuneli’nde isimli tiyatro eseri
tamamladı.
İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARIN YARATTIĞI SAĞ SOL KAVGASINDA
BARIŞI GETİREN ESER
TİYATRO
TARZINDA YAZILMIŞ BU ESER SAMİMİYETİN, BİLGİNİN VE SEVGİNİN DESTANININ ANLATIR
Fikirler Zaman Tuneli’nde isimli eser, 1980 öncesi’nin kıyasıya mücadelesinde
Sağın ve solun akıllı bazı mensuplarının sergilediği fikirleri ihtiva
etmektedir. Eserin sonunda mutlu evlilikler, fikir birlikleri göz yaşlarınızla sizin rahatlamanızı sağlayacak
niteliktedir.
4- Niğde’ye döndükten sonra, kırk yıldır notlarını hazırladığı, yazdığı ((Osman
Kabaksız ve Arkadaşları’nın)) belgelerini tamamladı..
Bu eser
Niğde’de nükte konusunun temellerini inceler. Bu konuda bölgenin ilk
derlemesidir. Sanırız ki bu eserin üzerine yeni çalışmalar bina edilirse,
bölgenin güldürü konusunda hazinesi bir araya getirilmiş olacaktır. Tanıdık bir
sürü sima, İç Anadolu’nun kıvrak zeka ürünlerini
sergilemektedir.
5- ÜÇER’in, Türkiye gezilerinin ürünlerinden olan, EŞSİZ MİLLİ KAHRAMAN MİHRALİ
BEY- TOP OLMAZSA ARAP GELMEZ İMANA adlı eseri Niğde’de yazılmış ve piyasaya
sürülmüştür. Bu eserin yazılmasında Erzurum ve Kars’ta bir süre kaldı.
Sivas’taki araştırmalar maalesef henüz yapılamamıştır. Abdülhamit’in YELESİZ
ASLANIM DEDİĞİ, ESSİZ MİLLİ KAHRAMANIN Niğde’de geçen zamandaki anılar esere dahil edildi. Yemen felaketinin yorumları eseri
zenginleştirdi.
---------------
BAŞKALARINA KÖLE OLMAYAN BİR MİLLETİN UNSURLARI:
AHLAK
AİDİYET DUYGUSU
BİLGİ SEVİYESİ
ÇALIŞMA İSTEĞİ
DİL
DİN-ALLAH İNANCI
DOĞALLIK
DÜNYA GÖRÜŞÜ
ETNİK ZENGİNLİK
HAMLE KABİLİYETİ
HUKUK
İKTİSAT
İNKİLAPÇILIK
İYİLİK HEVESİ
KİMLİK ŞUURU
KÜLTÜR
MAZİYİ KABULLENME
MİLLİ ŞUUR
ÖRF ADET
ÖZGÜRLÜK DUYGUSU
SANAT
SOY
UYUM-AHENK
ÜLKÜ-GAYE
YARDIMLAŞMA
Yukarda saydığım unsurlar bir milletin kaya gibi
sağlam olmasını sağlayan etmenlerdir. Bu etmenlerin yer aldığı bir şiiri
sunacak olursam, kavramla, ezberleme, anlama daha kolay olacağı kanaatindeyim.
Milleti tarif için kullanıla gelmekte olan unsurlar yeterli değildir.
Bir milletin teşekkülünde, soy ne kadar önemli ise
çeşitli soyların bir araya gelmesinin de çok önemli bir kaynaştırıcı unsuru
vardır. Zaten dünyanın hiçbir yerinde tek soyun toplandığı bir yer düşlemek
mümkün değildir. Zira, Kur’an (Biz sizleri kavim kavim
yarattık. Birbirlerini tanısınlar ve sevsinler diye!)
demektedir.
Kültürü bu gerçeği kavramış milletlerin, soy
farkını bir ayırımcılık unsuru olarak değil, inanç, kaynaşma zevki olarak
kavrayacakları aşikardır. Yani Kültür unsuru hemen
hemen en önemli etmendir.
Şartları bulursa tarihi besler,
Dinç, sağlam bir millet çok etken ister,
Tanrı kuralları, tespitler göster!
Şahlanan bir millet yaşar devamlı!
Dil huzur demektir, birliği sağlar,
Söz aynı olursa yaklaşır dağlar,
Anlaşmayanların anası ağlar,
Konuşan bir millet, aşar devamlı!
Soylarda aynılık, genişlik sağlar,
Etnik ayrılıklar, fertleri bağlar,
İstismar olursa anamız ağlar
Kaynaşan bir millet, coşar devamlı!
Din insanlık demek, ilahi huzur,
Tüm ayrılıkları, kökünden kazır,
Birlik duyguları, evvelden hazır
İnanan bir millet, koşar devamlı!
İdealsizlikte kalıyoruz ham
Duygu birleşince oluruz tamam,
Ülkü gaye lazım ne güzel ortam,
İstekli bir millet, taşar devamlı!
Etnik zenginlikler,
dinin gereği,
Bilgi seviyesi, ulus dileği,
Özgürlük duygusu, halkın isteği,
Şahlanan bir millet,
aşar devamlı!
Dayanışma sevginin, en seçkin hası,
Aitlik duygusu, birlik esası,
Ahlak yapıların asılı yapısı
Şerefli bir millet, koşar devamlı!
Bilgi seviyesi, hamle getirir,
Bire on veren tahıl ektirir,
Lazımların tümü, tam biriktirir,
Çalışan bir millet, yaşar devamlı!
Hamleler yaptırır, doğal görüşler,
Dokuyu perçinler, sıkça örüşler,
Asla yanaşamaz, tüm sömürüşler,
Şuurlu bir millet,
taşar devamlı!
Kültür unsurları hazmedildikçe,
Maziyi bilerek, ilerledikçe,
Milli şuur ekip, tam beslendikçe
Sanatçı bir millet,
yaşar devamlı!
Öğrenim kutsaldır, okullaşılmalı,
Cehalet felaket,
set aşılmalı,,
Öğrenim rehberdir, hep coşulmalı,
Okuyan bir millet,
coşar devamlı!
Ümitsizler hep, kökten solmalı,
Kişiler uyumlu, ahenk olmalı,
Gönüllere sevgi,
neşe dolmalı,
Yardımcı bir millet, aşar devamlı!
Gerilikten kaçmak,
tam ilkemizdir,
İnkılap, özgürlük,
hedefimizdir,
Hukuka hürmet de şerefimizdir,
İleri bir millet,
koşar devamlı!
Açlık ve sefalet, dünyanın yası,
Sermaye temin de, geçimin hası,
İktisada uymak, ekmek davası,
Çalışan bir millet, yaşar devamlı!
************
BAHÇELİ SIFIR OY ALDI. Başbakan ve Perinçek gözde.
Sitemizin SY bölümününde görünüz.
------------------
ŞEPPİKÇİ SİYAESET!....
OSMAN ÜÇER
Not:
Şeppik: Alkış
Haslet: iyi özellikler
Bahalım: bakalım.
İştaha: Yeme arzusu
Ahali: halk
Mazlum: suçsuz, günahsız, uslu
--------O-------
Sındı ile doğradı koyunların yününü,
Hırsızlıklar sağladı, alçakların ününü,
Yığınlar köpekleşti, açıyorlar önünü,
Siyasetçi utanmaz, Şeppikçilik kudurdu!
Kişiler değerleri, sildi süpürdü attı,
Dişe değer hasletler, sekiz senedir yattı,
Dik duran gövdelerde yerin dibine battı,
Seçenler umursamaz, seçilenler kudurdu!
“Dur bahalım!” demeler, düzelme sanılır mı?
Harama alışmış yobaz, yönünde yanılır mı?
Alçaklık kural oldu, çehreler tanınır mı?
Yedirenler, yiyenler, hep birlikte kudurdu!
İmtihan dünyasında, temizler korkaklaştı,
Sel gibi çirkeflikler, boyları tümden aştı,
Şeytan bile seyredip, yakıma hepten şaştı,
Bölüşenler kanmıyor, iştahalar kudurdu!
Bu haliyle ahali, kıyameti yaşıyor,
Kök kurutma nerede? Lağım seti aşıyor,
Sömürenler keyifli, mazlum yükü taşıyor,
Şeppikçi siyasetle, toplum hep mi kudurdu?
******************
İLLETİ SUNDU İRBAAM EFENDİ..
Osman ÜÇER
-6+5 ile-
ABD, ve AB yolunu
çizdi,
İhanet süslendi, sıraya dizdi,
Duygular kutsaldı, gidiş temizdi,
Kirletti İslam’ı, yaktı Millet’i!...
Biti ayıklandı, çömez çevirdi,
Kızıl Kürtçülerle, çınar devirdi,
Haramı yedikçe, hepten geğirdi,
İşedi Cami’ye, yıktı devleti!...
İrbaam Efendi, utanmaz yüzün,
Lağımdır, çirkeftir, bilinen özün,
Hainler destekçin, yalandır sözün,
Sattın vatanımı, sundun illeti!...
*************************************
AKP BİR HİÇTİR. SUÇ ORGANIDIR..
Milletin yüzde doksanı-yığınların yüzde doksanı AKP
için Olumlu oy kullansa bile, Onurlu Hamle, AB ve ABD tutkunu AKPliler için
artı değer kullanmaz.
Müslümanlığı katleden, Atatürkçülüğü hedef tahtası
yapan, Cumhuriyeti sulandıran, iktidara geldiğinden beri PKK ile parelel
hareket eden, PKK ya özel hakim sunan, Kürt-Türk lafları
ile vatanı bölen AKP hiçbir zaman gözümüzde değer taşımaz. Evet, yığınların
yüzde doksanı bile bu konuyu önemsemese, Onurluhamle İslamlık için, Türklük
için, Atatürk için AKP ye karşıdır.
Hangi anayasa uygulaması be?
Yığınların gafleti tarihin hiçbir devrinde böyle
çirkin olmamıştır.
-------------------------
MÜMİN İNAN MAHKUM OLMADAN
TÜRKİYE’DE ADALETTEN BAHSEDİLEBİLİR Mİ?
-------------
BAHÇELİ TÜRK SİYASET TARİHİNİN EN İNANILMAZ ADAMI.
AĞZI İLE KUŞ TUTSA MİLLET ÖNEMSEMİYOR. ÖYLE İSE HEMEN UZAKLAŞTIRILIP TÜRK
MİLLİYETÇİLERİNE ÖZÜ SÖZÜNE UYGUN KİŞİ HÜKMETMELİDİR.
Yalansa konuşun lan!
Bu gün MHP nin iktidar olacağı en olağan gündür.
Nerede bu ezberci ve iki yüzlülerin hakimiyeti…?
GAYRIMEŞRU AKP
AKP DOĞUŞUNDAN BU GÜNE KADAR HER HALİYLE
GAYRIMEŞRULUĞUN TEMSİLİ VE TA KENDİSİDİR. ANAYASA
UYDURMASI BİR AKLAMA GAFLETTİR.. AKP YE EVET, AB VE
ABD YE EVET DEMEKTİR.BUNU BİLMEYENE VATANDAŞ DENİR Mİ?
---------------------
MİLLİ İSTİKLALİ OLMAYAN MİLLETLERİN, AB VE ABD
KÖPEKLERİNE ESİR OLMUŞ MİLLETLERİN NE DİNİ KALIR NE DE DONU. BU GERÇEĞİ
DÜŞÜNDÜKTEN SONRA YIĞINLARIN NASIL HAYVAN OĞLU HAYVAN OLDUĞUNU DÜŞÜNMEYEN KALIR
MI?
---------------------
DİN İDDİASINDA BULUNANALARIN VATAN HAİNİ
OLABİLECEKLERİ, AB VE ABD BOKU YİYECEKLERİ, 1947 LERDE AKLIMA GELSEYDİ BU YOLDAN GİDER
MİYDİM?
KUTSAL DEĞERLER EN NAMUSSUZ ADAMLARCA ELE GEÇİRİLMESİ
ÇOK AMA ÇOK TUHAF DEĞİL Mİ?
BU YIĞINLAR MEĞERSE NE KADAR HAVAYMIŞ…
-----------------------
ORUÇ
RAMAZAN ORUCU ÖNCE ALLAH EMRİ OLDUĞU İÇİN İBADET
GAYESİYLE TUTULMALIDIR. BU GÖREVİ YERİNE GETİRİRKEN, SAĞLIĞA YARARLARI DA GÖZDEN GEÇİRİLDİĞİNDE
KAZANÇ ORTAYA ÇIKAR.
ŞU VARKİ, DOKTOR TAVSİYESİ İLE ORUÇ TUTMAMAK GEREKİRSE
VE KİŞİ, BUNA RAĞMEN ORUÇ TA ISRAR EDERSE, CİNAYET İŞLEME İHTİMALİNİ DE GÖZDEN
GEÇİRMELİDİR.
--------------------------------------
-
DİKKAAAAAT!...
TÜRKİYEDEKİ SEKİZ SENELİK ANARŞİ AKP NİN BİLEREK VE
İSTEYEREK YÖNETİMİNDE YÜRÜMEKTEDİR.
TÜRK TARİHİ’NDE BU KADAR KORKUNÇ BİR İHANET KATİYEN VE
ASLA GÖRÜLMEMİŞTİR.
AMA, YOBAZ O KADAR ÇOK
Kİ, BUNU ANLAYACAK VE DEĞERLENDİRECEK TOPLULUKLAR YOK ARTIK.
********
YIĞINLAR KÖPEK GİBİ MENFAATLERİNİ DÜŞÜNMEKTE VE
TÜRKİYE, CUMHURİYETKAVRAMLARI ALÇAKÇA BİR HÜCUMA UĞRAMAKTADIR.
YIĞINLAR GAFLET VE DALALET İÇİNDEDİR.
----------------------
ADI AYDINSA VE GÖREVİNİ YAPMIYORSA,
Kahvemizde bir kaç kişi
var:
Kaldıracak kadar yük kitabına konamamıştır.)
NE GERİCİSİ BE, BUNLAR HAİNDİR HAİN…
Yazan: OSMAN ÜÇER
Kumar usulü aşı, cahillerin tam başı,
Attırmam da attırmam,
diyor bakışı şaşı..
Apo’yla alçalış, gerçeklerden kaçılım..
Kumar gibi açılım, değerlerde saçılım,
Bu ne kahpe bir gidiş, her taraf bir rezalet,
Amerika, Avrupa, bu yola bir senet
Dinin, imanın nerde,
Allahsızlık yolun mu?
Sapasağlam değerler, kıran senin kolun mu?
Ordu, adalet hedefte, saldırdıkça salyası,
Görüyor bütün millet, akıyor; kiri, pası,
Namussuzlar en önde, ahlaksızlık alası,
Hepsi biliniyor, namussuzluk manası..
Yoksa sen uşak mısın? Düşmanın dili sen de,
Öyle alçaklık
var ki, biliniyor hemende..
Kalmamış mensubun da,
zerre gerekli erlik,.
Bu toplum görmemişti, böylesine köpeklik!
Avrupa, Amerika, ufkumuzu kararttı,
O’nun dolar, yürosu, benizleri sararttı.
Prof’u, yazarı da, elbirliği içinde
İhanet sırıtıyor, her birinde, piçinde…
Satılık televizyonlar, Bremen mızıkası
Öyle rezil olmuşlar, kokuyor sası sası
Ar, haya kayıp olmuş, tümü
genelci sanki,
Hiç asalet görmüyorum, bunlar öyle inan ki..
Atatürk’üm, devletim, taşlama hedeflerinde,
Çılgın bir ihanet var, çalınan teflerinde,
Ne Müslüman, ne de Türk, uşaktırlar biricik,
İnsan alçalmaz böyle, bunlar soydan kahpecik…
Tarihin derininden, Atilla, Fatih söyler:
“Bunlar sizden değil ki, düşmandan türemişler!
İhanet haykırırlar, topluca birer birer,
Yedikleri zehirdir, zıkkım dolu miğdeler..”
Satmanın en rezilini, bunlar pazarlarlar,
Yığınlar gaflet dolu, Irak’ı hazırlarlar..
İnsanlığı kokuşmuş, gübre varlığı kalmış,
Beyinleri satılık, hareketler alçalmış,..
Bu kaderse eğer, kahrolur bütün millet,
Bunları yetiştiren, bir istismarcı illet..
Türklük ve Müslümanlık, değerimiz, yolumuz
Bunlar asılsalar da, kırılmaz ki kolumuz..
Allah nasib edecek, hainlere felaket,
Gençler hep çalışınca,
düzelecek memleket..
Satılık dindarlıklar, Cehennemde pişecek,
Dinsiz ve imansızlar, yakamızdan düşecek…
*******
KALDIRABİLECEK KADAR YÜK KİTABI İÇİN
JİN.Dr. Gürüz Turgay’ın yazısı
SEVGİLİ AĞABEYCİĞİM,
NE BÜYÜK EMEK.
DİLİNE SAĞLIK,GÖZÜNE SAĞLIK.
KİTABINIZIN ADI DA ÜLKÜCÜNÜN YÜKÜNÜ İFADE EDER VE
O YÜKE GÖRE DİLEK DE BÖYLE OLMALIDIR.
HER SAYFASI BİR ÜLKÜCÜNÜN İÇİNİ OKURCASINA
İFADELERLE DOLU.
ALLAH RAZI OLSUN.
DOYA DOYA OKUYORUM.
HEM DE YORULA YORULA!!!
BENİM ÇOCUKLUĞUMDA KİRACIMIZ OLAN, AĞZINDAN BİZZAT
DUYDUĞUM
YUNAN CEPHESİNDEKİ MİLİS ALBAYI,ÖMER
FETHİ BEYİN KİTABINDA DA ADI GEÇEN
İBRAHİM AKINCI,KURAN-I
KERİMİN ŞİİRLE TEFSİRİNİ YAPMIŞTI.YILLAR SONRA KIZINA ULAŞTIĞIMDA O KİTABININ
KAYIP OLDUĞUNU ÖĞRENDİM. DAHA SONRA BAŞKA BİR EMEKLİ ALBAYIN DA ÖYLE BİR
ÇALIŞMASINI TESPİT ETTİM.SİZE BİLAHERE GÖNDERECEĞİM.
İLGİLERİNİZE...
AĞABEYİM,
ALLAH ÖMÜR VERSİN.
MEHMET AKİF ERSOY:"ÖMRÜM VARSA EĞER,ALLAH MUSTAFA
KEMAL'İN ÖMRÜNE İLAVE ETSİN " DER.
--
jin.dr.gürbüz turgay
------------------------------
EGE’NİN KURTULUŞ DESTANI
YÖRÜK ALİ EFE İSİMLİ 3 CİLTLİK
ESERİN ( 1729 SAYFA) YAZARI SABAHATTİN BURHAN
KİTABININ BAŞINDA ŞÖYLE SESLENİYOR:
MUHTEREM ÜSTADIM
YÖRÜK ALİ EFE ADLI ESERİMİN
OLAYLARININ GEÇTİĞİ YERLERİ FİLME ALMA GAYRETLERİNİZİN
DEVAMINIARZ VE İSTİRHAM EDERİM.
ESERİN 8.SAYFAESINDA:
“BU ESER ONBİNLERCE VATAN VE MİLLET
TUTKUNU TARAFINDAN OKUNACAK, ÇOK MEŞHUR OLACAKTIR. Filmi çevrilecektir. Neden
biz iylk bilenler arasında olmayalım>? Ben olayların geçtiği yerleri
kameraya aldım. Yazarını ve o yerlerde konuşturarak..
Mutluyum, bir çok şeyi bu eser sayesinde öğrendiğime..
Osman ÜÇER
28.4.1993
5.2.1992
KURTULUŞ SAVASINDA
GÖKÇEN EFE DESTANI (510 SAYFA)
İSİMLİ ESERİN GİRİŞİNDEKİ SESLENİŞ:
KURTKULUŞ SAVAŞINIZIN İLTK VE TEK
ABİDESİ ÇAY YÜZÜ ABİDESİNİ KİMSENİN BİLMEDİĞİ ZAMANDA YANIMDAN HİÇ AYRILMAYARAK
MADDİ VE MANEVİ EMEKLERİYLE ŞEHİTLYİĞİN TATINMASINDA BÜYÜK EMEĞİ GEÇEN
(TELEVİZYONLARA ÇEKİM YAPAN) ÜSTADIMA KALBİ HÜRMETLERİMLE. SABAHATTİN BURHAN
27.AĞUSTOS 2009 NAZİLLİ
********
BAŞA ÖRTÜ MESELESİNİN YILLARDIR GÖRÜNÜMÜ
OSMAN ÜÇER
AB ve ABD uşağı kimselerin, baş örtü meselesinde
nasıl kalleş, nasıl riyakar, nasıl oy için
davrandıkları milletin gözünün içine girmiş bulunmaktadır. Ama milletin bu
meseleyi de diğer meselelerde olduğu gibi erkekçe tanıması, değerlendirmesi
yüzde otuzlara varan bir oranda maalesef yerini bulmamaktadır. Bu şunu
gösteriyor ki gerçek İslamiyet konusunda Türk Aydını devamlı sınıfta
kalmaktadır.
Ömrünün esaslı bir bölümünü İslamiyet’in tutunması
ve onuru için kendini ortaya atan bir kimse olarak bu konuyu değerlendirmem
gerekmektedir. Baş örtüsü İslam isteğidir. En azından
örtünme böyle sayılabilir.. Bunu tespit ettikten sonra
şunu da ilave etmek lazım. Örtü hiç bir zaman en önlerde gelen bir emir
değildir. Örten olursa, kurallarına göre örten olursa olumlu yolda olur. Ama, hiç bir zaman
örtmeyenlerin İslam’ı önemsememeleri gibi bir mütalaa da doğru olamaz. Zira, bir dedikodu, anasına babasına bakmama, başkalarının
mali durumlarıyla ilgilenmeme, vatanına milletine gereken sevgiyi besleme, bunu
ispat etmeme gibi konular söz konusu olursa, baş örtüsü en sonlarda gelir.
Buna rağmen örtü meselesinde ısrar eden kimselerin
tavırları hiç bir zaman küçümsenemez.
İster ailesini mutlu etmek için olsun, ister
törelere bağlı kalmak istediği için olsun, ister reklam
gayeli olsun başımı örteceğim diyen kimseye çeşitli saiklerle karşı durmak
kelimenin tam anlamı ile şerefsizleşmek demektir. Bir insanın istediği gibi
hareket etmesi,. İnsanlığını ilgilendirir. Anayasal
hakkıdır. Bunun şurada serbest,burada yasak olmasını
düşünmek, işi doılanbaçlı yola sürmektir. İlerici geçinen tayfalardan önemli
bir kısmı inançsızlıklarını gizlemek için baş örtü
meselesini çehrelerine örtü yapmışlardır. Hatta bazıları örten kimselere
hakaret ederek, namussuzluğun danıskasını yapmışlardır.
Bir hemşirenin hastanede ben türban örteceğim
demesi nasıl anlamsız ve çirkin ise, (Siteril ve tek tip giysi olması gerekir) bazı
meslekleri ilgilendiren nizamlara girmek de yine doğaldır. Bu bakımdan ince bir
meseledir. Ama insanların farz olan ilim almasını önleyici tedbirler getirmek
tam anlamıyla alçaklıktır. Bunun açıklanacak tarafı kaldı mı? Üniversitede samimi olarak
örtünmek isteyen bir kimseye mani olmanın, inkılaplarla
filan alakası olmadığı bellidir. Zira, serbest
bırakılsa çok düşük oranda bir kimse türbanı örter. Diğerleri devletin,
diyanetin tavsiyesine göre olağan hareket eder. Bir kişinin istediği anda
örtmesine mani olmakla, dini emirleri ayaklar altına almanın bir farkı yoktur.
Maneviyatçı geçinip örtüyü istismar eden, çocuklarına
trilyoner hayatı yaşatan kimselerin siyasi ahlakları bozuktur. İstismar
peşindedirler..Amerikancılık, Avrupa köleliğini
önemsemeyenin günahı dağlar kadardır.
Gözümüzün önüne gelen manzaralara baktığımız zaman
başörtü konusunda bu gibilerin sergiledikleri manzara hiçbir zaman olağan
olmamıştır. Fedakarlığa dayalı bir mücadele
yapılmamıştır. Bu çirkin tutum, binlere üniversiteli kızın hayatının mahvolması
meselesini doğurmuştur. CHP nin bile örtü konusunda çizgiye geldiği bir
zamanda, eğer siyasi istismarcılar olağan davransaydı vallahi de billahi de bu
mesele hallolalı seneler olmuştu.. Ama bir kısım alçak
meseleyi çözmek için değil, sıkıştıkça istismar etmek için kahpece
davranmıştır.
Bilmem anlatabildik mi?
Kapalı kapılar ardındaki Masonluğun millet
bütünlüğünü bölmek için tezgahladığı bu oyunu Büyük
milletimizin zeki ve karalı tutumları önleyebilir. Kendisini Türk Aydını
diyenlerin her sınıf halkla konuşarak meselenin çok masum olduğunu izah
etmeleri gerekir.
Bir takım resmi dairelerin bu konuda eskiden
sergilediği alçak tutumun zamanımızda yumuşamış olması memnuniyet vericidir. Şu
varkmi birkaç işgüzarın eskiyi hatırlatan tutumları meseleye çirkinlik
getirmiktedir.
Hele hele özel hayatlarında başörtüsü takmanın
olağgan tavır olduğunu astına, üsbtüne, etrafına izahtan korkan, gerekli
anlatımları yapmayanın insan bile olmayacağı tezi getirilebilir.
Bu konuda son izaphımız isbbe efemdim baş örtüsü
olsa neyse.. Bir de türban sarınıyorlar. Bu siyasi bir
örtüdür gibi almçakça izahlar kusturucu niteliktedirn. Ne yapacağız lan? İster delikli örtü, ister müşamba örtü, ister yalnız
tepeyi örten örtü, isterse yüz açık kalmak şartı ile tamamen başı saran örtü
örtebiliriz. Sen ne karışıylorsun salak? Karşı oluşunu
bu gibi mantıksız izahlara bürüyünce gizlendiğini mi sanıyorsun?
Benim nazarımda baş örtünün,
türbanın hiçbir farkı yoktur. Tamamen tercih ile alakalıdır.
Osman ÜÇER’e
Menfaat davası gütmedin,
Vatana
hizmetlerle bitmedin,
Sevgin
yaygın, gönüllerden gitmedin,
İki dünyada
yüzün ak olsun dostum
Cumhur Boztoprak
********************
Esnaftan Ahmet Bircan’ın mektubu:
ÖncelikleSayın Osman ÜÇER’e yeni eseri için
teşekkür ediyorum.
Kısa incelemem neticesinde kitabın kalitesi,
baskısı ve hacmi doyurucu olmasından dolayı Osman Bey’e teşekkür ederim.
Günümüzde basılan şiir kitaplarının kalınlığı
elli yüz sayfayı geçmez. Ama bu kitap beş yüz otuz dört sayfga bayağı zaman vae
emek ister
Kitabı beğendim.Allah’tan
yeni eserlerinde başarılan vermesini dilerim.
Türk milleti’ne hayırlı olsun!
Ahmet Bircan
-----------------------------
OSMAN ÜÇER KİTABI
ÖMER FETHİ GÜRER
Osman Üçer, Niğde 50 yıla eren kültür yaşamı içinde en
renkli isimlerdendir. Yazardır, şairdir, folklorucudur, dernekçidir,
mücadelecidir, avukattır, düşündüğünü söylemekten çekinmez, Sevdiğini önemser,
Yanlışa ise anında çizgisini çeker, Onun dostları onu çok sever ama onunla
sohbette değerlendirmede sözlerini ölçer, tartar, çünkü hassasdır. Ülkücüdür, ama seçimlerde sol partiye oy
verdiğini yazacak kadar doğru bildiğinin yanında olur. Esasen Niğde’de İrfan
Bahar, İsmail Özmel ile yazın yaşamında halen üreten birkaç isimden
biridir. Onunla sohbet ederken çok
farklı detaylara ermek olasıdır. Karşısındaki dinler düşüncesini söyler. Aklı
yatan konuda kim demiş, bakmadan doğru bulduğunu onaylar.
İşte şair, yazar, Avukat Osman Üçer yeni şiir kitabı
çıktı. 380 yazılı eser içinde Osman Üçer yazdıkları yanında onun için yazılan
şiirlerde var. Kitap güzel bir baskı. Osman Üçer ilgi
ile izleyenlerin beklediği bir kitap olarak kütüphanelerde yerini aldı. Bize de
imzalayıp göndermiş. Sağolsun. Niğde Folklorunun önemli ismi Osman Üçer bu
kitabında olmasada “Bu Hayat Güzeldi” şiiri benim beğenerek okuduğum
şiirlerindendi.
BU HAYAT GÜZELDİ
Guru Yaprak Toplanıyor Gırlarda,
Un Elenir, Kepek Olur Galburda,
Yufka, Şepe Yapmak İçin Tandırda,
Keven, Saman Yahılır Mı Abaru ?!
Üzümleri Şıra Yapıp Gaynatır,
Bekmezini Kupleriyle Sahlatır
Yufka Direk, Sevinç İle Oynatır,
Bu Gışı Da, Atladırıh Abaru!
Gayısının Gurusunu Hoşaf Yap,
Pestilini Ceviz İle Hemen
Gap,
Sini Sini Dut Kurusu Sanki Hap,
Dohtur, İlâç Neye Gerek Abaru ?!
Koyden Gelir, Yedi Gadın Ekmeğe,
Bişirici, Tandır Başı Çekmeğe,
Bazlamayı Soğan, Peynir Yemeğe,
Kimler Hasret? Düşünsene Abaru?
Guşaneler, Tirkileri Sırala,
Topah Topah Hamurları Hazırla,
Güccük Kupler, Kulde Bişşin Tandırla,
Guru,Bahla, Fıkırdıyor Abaru !...
Ekmek Yanar, Lâfa Dutma, Dahlaşma,
Bişirgecin Sahasına Yahlaşma,
Buhayrı’nın Dumanında Ahlaşma,
Kuller Çoker, Gızarırsın Abaru !...
Badanayla Pırıl Pırıl Ederiz,
Goçmenlerin Evleri Var Tertemiz,
Ahenlidir Bu Sevgiyle Beldemiz,
Garışmıştır, “Arey” İle “Abaru”!...
Gayabaşı, Sitreslerin Silinir,
Yağlı Goyun Yoğurduyla Bilinir,
Daskesti’den Kayardı’ya İnilir,
Dolaştıhça Ömür Uzar, Abaru!...
Yağlı Yağsız, Pek Nefistir Çörekler,
Tepsi Tepsi Gabarıyor Börekler,
Tasla Ayran, Lezzetlidir Yemekler,
Barmağını Yalıyon Mu Abaru?!...
Yeşil Örtü Zevk Veriyor Sağlara,
Bahar Geldi, Goçülüyor Bağlara,
Derbent Bile; Daşınmıyor Dağlara,
Haz’la Hüzün Garışıyor Abaru!...
Tarhanayla, Nâne, Darçın
Gıdaydı,
Sinilerde Dörtlü Zeytin Olaydı,
Çekirdeği Annen Eğer Sayaydı,
“Obur Muşun”; Bak Hele Sen Abaru !...
Mantı, Havu Gıral Yemek Yedin mi?
Rızık Gutsal; “ Elhamdülillâh Dedin mi?”
Ufak Dokme; Sofrayı Tam Serdin mi?
Gıtlık Gelir, “Bu Nasıl İş ?” Abaru ?!
Yaz Bütün Gun Çalışıp da Durdular,
Bağlar İssiz Gapıları Vurdular,
Turşuları Kupler Dolu Gurdular,
Tandır Başı; Datlanıyor Abaru !...
Şehre Gocüp; Terkedilince Her Bağı,
Balkonların Pestil, Sucuk
Otağı,
Et Tahtası, Guru Etin Yatağı,
Manzaraya Bahıvir Bi; Abaru !...
İnek, Dana Etlik İçin Kesilir,
Gış Boyunca; Gasaba mı Gidilir?
Paran Var Mı, Odun, Kömür Kim Bilir?
Fuharalar; “Dıdılıyor!” Abaru!...
Elma Yanak, İnce Belli Orada,
Gel Guzelim, Saçın Tara Sıra da,
Uzun Örme Şahlanıyor Moda da,
Dünya Gozel; İnsan Mutlu Abaru !...
Osman Üçer 1963 İstanbul
2008
İTİBARİYLE
yazımları
1-
Hamlemizin Anahtarı, (Nazilli’de basıldı) Güldeste tipinde bir eser.
2-
Gökçe Dede. (dört cilt hazır) biri basıldı. Üç cildi hazır. On
cilt olarakz tahayyül ediliyor.
3-
Fikirler Zaman Tuneli’nde, Nazilli’de yazıldı. Üç perdelik
komedi. 1980 öncesi fikir ayrılıklarını birleştiren eser.
4-
Mihrali Bey, (Kafkasların yiğit delikanlısı Mihrali
Bey’in destanı. Rus Emperyalizmi’ne karşı savaşan,
tarihimizin en büyük mücahitlerinden biri. Bazı mektuplar, bu eserin
konusunda dünya da ilk yayınlandığını (1999) söylemektedir.
5-
Osman Kabaksız ve Arkadaşları.Niğde’de yazıldı ve
basıldı. Letayifname tarzında yazılan
bir eser.
6-
Deniz Yıldızı. Onurlu hamle sitesinde yayınlandı. Basılmadı
7-
Niğde folkloru, 1959 - 1975 arası üç gazetede 115 er
tefrika olarak, 3 4 defa yayınlandı.
Olgunlaştırılacak görüşlere göre yeniden kaleme alınması gerekir.
8- Onurlu
Hamle ciltleri. 2001,2002 de kurulan sitede günümüzün milliyet ve maneviyat
kavgalarının verildiği yazılar.. Amerika’dan,
Türkistan’a, Gürcistan’dan Avusturya’ya kadar uzanan ilgi alanı olan, bir
meşhur kavga sitesinin görünümlerini ihtiva eder. Her onurlu Hamle cildi bünye
olarak on kitaba bedel yazı ihtiva etmektedir.
9- Olumlu
Yol sitesi ciltleri
10-
Alçaklar Nasıl Yükselir? Son yedi senenin içinde yapılan mücadelenin
şiirleştirilmiş şekli. Onurlu Hamle sitesinde yayınlanacaktır.
11- SANIK.. (1990 LI YILLARDA YAZILIP OSMAN ÜÇER ARŞİVİNDE KAYBOLAN
TİYATRO ESERİ BULUNDU..
Tashihlerden
sonra SİTELERİMİZDE de yayınlanacaktır.
12- OSMAN
ÜÇER’İN TÜM ŞİİRLERİ (basılmayı bekliyor)(dört yüz sayfa)
13-
MASYONİSYA. Sitelerimizde
Çeşitli
konularda Masyonisya’yı inceleyen makaleler yayınlanmıştır. Arşiv incelenerek
bu makaleler bir araya getirilmiştir. (Hak vaki olduğunda, bizim makaleler,
romanlar noktalandığında, bir araya gelmemiş Masyonisya yazıları içinde bir gayret
gösteren olursa Allah Razı olsun)
Renkli
resimlerle
Printir
baskısında.
-----------------------
Sayın OSMAN ÜÇER,
SİZİN
MASYONİSYA YAZILARINIZIN ŞU ANLAMA GELDİĞİNİ SANIYORUM:
MASONİZM-MASON
ÜLKESİ
NE
DERSİNİZ?
DOĞRU
TAHMİN ETMİŞ MİYİM?
ORHAN ALKANAT
-------------------

Sitenin Anadolu gazetesinde
Haber oluşu
-------------------
Soralım?
Siyasi ve fikri hayatı nedir?
1975 e kadar ideolojisini tatbik edeceği parti ve dernek
çalışmaları yaptı. Başkalarından Tek ayrılan tarafı, bir görev kabul
etmeden, partide aday olmadan bildiklerini ve okuduklarını gençlere ve halka
anlatışıdır.
Görev kabul etmemekteki en belirgin hatıralarını Rahmetli
Sayın :Av. Osman ÜCER
NİĞDE
Değerli Üstadım.
Kalemle başlayan düşünüm ve yazın hayatı ile insanlık ve onur mücadelesinde 50. yılınıza ulaşmanızdan
dolayı sizi ve sahsınızda www. Onurlu
Hamle. Com da
ve www.olumluyol.com ‘da
çalışan yazar, çizer, ve şairlerinizi kutlar şahsınızda bu değerli
kalemlere teşekkür ederim.
(Aşık KORHANİ) Kamber ORHAN
Antalya
Şair, yazar arkadaşımıza teşekkür. Kısa zamanda aramızda görmek istiyoruz.
Sayın :Av. Osman ÜCER
NİĞDE
Değerli Üstadım.
Kalemle
başlayan düşünüm ve yazın hayatı ile insanlık ve onur mücadelesinde 50. yılınıza ulaşmanızdan
dolayı sizi ve sahsınızda Onurlu Hamle. Com da çalışan yazar, çizer, ve
şairlerinizi kutlar şahsınızda bu değerli kalemlere teşekkür ederim.
Türk toplumunun
aydınla ve Ulus devlet
olma yolunda verdiği mücadelede emek ve eserleriniz ile bu
mücadeleye katkılarınızdan dolayı silere
sonsuz şükranlarımı arzederim.
Günümüzde
Global emperyalizmin kol gezdiği dünyamızda; Hangi düşünden ve görüşten olursa
olsun dava ve düşün adamlarının kalemlerini ülke çıkarları lehine değil de kendi
çıkarları doğrultusunda kullanmaları, Türk toplumunun içine düştüğü
imliksizleştirilme sorunundan başka bir şey değildir.
Bu gün
ülkemizde yaratılan suni gündemler, siyasal gerilimler ,
Ekonomik çalkantılarda ABD nin Büyük Ortadoğu (BOP) projesi kapsamında
yürütülen kimliksizleştirilme ve parçalama planlarının parçalarından başka bir şey değildir.
Gerek ABD,
gerekse AB ve AKPM bu planın öncüleri ve Türk toplumunun imha edilmesinde
Lokomotif görevini üslenenlerin başında gelmektedir. Ne yazık ki ülkemizdeki kalemini
satmış bir çok aydın yazar çizerlerle boyalı basının yaldızlı köşelerinde boy
gösteren bilim adamı ve siyasilerde
Ülkenin bölünme parçalanma sürecine yasal yönden destek vermektedirler.
Bu ahval ve
şerait için de hiçbir çıkar
ve hiçbir etnik ayrımcılık
gözetmeksizin, kendinizi Türk
toplumunun Ulus devlet olma ve
aydınlanma mücadelesine verdiğinizden
dolayı kutlar kaleminiz ve
azminiz güçlü, yüreğinizin sevecen kalması
dileğiyle 50. yılınızı kutlar saygılar sunarım.
(Aşık Korhani)
Kanber ORHAN
---------------------
HAYATI BOYUNCA
BİR İDEOLOJİYE KAPI KÖPEKLİĞİ YAPAN o:üçer
((BÖYLE BOŞA
ÇIKACAKMIŞ, O GÜZELİM DAVA ÇOĞUNLUKLA
GAFİLLERİN ELİNDE KALACAK, KEŞKE YALNIZ FOLKLORİK MESELELERİN ÜZERİNE
GİTSEYDİM!)) DİYOR.
HADİ ONDAN BİR
FOLKLORİK HİKAYE DİNLEYELİM:
*********
Osman ÜÇER ağabeyime…Segilerimle
20.02.2010 sabri özdağ
BU KİTAPÇIK İKİ SAATTE OKUNUP BİTER.Ama ezgileri, türküleri çalınıp söylendikçe kıyamete
kadar bitmez.
Küçücüktüm büyüdüm
Emekleyşip yürüdüm
Dolduruşa getirdin
Peşin sıra sürüdün
EVET. EVEEEEEEET İSİMLİ KİTABIN
İMZALI SAYFASI
*********
BEN YERİM,
SEN YERSİN,
O ‘DA YER!...
Yazan: Osman ÜÇER
Tıkınmayan yok,
Filan yiyor, feşmekan
yiyor,
O’da ben de yerim diyor!
Ben yiyorum, sen yiyorsun, o
yiyor!
Seçilenler, görev alan
Halktan ortak buluyor,
Ben yiyorum, sen yiyorsun, o
yiyor!
Sağcı, solcu tıkınarak yiyorlar,
Oh ne güzel yemeler,
Rahatladık diyorlar!...
Eşini dostunu yalağına
alarak,
Ben yiyorum, sen yiyorsun o
yiyor!
Aşırmasyon maharetli iş
oldu,
Hırsızlığa meyyal olduk hepimiz,
İhbar yapan bir şerefsiz kişi
ki,
Susturarak, sırt dönerek
suçlarız,
Bu tekerlek böyle döner
korkarım,
Ben yiyorum, sen yiyorsun, o
yiyor!
Dinde şekle, sıkı sıkı sarıldık,
Dürüstleri yuhlamayla presledik,
Günah olur diyenleri tersledik,
Haramlarla gövdeleri besledik,
Ben yiyorum, sen yiyorsun, o
yiyor!
Kılıklara giydirdik, külah ile
fesi,
Seyredenin kesiliyor nefesi,
Allah ile aldatarak herkesi,
Ben yiyorum, sen yiyorsun, o
yiyor!
Şekil ile Hak’tan ne bekleriz?
Ahlak, kanun, nizam deleriz!
Utanmaz, arlanmaz kimseleriz!
Ben yiyorum, sen yiyorsun, o
yiyor!
Sen dalgana bak,
Parti, marti vız gelir tırıs
gider,
Çalmak, bölüşmek için
Sebep mi yok aslanım,
Ortaklığa razı ol bir, sen hele,
Az çok deme, at cebine bakayım,
Ben çalarım, sen çalarsın, o
çalar!
Düşünüp kaşınma sakın,
Etrafa gülücük dağıt,
Yılış, eğil, takla at..
Maharetli desinler!
Öyle istifle ki,
Senin olsun besinler!
Sırdaş bul; ortak bul, çalış,
Çözeni bağla, kes sesini,
Ben çalarım, sen çalarsın, o
çalar!
Hem özeli soy, hem devleti,
Helal olsun desinler,
Kesenin ağzını aç,
Herkesler yesin, içsin!…
Ekenler, biçsin de yesin
Ben çalarım, sen çalarsın, o
çalar!
İbadet eder görün, sakalını
sıvazla,
Deveyi hamuduyla ye
Sakın yetinme azla..
Sezen olursa eğer, ikaz et,
“Konuşma lan,
konuşma fazla!”
İhtarınla korkutarak,
Yoluna devam et..
Yap yapabildiğin kadar
Belini incitme sakın!
Bu kervan böyle gider,
Ben çalarım, sen çalarsın, o
çalar!
Çenede kıl bırak ki,
Filozof sansınlar seni!
Öyle bir soy ki, çıplak bırak
ebeni!
Herkesin ağzı açık,
Bilmesinler nedeni
Hırsızın sağcısı solcusu olmaz,
Sakın fikire dalma
Alırsan, küçük alma,
Ben çalarım, sen çalarsın, o
çalar!
18. Asırdan beri,
İngilizdir nedeni,
Binlerce hoca soktu, kandırmıştı
dedeni,
Hırsızlık esas oldu, mücadele
fasarya..
Ahlaksızlık yol oldu,
Gerisi hep angarya!
Ne durursun be yavrum?
Ayağa kalk Sakarya!
İşte manzara böyle, sakın korkup
kaçma sen,
İffetsizliğe pirim verme,
Atıl parçala…
Hapset, çalıştır, ve hemen as..
Tutma yas..
Toplum için, Cennet için..
Düzene koy insanı…
Düzelt tümden laçkalaşmış
yasanı!
BEN ÇALMAYIM, SEN ÇALMA, O
ÇALMASIN!
Her sahada kokuşma
Düzeni bozanların eseri
Atıl artık ortaya
Geldi mücadele eri,
Öyle haykır ki, inlet!
Göğü ve yeri!
İFTİRALARA ALDIRMA, SİPER ET
BAĞRINI,
Ben kurtarırım, Sen kurtarırsın,
o kurtarır!
Bak o zaman,
Ben çalmam, sen çalmazsın o
çalmaz,
Şerefsiz ile hırsız piyasalarda
kalmaz!
Tetik ol, adil ol, uyuklama
sakın!
Kurtuluş ışığı var, ümitsiz olma
sakın!
Gün doğacak bunu bil,
Kim bilir belki bu gün, belki
daha da yakın!
Allah Allah nidasıyla
Düzene sok Oba’nı,
Eğer kötü yolda ise,
Çiğne, yok et babanı..
Karın kardaş deme,
Hak yolunda buluştur,
Kötülük nerde ise sımsıkıca
soruştur!
Haykır, atıl, parçala, öylece
kurtulursun!
Bu toplum ile sen de huzur
bulursun!
Gün doğacak bunu bil,
Kim bilir belki bu gün,
Belki daha da yakın!
Rehavet hissetme sakın!
Kurtuluş pek de yakın
Kimbilir belki bu gün, belki
daha da yakın!
Hazreti Ömer adaletini uygulasan
ne olur?
Hele bir denesene
Düzelecek bu yurdum her gelen
yeni sene!
Hele bir sına, deneyiver evladım
Gün doğacak bunu bil,
Kim bilir belki bu gün,
Belki daha da yakın!
BU KERE BİZİM YÖRENİN ABARU TÜRKÜSÜ
ABOROF OLDU
ÖMER FETHI GÜRER
TVLERDE KLİP,
BEN DE "www.kenthaber.com" niğde sayfasında bu konuda yazdım.
Zamanınız olursa bakın. Çünkü bir türkümüzü dahi sahiplenemiyoruz. iyi pazarlar, o Arada hemşerimiz yazar şair ve internet
sayesinde çzizimlerini ilgi ile izlediğim Başarıları ile Niğdemizide tanıtan
Üzeyi Lokman Çaycı Dink Mahallesi şiiri ile hamaları ne güzel kılmış, bir işe
sanatçı eli değerse böyle oluyor. Akkaya barajı kuşlar ile ilgili Bekir Necati
Altın çok güzel bir yazı yazdı. "www.nigdehaberci.com" sayfalarında
yazıya yer verdi.
Ayrıca Onurlu
Hamle ile Niğde için internet ortamında uğraş veren şair, yazar, araştırmacı
avukat Osman Üçer sanatta 47 yılını kutluyor. "www.onurluhamle.com"
niğde sayfasındada niğde ile ilgili haberler var. keza
yeşil bor sitesinde bor haberleri, yer alırken adına site yapan birden çok
hemşerimiz var. Niğde ve Bor ilçesi yazın "gooogle" da arayın hepsi
de önünüze geliyor. Bu siteleri destekleyip mesaj atın, atın ki dayanışma
içinde olalım. Niğde ile ilgili dolu dolu bilgilerin adı. folklorun
duayeni Osman Üçer'i de kutluyorum.
Sağlıcakla mutlu olun, mutlu kalın
Bir FOKLORİK hikaye
İYİ KIZ HAS KIZ, HUYU PEK ÇITIZ
1947 YILINDA Süslü Nesibe isimli teyzemden
(annemin teyzesinden) öğrenmiş ve notlarım arasına yazmıştım.
Konuşan: Osman ÜÇER
Bir evde hem dul bir teyze ve hem de evlenme çağı
gelmiş bir yeğen yaşarmış. Bir gün yeğen Meral’e dünürcüler geleceği haber
alınmış. Meralin annesi, kardeşi dul Remide’ye:
Remide, hemen yanlarına ilişti. “Gülümsemelerle
süslediği” sohbetini sürdürüyordu.. Ancak
anlatımlarından bazılarını yüksek sesle söylüyor bazılarını ise mimik ve
jestleri ile küçümsediği belli olan şekilde söylüyordu. Meral her ne kadar
teyzesi övmeler için garanti vermişse de, yine içi rahat etmediği gibi ocağa
cezveyi sürmüş olmasına rağmen hemen kapalı kapıya kulağını dayıyor,
konuşulanları anlamaya çalışıyordu. Remide’de yeğeninin kapıyı dinleyeceğini
tahmin ettiği için bazı cümleleri yüksek sesle ve fakat bazılarını ise yalnız
dünürcülerin duyacağı bir sesle, mimik ve jestlerle süsleyerek söylüyor,
anlatıyordu:
İyi kız, has kız,
(yavaşça)
huyu pek çıtız!
- (Yüksek) Sandık dolu
sepet dolu
(Yavaşça) Arkasına giyecek hırkası yok!
- (Yüksek) Gezme bilmez,
tezme bilmez!
(Yavaş) Çarşaf başından inmez
- (Yüksek) Lafı yoook, sözü yooook..
(Yavaş) Pabuç gibi dili var..
(Yavaş) Kıyma dürümü elinden düşmez..
- (Yüksek)
(Yavaş) İçinde kavurması çoook!
----------------------
Bu bölümde Osman Üçer’in kimliği anlatılıyor.
Bir dava adamı olduğu için düşmanı DOĞAL OLARAK
pek çoktur.
Kötü olmasa düşmanı olmazdı.
Düşmanlarının dediği kadar kötü olmadığını ispat
için dostlarının Osman ÜÇER’in hakkında yazdıkları bazı yazı ve şiirleri de
kalkan olarak sunma durumundayız..
Bir öğünme olarak algılanmamasını,
Karınca kaderince dağarcığına yerleşmiş dost
seslenmelerinin
Bu açıdan değerlendirilmesini istirham ederiz.
---------------------------------
SAYGIDEĞER DOSTLARIM,
"ONURLUHAMLE SİTESİ "SAHİBİ AV. OSMAN
ÜÇER' E TEŞEKKÜR EDİNİZ
BİLAÜCRET Allah Vatan Millet için yıllardır
bir şeyler yapmağa karınca kaderince millete hizmet hakka hizmet felsefesi ile
çalışıyor, didiniyor. Nesli tükenenlerden olan bu Osman Üçer günahı ve sevabı
ile karınca misali: " bu ayaklarla bu hızla- süratle Mekke’ye gidemem ama
bu yolda ölürüm" gibi çalışanlardan. Büyüklerimizin kıymetini bilelim
inanın bir küçük teşekkür onları memnun eder, küçüklerimi gözlerinden,
büyüklerimin ellerinden öperim. Dostlar sağ olsun...
VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR!
Selam hak ve hakikate talip olanlara...
Gerçekleri açan değil, gerçekleri örtene Kur' an KAFİR der, bu hususu da bilgilerinize sunarım... Ali İhsan
Okçu
23.5.8 tarihinde imeille gönderilen şiir:
AŞIK KORHANİ’NİN
OSMAN ÜÇER’E HEDİYESİDİR:
DÜNYA DA ÜÇ TÜRLÜ DOST VARDIR.
1-BİRİNCİSİ; EKMEK GİBİ, SU
GİBİ, HAVA GİBİ SEN ONU HERZAMAN ARARSIN.
2-İKİNCİSİ İLAÇ GİBİDİR SEN ONU İHTİYAÇ DUYDUĞUNDA
ARARSIN.
3- BİR DOST VARDIRKİ MİKROP
GİBİDİR VÜRÜS GİBİDİR
O GELİR SENİ BULUR.
GÜZEL DOST
Beni Benden sorma Bende değilim.
Anlat bana sen nasılsın güzel dost
Vücutta, beden de, tende değilim
Anlat bana sen nasılsın güzel dost
?
Derbent boğazından girer içeri.
Hukukun üstadı, Folklorun eri.
Niğde için yanan Osman Üçer’i .
Anlat bana
sen nasılsın güzel dost ?
Bunca cefa, çile niçin kullarda.
Özledim sılayı gözüm yollarda.
Pirim Osman ÜÇER hangi hallarda.
Anlat bana sen nasılsın güzel dost ?.
Güzel Olmuş Mihrali’nin destanı.
Dedem Korkut gibi gönül yasta mı.
Pirim Osman Üçer, yoksa hasta
mı.
Anlat bana
sen nasılsın güzel dost ?.
Duçarı da deli gönül duçarı.
Ateşten gömlektir, sevdanın narı.
Pir Osman Üçer’in bitmeyen zarı.
Anlat bana
sen nasılsın güzel dost ?.
Dünya böyle gelmiş, hep böyle gider.
Sardı şu gönlümü gam ile keder.
Korhani kendiyle hasbıhal eder.
Söyle bana sen nasılsın güzel dost ?
Aşık Korhani
ŞİİRE NOT: Niğde’de vatan millet sevgisiyle dolu,
Valiliğin bel kemiği, derneklerin can simidi, folklarik çalışmaların en büyük
destekleyicisi, uzaklarda da olsa kendisini yakın hissettiren bu babayiğidin
şiirine muhatap olmak az seviye değildir. İnşallah Korhani yanılmıyordur. İyi
olmaya çalışacağım..
BİR ALPEREN
PORTRESİ
…Alperen dost
Osman Üçer’e muhabbetle…
Hamiyet
denilince arşa değer gölgesi
Niğde’de yaşasa
da her yurt onun bölgesi
Hakikat
burçlarında yankılanıyor sesi
Türk-İslam
mefkûresi uğruna serden geçer
Doğar Niğde
ufkundan Alperen Osman Üçer
Desiselere
gelmez dünden görür yarını
İmanlı nesil
için harcar bütün varını
Niğde
türkülerinde dağıtır efkârını
Sevgi, hoşgörü
eker; dostluk kardeşlik biçer
Niğde
hafızasından silinmez Osman Üçer
Mücadele
gerekse zalime duvar olur
Zümrüdü Anka
gibi küllerinden var olur
Mankurda çetin
ceviz, sadıklara yâr olur
Muhabbet
oluğundan aşk kevserini içer
Dede Korkut
misali öncüdür Osman Üçer
Dikenleri
ayıklar, bahçelerde gül derer
Hakikatin
pençesi yalanı yere serer
Durulur
kasırgalar, tufan sükûna erer
Çileye talip
olur, ülkü yolunu seçer
İpeklere sarılı
çeliktir Osman Üçer
Yalanın
saltanatı bir gün elbette biter
Baykuşların
dalında nazenin bülbül öter
Geçer Bor’un
pazarı merkep Niğde’ye gider
Dağılır
karanlıklar ufuktan güneş açar
Huzura
kanatlanır sessizce Osman Üçer
Hakk’ın nurlu
yolunda harcarken nefesini
İletir dört bir
yana hakikatin sesini
Alnında kırışıklar
öper seccadesini
Bütün faniler
gibi gün gelir o da göçer
Hoş bir seda
bırakır Niğde’de Osman Üçer
M. Nihat MALKOÇ
-------------------------------------------------------
KADER
NE KADAR BİLSEN BİLE,
HATIRLATILSA DERİN
KADER KENDİ OLUŞUR
OL DAİMA SAKİN VE SERİN
KADER KALLEŞ OLUŞUN
ÇARE YOK DÜZELTMENİN
AH VAH DEMEMELİSİN,
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
NASİHAT DİNLEMEYEN
KADERE LAF EDEMEZ
GELENE HİÇ GİT DENMEZ
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
SON PİŞMANLIK ÇARE YOK
KALBE SAPLANMIŞ BİR OK
DERİN DERİN ÜZÜLME
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
YARATIKLA TAM YAŞIT
KADER EBEDİ TAŞIT
BOŞA HİÇ ÇIRPINMA Kİ,
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
ALİ MERAKLI
XXXXXXXXXXXXX
25 EKİM 2007 tarihli NİĞDE ANADOLU GAZETESİNDE YER
ALAN ÖMER FETHİ
GÜRER’İN KÖŞE YAZISI
OSMAN ÜÇER’E TEŞEKKÜR
ÖMER FETHİ GÜRER
Niğdeli olupta Osman Üçer’i tanımayan yok gibidir.
Avukat mesleği olmasına karşı yazar, araştırmacı, folklorcu, şair, derlemeci,
siyasetçi ve gazeteci yönleri ile Osman Üçer canlı bir kütüphane gibidir.
Niğde Kitabı ile ilgili arşiv çalışmaları sırasında
Kayardı bağ evinde Kütüphanesini bize açtığında gördük
ki yalnız Niğde için değil Türkiye içinde açıkçası bilgi hazinesinin adresidir.
Osman Üçer; 1940 yılında Şubat ayında doğmuş. O
yılların kış soğukları içinde ailesine sıcak bir mutluluk yaşatarak dünyaya
gözlerini açmış. Babası Ahmet Üçer annesi Hayriye hanımdır. İlköğrenimi liseye
kadar Niğde’de yaptıktan sonra Hukuk Fakültesini İstanbul’da 1966 yılında
tamamlıyor. Daha çocuk denecek yaşta gazeteciliğe ilgi duyuyor ve yazıları
Niğde gazetelerinde yer bulmaya başlıyor.
Niğde gazeteleri farklı kütüphanelerde arşivlerini
incelerken Niğde kütüphanelerinde de bu gazeteleri bulamadım. Osman Üçer 1954
sonrası bende var deyince hemen incelemek için izin istedim. İçtenlikle olur
verdi.
Kayardı bağına sabah gün ilk ışınları ile gittim.
Hemen gazetelere bakmak istiyordum ama önce bağ gezeceğiz dedi. Allah vergisi
meyve boldu ve dostlarına dağıtıyordu. Bize de ısrarla ikram edince kıramadık
nefis şekerparelerden yedik. O sırada bahçede ‘bostan’ yerleri ve ağaçların
arasından gazete arşivine erdik.
Bahçede bize yer hazırlamıştı. Biz gazetelere
bakacağız diye heyecan duyarken Üçer’de arşivinin yararlanılmasından mutluluk
duyuyordu. Hemen yardımcı oldu. Gazeteleri tek tek incelemeye başladım.
Gazeteleri incelerken bir yerde Osman Üçer gazeteciliğe başladığı sürecin ilk
on yılını da gözlüyordum.
Niğde’nin Sesi gazetesinde 14.06.1958 yılından
itibaren folklor ve araştırmaları ile günümüze eren yolculuğa ilk çalışmalarını
heyecanla okudum.
Osman Üçer atak ve üretken kimliği ile kısa sürede
olduğu topluluklarda öne çıktığını da o süreçte daha iyi görme olanağım oldu.
Niğde Gençlik Derneği Başkanlığı döneminde Lisede edebiyat ile etkinlikler,
folklor geceler düzenlemesi genç yaşta bu anlamda önemli çabalarını
oluşturmuştu. Daha o yıllarda Niğde için bir ön açıcı oluyordu.
Öğrencilik yıllarında derneksel faaliyetlerde
Başarlı olması ile kısa sürede tanınan Osman Üçer ; İsmail
Özmel, İrfan Bahar, Asım Tanış gibi genç yazanları içinde folklorik yazılara
daha çok yöneldiği de görülüyor. O arada ülke genelinde farklı yayınlarda
yazıları da çıkmaya ve ulusal anlamda yaptıkları ilgi bulmaya da başlıyor.
Üniversitede öğrenci olduğu süreçte ise siyasi yazılara yöneliyor.
İstanbul sonrası Niğde dönüşünde Osman Üçer
siyasete ağırlık veriyor ve Niğde’de ülkücü harekette sözü geçen ve dinlenen
bir konuma eriyor. Ancak vurdulu, kırdılı, kavgalı ,ortamlar
yerine Türklük ile ilgili araştırma inceleme çaba ve çalışmaları benimsiyor, ne
var ki siyasetin hızlı aktığı o yıllarda yaşanan ayrışmalardan nasibini alıyor
ve bir kanadın sözcüsü gibi görülmeye başlanıyor.
Ancak onun için mahallesi arkadaşları, komşuları
farklı görüşlerde de olsa onlara karşı dostluğunu hep koruyor.
Sanatsal duygusallığı her dönemde onun yanında
oluyor. Ne var ki üretkenliği bir süre yalnız siyaset üzerine yoğunlaşmaya
başlaması Niğde folkloru olarak daha çok yapacaklarını belki de frenliyor. Daha
sonrasında Nazilli süreci yaşayıp tekrar döndüğü Niğde’de ise bu kere tüm
ağırlığını folklor ve anılardan oluşan yaşama veriyor.
Önemli hizmetleri olan değerlerin gün ışığına
çıkarılmasına çabalıyor. Kitapları şiirleri yayınlanıyor. Niğde gazetelerinde
yazıları çıkıyor Bu süreçten sonra teknolojide gelişmelere ayak uydurup
İnternet ile olumlu yol ve onurlu hamle adı ile iki site ile Türkiye dışına da açılıyor.Kendi kulvarında iddialı yazılarla yazmaya devam
ediyor.
Özdeyişler, Fikirler Zaman Tünelinde Üçkapılıoğlu
kel Ali Niğde Folkloru, Osman Üçer ile söyleşiler, Gökçe dede Ülkesi, Kabaksız
anıları ile binlerce yazıya imza atan Osman Üçer Niğde için folklorik sohbette
ilk durak konumunda olmayı başaracak eserlere imza atıyor.
Her insan gibi duygusallığı, her insan gibi
kırgınlıkları olsa da Niğde için Osman Üçer çok önemli bir birikimin adresi
olmaya devam ediyor. Böylesi değerleri farklı yerlerde daha yoğun
sahiplenildiğini gören bilen bizler için Osman Üçer gibi emek verenler Niğde
ile ilgili çalışmalarda kaynak kişi olarak görülmesi gerekir.
Siyasetin tüm kıvrımlarında olan biteni görecek
kadar deneyimlerini beyninde derleyen ve süreç içinde insanı yanlışını yüzüne
söylemeden ‘bu toplum düzen tutmaz’ noktasına eren Üçer, Niğde folklorunun
gelişimi ve ileri taşınmasında varlığı bir şanstır.
Günümüzde Başta MHP lideri Bahçeli olmak üzere bir
dönem siyaset yaptığı insanları da sert bir şekilde eleştirir iken farklı
siyasi çizgide de olsa olumlu çaba ve çalışmaları alkışlayarak destek vermeyi
benimsiyor. Ülkesini ve Niğde yi seven ve folklora sahip çıkan herkesin yanında
oluyor.
Osman Üçer ile sohbette kimi zaman süreç hızla
akıyor. Çok bilgi, çok deneyim ve çok Niğde sevgisi olan biri ile söyleşmek
konuşmak ondan yararlı bilgiler edinmekte ayrı bir keyif veriyor. Kitaplarını
bulup okuyun ama bulamazsanız internette sitesine girin tad alacağınız keyifli kitaplarından
bölümler ve yazıları sizi bekliyor.
SAZIN FOLKLORUN USTALARI BULUŞTU
ALİ ERCAN,ZİYA
ÖZDAĞ,SABRİ ÖZDAĞ ÇALDI SÖYLEDİ.
OSMAN ÜÇER, DR YUNUS NADİ ÖZDAMAR,ÖMER
FETHİ GÜRER NİĞDE’NİN FOLKLURUNU KONUŞTU.
Haber. Foto: Murat Arslan
Niğde’nin sazda sözde folklorda ünlüleri buluştu.
Niğde folkloru tarihi özelliği güzelliği konuşuldu. Anılar tazelendi. Yaz tatili için Niğde’de bulunan Ali Ercan
dostları ile bir mecliste buluştu ve
Ünlü sanatçı sazın tellerine
dokunup Niğde yöresi ile onunla ünlenen türkülerini okudu. Ziya Özdağ ve Sabri
Özdağ bestelerinden örnekler sundu. Sanatçıların birbirinden güzel duygulu
kiminde bozlak kiminde oyun havası ile katkı verdikleri gün Öğretmen Sabri
Özdağ Bağında yaşandı.
Ali Ercan, Ziya Özdağ, Sabri Özdağ yanı sıra
yazar, şair, folklor
araştırmacısı Avukat Osman ÜÇER ve Niğdemiz dergisi’nde yöremize özgü yazıları ile bölgemize duyarlı Dr Yunus
Nadi Özdamar, Niğde yerel basınında köşe yazarlığı yanında araştırmacı gazeteciliği
ile bilinen Endüstri Mühendisi Ömer
Fethi Gürer ve Ünal Aslan bağda konuk olanlardı.
Niğde folklorunun gelişmesi ve sorunları üzerine
söyleşen konuklar Ali
Ercan sesi ve sazı ile duygulu anlar
yaşadılar.
Dost meclisinde çalıp söyleyen sanatçı ustalığından güzel örnekler sundu.
Ziya Özdağ ise Niğdeli güzel ses ve güzel saz ustası olarak
ustaların ustası Ali Ercan yanında sazını konuşturdu. Sabri Özdağ hem
Niğde tavayı elleri ile hazırlayıp konukları için pişirdi. Hem de kendi
bestesi ile sazın tellerine vurarak misafirlerine güzel bir gün geçirmesine vesile oldu. Araştırmacı yazar Niğde Folklorunun önemli değerlerinden Av. Osman Üçer anlatıları, dünde yaşanan anıları ile sohbetlere yön verdi. Dr Yunus Nadi Özdamar Niğde
anılarının yanında Niğde Folkloru’nun
mutlaka daha iyi tanıtılmasına konusuna vurgu yaptı.
Bor Şehri Kitabını yazan ve halen basılmakta olan Niğde kitabı ile
Niğde’yi araştıran Ömer Fethi Gürer
notlar aldı. Düşüncelerini
paylaştı. Niğde sazı sözü ile daha çok tanınması bilinmesi için elbirliği ile çaba
harcanmasının önemine değindi. Niğde
yemekleri yanında karpuz ve ardından da dut ziyafeti ile dostlar güzel bir günde Niğde
bağlarında Niğde anılarını doyasıya yaşadılar.
---------------
ERLİK ANLAMLIDIR…
AVUKAT ARKADAŞIMIN BU SESLENİŞİNİ DE SAYGIYLA
KARIŞLIYORUM..
Kükremiştir deli akar,
Çağlıyor ki köpük saçar,
Belli yıkar, durmaz akar..
Ulaşmalı bir denize..
Önüne bir set mi kondu,
Bir kem söz mü, diyen oldu?
Yürek yıkan acı boldu..
Geldi de hep, seni buldu?
Bu gayretler, övgü değer,
Az bulunur, böyle bir er,
Harcanma ki Osman ağbi,
Keskin sirke küpe zarar…
İyilik var, kötülük de,
Mücadele hiç sönmeyen,
Sorumluluk, var sadece
Yetebilmek,
bitmeyecek…
Bakma her an sağa sola,
Herkes çetin, bir savaşta,
Kahramanca, yolu aş da,
Takdir Allah’a kalmış..
Kollar kısa, gerçeği yaz,
Servetin yok, ömrün pek az,
Yaprak bile kıpırdamaz..
Eğer Allah istemezse!..
Sen de ona teslim ol ki,
Hikmetinden emin ol ki,
Sade bir
kul, değer ol ki..
Rabbin onay versin işe..
Mustafa KOÇ
SİTEMİZİN YAZARLARINDAN
Yedi devden biri yeni bir mektup yazdı:
Muhterem Büyüğüm Osman Üçer Ağabey;
Kapadokya’ya giderken Niğde’ye, sizin yanınıza
uğramakla ne iyi etmişim. Çünkü sanal dostluğumuz gerçek dostluğa dönüştü.
Beni güler yüzle karşıladınız. Her türlü güzelliği
gösterdiniz, doyasıya yaşattınız. Niğde’den özel arabanızla ta Nevşehir’e kadar
götürdünüz.
Bahçenizin leziz meyvelerinden ikram ettiniz.
Sohbetinizden fazlasıyla faydalandım. Mücadeleci, dürüst, özü sözü doğru bir
insan olduğunuza bizzat şahit oldum. Fakat zaman kısa olduğu için bu
saydıklarımın hiçbirine doyamadım.
Artık Niğde’de bir dostum, bir büyüğüm, bir abim
var. Bunun için kendimi bahtiyar hissediyorum. Allah sizlerden razı olsun.
Size ekte Kapadokya’da kazandığım “Kapadokya” konulu
şiir yarışması Türkiye ikinciliğiyle ilgili bir haber metni gönderiyorum. Bu
haberde kullanabileceğiniz fotoğrafları da ekte gönderiyorum. Sitenizde
duyurursanız memnun olurum.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Allah’a emanet olunuz.
Selâm, saygı ve muhabbetlerimle…
M.Nihat MALKOÇ
------------------
Çok Kıymetli Büyüğüm Osman Üçer Bey;
Aramızdaki mesafeler uzak olsa da gönüllerimiz
birbirine bakıyor. Onurlu Hamlemizi heyecanla takip ve takdir ediyorum. Bu
arada 50. sanat ve yazarlık şeref yılınızı da kutluyorum. Bizler sizlerin
açtığı nurlu yolda yürüyeceğiz.
Sizin gibi dostlarımız, ağabeylerimiz, fikir
öncülerimiz olduğu için şanslıyız. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.
Görüşmeyeli bir kısım yazı ve şiirler birikti
bende. Onlardan bir kısmını gönderiyorum size. Değerlendirirseniz sevinirim. Bu
arada köşemdeki fotoğrafı ekte gönderdiğimle değiştirirseniz memnun olurum.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Allah’a emanet olunuz.
Selâm, saygı ve muhabbetlerimle…
M.Nihat MALKOÇ
Trabzon Lisesi (Anadolu)
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
E-mektup: mnm61mnm@hotmail.com

Osman ÜÇER kitaplığında bulunan
Niğde’nin Sesi gazetesi 1958 yılı cildi.
İlk yazı başmakale.
HAZİRAN BAŞLIĞINI TAŞIYOR.
TARİH: 14.06. 1958
Osman Üçer ELLİNCİ SANAT YILINI YAŞIYOR..