Bu bahsin yarısı bu sitede, yarısı ise www.olumlu yol.com sitesinde
Cep: 0 535 210 68 34
osmanucer@ttnet.net.tr
Vergi:904 003 48 19
Posta çeki: 1410792
************************

Sitenin Anadolu
gazetesinde
Haber oluşu
-------------------
Sayın :Av. Osman ÜCER
NİĞDE
Değerli
Üstadım.
Kalemle
başlayan düşünüm ve yazın hayatı ile insanlık ve onur mücadelesinde 50. yılınıza ulaşmanızdan
dolayı sizi ve sahsınızda www. Onurlu
Hamle. Com da
ve www.olumluyol.com ‘da çalışan yazar, çizer, ve şairlerinizi kutlar
şahsınızda bu değerli kalemlere teşekkür ederim.
(Aşık KORHANİ) Kamber ORHAN
Antalya
Şair, yazar
arkadaşımıza teşekkür. Kısa zamanda aramızda
görmek istiyoruz.
Sayın :Av. Osman ÜCER
NİĞDE
Değerli Üstadım.
Kalemle başlayan düşünüm ve yazın hayatı ile insanlık ve onur mücadelesinde 50. yılınıza ulaşmanızdan
dolayı sizi ve sahsınızda Onurlu Hamle. Com da çalışan yazar, çizer, ve
şairlerinizi kutlar şahsınızda bu değerli kalemlere teşekkür ederim.
Türk toplumunun aydınla ve Ulus devlet olma
yolunda verdiği mücadelede emek
ve eserleriniz ile bu mücadeleye
katkılarınızdan dolayı silere sonsuz şükranlarımı arzederim.
Günümüzde Global emperyalizmin kol gezdiği
dünyamızda; Hangi düşünden ve görüşten olursa olsun dava ve düşün adamlarının kalemlerini ülke çıkarları lehine değil de kendi
çıkarları doğrultusunda kullanmaları, Türk toplumunun içine düştüğü
imliksizleştirilme sorunundan başka bir şey değildir.
Bu gün ülkemizde yaratılan suni gündemler, siyasal gerilimler , Ekonomik çalkantılarda ABD nin Büyük Ortadoğu
(BOP) projesi kapsamında yürütülen kimliksizleştirilme ve parçalama
planlarının parçalarından başka bir şey
değildir.
Gerek ABD, gerekse AB ve AKPM bu planın öncüleri ve
Türk toplumunun imha edilmesinde Lokomotif görevini üslenenlerin başında
gelmektedir. Ne yazık ki ülkemizdeki kalemini satmış bir çok aydın yazar
çizerlerle boyalı basının yaldızlı köşelerinde boy gösteren bilim adamı ve siyasilerde Ülkenin bölünme
parçalanma sürecine yasal yönden destek vermektedirler.
Bu ahval ve şerait için de hiçbir çıkar ve
hiçbir etnik ayrımcılık gözetmeksizin, kendinizi Türk toplumunun Ulus devlet olma ve aydınlanma mücadelesine verdiğinizden dolayı
kutlar kaleminiz ve azminiz güçlü, yüreğinizin sevecen kalması dileğiyle 50. yılınızı kutlar saygılar
sunarım.
(Aşık Korhani)
Kanber ORHAN
---------------------
HAYATI BOYUNCA BİR İDEOLOJİYE KAPI KÖPEKLİĞİ YAPAN o:üçer
((BÖYLE BOŞA ÇIKACAKMIŞ, O GÜZELİM DAVA ÇIOĞUNLUKLA GAFİLLERİN ELİNDE KALACAK, KEŞKE YALNIZ FOLKLORİK MESELELERİN ÜZERİNE GİTSEYDİM!)) DİYOR.
HADİ ONDAN BİR FOLKLORİK HİKAYE DİNLEYELİM:
Bir FOKLORİK hikaye
İYİ KIZ HAS KIZ,
HUYU PEK ÇITIZ
1947 YILINDA Süslü
Nesibe isimli teyzemden (annemin teyzesinden) öğrenmiş ve notlarım arasına
yazmıştım.
Konuşan: Osman ÜÇER
Bir evde hem
dul bir teyze ve hem de evlenme çağı gelmiş bir yeğen yaşarmış. Bir gün yeğen
Meral’e dünürcüler geleceği haber alınmış. Meralin annesi, kardeşi dul Remide’ye:
-
Aman kardeşim, dünürcüler gelince kızımı iyi bir öv ki,
pek beğensinler! dedi. Remide, verilen görevi iyi
yapacağını Merale söyledi. Hiç merak etme sen kahve pişirirken ben içirde onlara gerekli şeyleri söylerim! dedi.
o Dünürcüler
söylenen günde çıkageldiler. Misafir odasında baş sedire oturtuldular.
Remide, hemen
yanlarına ilişti. “Gülümsemelerle süslediği” sohbetini sürdürüyordu.. Ancak anlatımlarından bazılarını yüksek sesle söylüyor
bazılarını ise mimik ve jestleri ile küçümsediği belli olan şekilde söylüyordu.
Meral her ne kadar teyzesi övmeler için garanti vermişse de, yine içi rahat
etmediği gibi ocağa cezveyi sürmüş olmasına rağmen hemen kapalı kapıya kulağını
dayıyor, konuşulanları anlamaya çalışıyordu. Remide’de
yeğeninin kapıyı dinleyeceğini tahmin ettiği için bazı cümleleri yüksek sesle
ve fakat bazılarını ise yalnız dünürcülerin duyacağı bir sesle, mimik ve
jestlerle süsleyerek söylüyor, anlatıyordu:
-
“Yüksek sesle” Bakın yeğenim diye söylemiyorum! Çok iyi bir
kız. Kolay kolay bulunmaz bir kızcağız.
İyi kız, has kız,
(yavaşça)
huyu pek çıtız!
-
(Yüksek) Sandık dolu sepet dolu
(Yavaşça) Arkasına giyecek hırkası yok!
- (Yüksek) Gezme bilmez, tezme bilmez!
(Yavaş) Çarşaf
başından inmez
- (Yüksek) Lafı yoook, sözü yooook..
(Yavaş) Pabuç gibi
dili var..
-
(Yüksek)Yemez, içmez..
(Yavaş) Kıyma
dürümü elinden düşmez..
-
(Yüksek)
-
(Yüksek) Saçı çoook, başı çoook..
(Yavaş) İçinde
kavurması çoook!
----------------------
Bu bölümde Osman
Üçer’in kimliği
anlatılıyor.
Bir dava adamı olduğu
için düşmanı DOĞAL OLARAK pek çoktur.
Kötü olmasa düşmanı
olmazdı.
Düşmanlarının dediği
kadar kötü olmadığını ispat için dostlarının Osman ÜÇER’in hakkında yazdıkları
bazı yazı ve şiirleri de kalkan olarak sunma durumundayız..
Bir öğünme olarak
algılanmamasını,
Karınca kaderince
dağarcığına yerleşmiş dost seslenmelerinin
Bu açıdan
değerlendirilmesini istirham ederiz.
---------------------------------
SAYGIDEĞER DOSTLARIM,
"ONURLUHAMLE SİTESİ "SAHİBİ AV. OSMAN ÜÇER'
E TEŞEKKÜR EDİNİZ
BİLAÜCRET Allah Vatan Millet için yıllardır birşeyler yapmağa karınca kaderince millete hizmet hakka
hizmet felsefesi ile çalışıyor, didiniyor. Nesli tükenenlerden olan bu Osman
Üçer günahı ve sevabı ile karınca misali: " bu ayaklarla bu hızla- süratle
Mekke’ye gidemem ama bu yolda ölürüm" gibi çalışanlardan. Büyüklerimizin
kıymetini bilelim inanın bir küçük teşekkür onları memnun eder, küçüklerimi
gözlerinden, büyüklerimin ellerinden öperim. Dostlar sağ olsun...
VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR!
Selam hak ve hakikate talip olanlara...
Gerçekleri açan değil, gerçekleri örtene Kur' an KAFİR der, bu hususu da bilgilerinize sunarım... Ali İhsan
Okçu
23.5.8 tarihinde imeille gönderilen şiir:
AŞIK KORHANİ’NİN OSMAN
ÜÇER’E HEDİYESİDİR:
DÜNYA DA ÜÇ TÜRLÜ DOST VARDIR.
1-BİRİNCİSİ; EKMEK GİBİ, SU GİBİ, HAVA GİBİ SEN ONU HERZAMAN ARARSIN.
2-İKİNCİSİ İLAÇ GİBİDİR SEN ONU İHTİYAÇ DUYDUĞUNDA ARARSIN.
3- BİR DOST VARDIRKİ MİKROP GİBİDİR VÜRÜS GİBİDİR O GELİR SENİ
BULUR.
GÜZEL
DOST
Beni Benden sorma Bende değilim.
Anlat bana sen nasılsın güzel dost
Vücutta, beden de, tende değilim
Anlat bana sen nasılsın güzel dost ?
Derbent boğazından girer içeri.
Hukukun üstadı, Folklorun eri.
Niğde için yanan Osman Üçer’i .
Anlat bana sen
nasılsın güzel dost ?
Bunca cefa, çile niçin kullarda.
Özledim sılayı gözüm yollarda.
Pirim Osman ÜÇER hangi hallarda.
Anlat bana sen nasılsın güzel dost ?.
Güzel Olmuş Mihrali’nin
destanı.
Dedem Korkut gibi
gönül yasta mı.
Pirim Osman Üçer, yoksa hasta mı.
Anlat bana sen
nasılsın güzel dost ?.
Duçarı da deli gönül duçarı.
Ateşten gömlektir, sevdanın narı.
Pir Osman Üçer’in bitmeyen zarı.
Anlat bana sen
nasılsın güzel dost ?.
Dünya böyle gelmiş, hep böyle gider.
Sardı şu gönlümü gam ile keder.
Korhani kendiyle
hasbıhal eder.
Söyle bana sen nasılsın
güzel dost ?
Aşık Korhani
ŞİİRE
NOT: Niğde’de vatan millet sevgisiyle dolu, Valiliğin bel kemiği, derneklerin
can simidi, folklarik çalışmaların en büyük
destekleyicisi, uzaklarda da olsa kendisini yakın hissettiren bu babayiğidin
şiirine muhatap olmak az seviye değildir. İnşallah Korhani
yanılmıyordur. İyi olmaya çalışacağım..
BİR ALPEREN PORTRESİ
…Alperen dost Osman Üçer’e muhabbetle…
Hamiyet denilince arşa değer gölgesi
Niğde’de yaşasa da her yurt onun bölgesi
Hakikat burçlarında yankılanıyor sesi
Türk-İslam mefkûresi uğruna serden geçer
Doğar Niğde ufkundan Alperen Osman Üçer
Desiselere gelmez dünden görür yarını
İmanlı nesil için harcar bütün varını
Niğde türkülerinde dağıtır efkârını
Sevgi, hoşgörü eker; dostluk kardeşlik biçer
Niğde hafızasından silinmez Osman Üçer
Mücadele gerekse zalime duvar olur
Zümrüdü Anka gibi küllerinden var olur
Mankurda çetin ceviz, sadıklara yâr olur
Muhabbet oluğundan aşk kevserini içer
Dede Korkut misali öncüdür Osman Üçer
Dikenleri ayıklar, bahçelerde gül derer
Hakikatin pençesi yalanı yere serer
Durulur kasırgalar, tufan sükûna erer
Çileye talip olur, ülkü yolunu seçer
İpeklere sarılı çeliktir Osman Üçer
Yalanın saltanatı bir gün elbette biter
Baykuşların dalında nazenin bülbül öter
Geçer Bor’un pazarı merkep Niğde’ye gider
Dağılır karanlıklar ufuktan güneş açar
Huzura kanatlanır sessizce Osman Üçer
Hakk’ın nurlu yolunda harcarken nefesini
İletir dört bir yana hakikatin sesini
Alnında kırışıklar öper seccadesini
Bütün faniler gibi gün gelir o da göçer
Hoş bir seda bırakır Niğde’de Osman Üçer
M. Nihat MALKOÇ
-------------------------------------------------------
KADER
NE KADAR BİLSEN BİLE,
HATIRLATILSA DERİN
KADER KENDİ OLUŞUR
OL DAİMA SAKİN VE SERİN
KADER KALLEŞ OLUŞUN
ÇARE YOK DÜZELTMENİN
AH VAH DEMEMELİSİN,
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
NASİHAT DİNLEMEYEN
KADERE LAF EDEMEZ
GELENE HİÇ GİT DENMEZ
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
SON PİŞMANLIK ÇARE YOK
KALBE SAPLANMIŞ BİR OK
DERİN DERİN ÜZÜLME
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
YARATIKLA TAM YAŞIT
KADER EBEDİ TAŞIT
BOŞA HİÇ ÇIRPINMA Kİ,
OL DAİMA SAKİN VE SERİN…
ALİ MERAKLI
XXXXXXXXXXXXX
25 EKİM 2007 tarihli NİĞDE ANADOLU
GAZETESİNDE YER ALAN
ÖMER FETHİ GÜRER’İN KÖŞE YAZISI
OSMAN ÜÇER’E TEŞEKKÜR
ÖMER FETHİ GÜRER
Niğdeli olupta Osman Üçer’i tanımayan yok gibidir. Avukat mesleği
olmasına karşı yazar, araştırmacı, folklorcu, şair, derlemeci, siyasetçi ve
gazeteci yönleri ile Osman Üçer canlı bir kütüphane gibidir.
Niğde Kitabı ile ilgili
arşiv çalışmaları sırasında Kayardı bağ evinde
Kütüphanesini bize açtığında gördük ki yalnız Niğde için değil Türkiye içinde
açıkçası bilgi hazinesinin adresidir.
Osman Üçer; 1940
yılında Şubat ayında doğmuş. O yılların kış soğukları içinde ailesine sıcak bir
mutluluk yaşatarak dünyaya gözlerini açmış. Babası Ahmet Üçer annesi Hayriye
hanımdır. İlköğrenimi liseye kadar Niğde’de yaptıktan sonra Hukuk Fakültesini
İstanbul’da 1966 yılında tamamlıyor. Daha çocuk denecek yaşta gazeteciliğe ilgi
duyuyor ve yazıları Niğde gazetelerinde yer bulmaya başlıyor.
Niğde gazeteleri
farklı kütüphanelerde arşivlerini incelerken Niğde kütüphanelerinde de bu
gazeteleri bulamadım. Osman Üçer 1954 sonrası bende var deyince hemen incelemek
için izin istedim. İçtenlikle olur verdi.
Kayardı bağına
sabah gün ilk ışınları ile gittim. Hemen gazetelere bakmak istiyordum ama önce
bağ gezeceğiz dedi. Allah vergisi meyve boldu ve dostlarına dağıtıyordu. Bize
de ısrarla ikram edince kıramadık nefis şekerparelerden yedik. O sırada bahçede
‘bostan’ yerleri ve ağaçların arasından gazete arşivine erdik.
Bahçede bize yer
hazırlamıştı. Biz gazetelere bakacağız diye heyecan duyarken Üçer’de arşivinin
yararlanılmasından mutluluk duyuyordu. Hemen yardımcı oldu. Gazeteleri tek tek incelemeye başladım. Gazeteleri incelerken bir yerde
Osman Üçer gazeteciliğe başladığı sürecin ilk on yılını da gözlüyordum.
Niğde’nin Sesi
gazetesinde 14.06.1958 yılından itibaren folklor ve araştırmaları ile günümüze
eren yolculuğa ilk çalışmalarını heyecanla okudum.
Osman Üçer atak ve
üretken kimliği ile kısa sürede olduğu topluluklarda öne çıktığını da o süreçte
daha iyi görme olanağım oldu. Niğde Gençlik Derneği Başkanlığı döneminde Lisede
edebiyat ile etkinlikler, folklor geceler düzenlemesi genç yaşta bu anlamda önemli
çabalarını oluşturmuştu. Daha o yıllarda Niğde için bir ön açıcı oluyordu.
Öğrencilik
yıllarında derneksel faaliyetlerde Başarlı olması ile kısa sürede tanınan Osman
Üçer ; İsmail Özmel, İrfan
Bahar, Asım Tanış gibi genç yazanları içinde folklorik yazılara daha çok
yöneldiği de görülüyor. O arada ülke genelinde farklı yayınlarda yazıları da
çıkmaya ve ulusal anlamda yaptıkları ilgi bulmaya da başlıyor. Üniversitede
öğrenci olduğu süreçte ise siyasi yazılara yöneliyor.
İstanbul sonrası Niğde
dönüşünde Osman Üçer siyasete ağırlık veriyor ve Niğde’de ülkücü harekette sözü
geçen ve dinlenen bir konuma eriyor. Ancak vurdulu, kırdılı, kavgalı
,ortamlar yerine Türklük ile ilgili araştırma inceleme çaba ve
çalışmaları benimsiyor, ne var ki siyasetin hızlı aktığı o yıllarda yaşanan
ayrışmalardan nasibini alıyor ve bir kanadın sözcüsü gibi görülmeye başlanıyor.
Ancak onun için
mahallesi arkadaşları, komşuları farklı görüşlerde de olsa onlara karşı
dostluğunu hep koruyor.
Sanatsal
duygusallığı her dönemde onun yanında oluyor. Ne var ki üretkenliği bir süre
yalnız siyaset üzerine yoğunlaşmaya başlaması Niğde folkloru olarak daha çok
yapacaklarını belki de frenliyor. Daha sonrasında Nazilli süreci yaşayıp tekrar
döndüğü Niğde’de ise bu kere tüm ağırlığını folklor ve anılardan oluşan yaşama
veriyor.
Önemli hizmetleri
olan değerlerin gün ışığına çıkarılmasına çabalıyor. Kitapları şiirleri
yayınlanıyor. Niğde gazetelerinde yazıları çıkıyor Bu süreçten sonra
teknolojide gelişmelere ayak uydurup İnternet ile olumlu yol ve onurlu hamle
adı ile iki site ile Türkiye dışına da açılıyor.Kendi
kulvarında iddialı yazılarla yazmaya devam ediyor.
Özdeyişler,
Fikirler Zaman Tünelinde Üçkapılıoğlu kel Ali Niğde
Folkloru, Osman Üçer ile söyleşiler, Gökçe dede Ülkesi, Kabaksız anıları ile
binlerce yazıya imza atan Osman Üçer Niğde için folklorik sohbette ilk durak
konumunda olmayı başaracak eserlere imza atıyor.
Her insan gibi
duygusallığı, her insan gibi kırgınlıkları olsa da Niğde için Osman Üçer çok
önemli bir birikimin adresi olmaya devam ediyor. Böylesi değerleri farklı
yerlerde daha yoğun sahiplenildiğini gören bilen bizler için Osman Üçer gibi
emek verenler Niğde ile ilgili çalışmalarda kaynak kişi olarak görülmesi
gerekir.
Siyasetin tüm
kıvrımlarında olan biteni görecek kadar deneyimlerini beyninde derleyen ve
süreç içinde insanı yanlışını yüzüne söylemeden ‘bu toplum düzen tutmaz’
noktasına eren Üçer, Niğde folklorunun gelişimi ve ileri taşınmasında varlığı
bir şanstır.
Günümüzde Başta MHP
lideri Bahçeli olmak üzere bir dönem siyaset yaptığı insanları da sert bir
şekilde eleştirir iken farklı siyasi çizgide de olsa olumlu çaba ve çalışmaları
alkışlayarak destek vermeyi benimsiyor. Ülkesini ve Niğde yi seven ve folklora
sahip çıkan herkesin yanında oluyor.
Osman Üçer ile sohbette kimi zaman süreç hızla akıyor. Çok bilgi, çok deneyim ve çok Niğde sevgisi olan biri ile söyleşmek konuşmak ondan yararlı bilgiler edinmekte ayrı bir keyif veriyor. Kitaplarını bulup okuyun ama bulamazsanız internette sitesine girin tad alacağınız keyifli kitaplarından bölümler ve yazıları sizi bekliyor.
ERLİK
ANLAMLIDIR…
AVUKAT ARKADAŞIMIN BU SESLENİŞİNİ DE SAYGIYLA
KARIŞLIYORUM..
Kükremiştir deli akar,
Çağlıyor ki köpük saçar,
Belli yıkar, durmaz akar..
Ulaşmalı bir denize..
Önüne bir set mi kondu,
Bir kem söz mü, diyen oldu?
Yürek yıkan acı boldu..
Geldi de hep, seni buldu?
Bu gayretler, övgü değer,
Az bulunur, böyle bir er,
Harcanma ki Osman ağbi,
Keskin sirke küpe zarar…
İyilik var, kötülük de,
Mücadele hiç sönmeyen,
Sorumluluk, var sadece
Yetebilmek,
bitmeyecek…
Bakma her an sağa sola,
Herkes çetin, bir savaşta,
Kahramanca, yolu aş da,
Takdir Allah’a kalmış..
Kollar kısa, gerçeği yaz,
Servetin yok, ömrün pek az,
Yaprak bile kıpırdamaz..
Eğer Allah istemezse!..
Sen de ona teslim ol ki,
Hikmetinden emin ol ki,
Sade bir kul, değer
ol ki..
Rabbin onay versin işe..
Mustafa KOÇ
SİTEMİZİN YAZARLARINDAN
Yedi devden biri yeni bir mektup yazdı:
Muhterem Büyüğüm Osman Üçer Ağabey;
Kapadokya’ya giderken Niğde’ye, sizin
yanınıza uğramakla ne iyi etmişim. Çünkü sanal dostluğumuz gerçek dostluğa
dönüştü.
Beni güler yüzle karşıladınız. Her türlü
güzelliği gösterdiniz, doyasıya yaşattınız. Niğde’den özel arabanızla ta
Nevşehir’e kadar götürdünüz.
Bahçenizin leziz meyvelerinden ikram
ettiniz. Sohbetinizden fazlasıyla faydalandım. Mücadeleci, dürüst, özü sözü
doğru bir insan olduğunuza bizzat şahit oldum. Fakat zaman kısa olduğu için bu
saydıklarımın hiçbirine doyamadım.
Artık Niğde’de bir dostum, bir büyüğüm,
bir abim var. Bunun için kendimi bahtiyar hissediyorum. Allah sizlerden razı
olsun.
Size ekte Kapadokya’da kazandığım
“Kapadokya” konulu şiir yarışması Türkiye ikinciliğiyle ilgili bir haber metni
gönderiyorum. Bu haberde kullanabileceğiniz fotoğrafları da ekte gönderiyorum.
Sitenizde duyurursanız memnun olurum.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Allah’a emanet olunuz.
Selâm, saygı ve muhabbetlerimle…
M.Nihat MALKOÇ
------------------
Çok Kıymetli Büyüğüm Osman Üçer Bey;
Aramızdaki mesafeler uzak olsa da
gönüllerimiz birbirine bakıyor. Onurlu Hamlemizi heyecanla takip ve takdir
ediyorum. Bu arada 50. sanat ve yazarlık şeref yılınızı da kutluyorum. Bizler
sizlerin açtığı nurlu yolda yürüyeceğiz.
Sizin gibi dostlarımız, ağabeylerimiz,
fikir öncülerimiz olduğu için şanslıyız. Allah sizleri başımızdan eksik
etmesin.
Görüşmeyeli bir kısım yazı ve şiirler
birikti bende. Onlardan bir kısmını gönderiyorum size. Değerlendirirseniz
sevinirim. Bu arada köşemdeki fotoğrafı ekte gönderdiğimle değiştirirseniz
memnun olurum.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Allah’a emanet olunuz.
Selâm, saygı ve muhabbetlerimle…
M.Nihat MALKOÇ
Trabzon Lisesi (Anadolu)
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
E-mektup: mnm61mnm@hotmail.com

Osman ÜÇER
kitaplığında bulunan
Niğde’nin Sesi gazetesi 1958
yılı cildi.
İlk yazı başmakale.
HAZİRAN BAŞLIĞINI
TAŞIYOR.
TARİH: 14.06. 1958
Osman Üçer ELLİNCİ SANAT YILINI YAŞIYOR..
YAZARIMIZ ÖMER FETHİ GÜRER’İN EMRİNE ESKİ
NİĞDE GAZETELERİ KOLLEKSİYONUNU SUNAN OSMAN ÜÇER BU VESİLE İLE İNCELENDİĞİNDE
YAZI HAYATININ 14.06.1958 DE BAŞLADIĞINI GÖRDÜ. BU DURUMA GÖRE
ELLİNCİ SANAT YILINA BAŞLAYALI 1 AY DA
GEÇMİŞ BULUNMAKTADIR. MAZİNİN YAZILARININ tasnifi ÇOK BÜYÜK EMEK İSTEDİĞİ
GÖRÖLÜYOR.
ALLAH VATAN VE MİLLET YOLUNDA HİZMETİ
YEĞİNLEŞTİRSİN..
50. YIL NEDİR?
OSMAN ÜÇER’İN BİLİNEN,
BASINDA YAYINLANAN İLK MAKALESİ
NİĞDE’NİN SESİ 1960
DAHA ÖNCEDE BASINDA YAZISI ÇIKTI AMA ELİMİZDE BELGESİ
YOK.
BU OLAYI ONUN SANAT YILININ BAŞLINGICI KABUL ETTİK.
ALLAH NİCE ELLİ YILLARA ULAŞTIRSIN.
BU SÜTUNDA BU SENE BU KONUDA YAZILAN YAZILARI SUNACAĞIZ…
-------------------------.
SİTELERİMİZİN KURUCUSU
OSMAN ÜÇER KİMDİR?
“Varım, varız!” diyebilmek
için daima, yıllar boyu Hamle kelimesine sarılmış bir yazarımızdır.
YAŞ İLERİLİĞİ
TEKNOLOJİYİ KAVRAMASINI, KULLANMASINI ÖNLEMEMİŞTİR.
TELEVİZYON YAYINI
YAPABİLEN, İNTERNET SİTELERİ YÖNETEBİLEN
BİR YAZARIMIZDIR…
HAYATI BOYUNCA FİKRE HİZMET EDERKEN TEK KURUŞ YARAR
SAĞLAMAMIŞTIR.
AKSİNE ÇOLUK ÇOCUĞUNUN NAFAKASINI BU YOLLARDA HARCAMAYI
ŞEREF BİLMİŞTİR…
YETİŞTİRDİĞİ BİNLERCE GENÇTEN ÇOĞUNUN, BU GÜN KARANLIK
YOLLARDA OLUŞUNU
TAKDİRİ İLAHİ SAYMIŞ, AVRUPA VE AMERİKAN ETKİSİNİN
MİLLETİMİZİN RUHUNU YIKICI TAVIR TAŞIDIĞINI SÖYLEMEKTEDİR..
((BEYNELMİLEL KOMÜNİZME KARŞI YÜRÜTTÜĞÜM MÜCADELE, YOBAZLIĞA
KARŞI YÜRÜTTÜĞÜMDEN KOLAYDI!)) DİYOR.
MİLLİ MARŞLARLA SÜSLENİN ÜLKÜ OCAKLARINDA
CHP’Lİ, AP’Lİ AİLELERİN ÇOCUKLARINI VATAN VE MİLLETİN
DAYANAĞI OLARAK YETİŞTİRMİŞTİR. 980’DEN SONRAKİ YIKIMA AD VERMEKTE
ZORLANMAKTADIR…
GÜNÜMÜZDE KENDİSİNE SAĞCI DİYENLERİN İÇİNDE BULUNDUĞU GAFLET
VE DELALETİ ŞİİRE, KMAKALEYE DÖKMEKTE MAHİR BAŞARILARI DİKKAT ÇEKMEKTEDİR.
EGE’DE SANAT OLAYLARINA KATILIŞI ÜÇER’E YENİ UFUKLAR
AÇMIŞTIR.
ŞİİRİ ŞAİRİNDEN GÜZEL OKUMAK GİBİ BİR İDDİASI DA
BULUNMAKTADIR.
KÜLTÜR ÇALIŞMASI YÜRÜTTÜĞÜ YERLERDE ŞİİRİ EN İYİ OKUMAYI
ÖĞRETMEKTE, ON ONBEŞ ŞAİR YETİŞTİRMİŞTİR.
350 SAYFALIK ŞİİR KİTABI DAVA İÇİN YAZILMIŞ ÖLÇÜLÜ, DURAKLI,
KAFİYELİ ŞİİRLERLE DOLUDUR.
ŞİİR OKURKEN, SES SONUNDAKİ SİHİR DİKKAT ÇEKMEKTEDİR.
1997 DE RANT ÇEVRELERİNİN NAMUSSUZLUĞUNA KARŞI YENİDEN
BAŞLATTIĞI MÜCADELE OSMAN ÜÇER’İ MADDETEN VE MANEN ÇOK YORMUŞ VE FAKAT
YIKILMAMIŞTIR.
BİR TAKIM MANEVİYATÇI KÖPEKLER BİLE RANT ÇEVRELERİNE TESLİM
OLMUŞ, ONLARLA BİRLİKTE OSMAN ÜÇER’E SALDIRMAYI, ENGELLEYEMEYİ DÜSTUR
EDİNMİŞLERDİR…
HIRSIZLARA, ARSIZLARA KARŞI YÜRÜTTÜĞÜ MÜCADELENİN İBADET
OLDUĞUNA İNANMAKTADIR.
XXXXXXXX
50. YIL İÇİN ÖĞRETMEN YAZAR MEHMET
KILINÇ’IN İSTANBUL’DAN MESAJI:
Yazı hayatınızın daha doğrusu kaleminizle
başladığınız Büyük Türkiye mücadelenizin 50. yılı kutlu olsun Osman
Ağabey.
Gerek şiirleriniz gerekse mahallî
gazetelerdeki yazılarınızla hiç bir menfaat beklemeden, yalansız, riyasız bir
mücadele geçmişiniz var.
Her Türk Aydını’nın örnek alacağı bir
mücadele insanısınız.
Sizi beğenenler de beğenmeyenler de
siyasî ve ideolojik taraftarlarınız da rakipleriniz de bunu teslim
edeceklerdir.
Sizin heyecanınıza, mücadele azminize gıpta
ediyorum.
Allah kaleminize güç versin ve size daha
nice yıllar kaleminizle bu millete hizmet etmeyi nasip etsin.
Tanrı Türk'ü Korusun!
Mailturka.Net - Türkiye'nin en gelişmiş email
hizmeti. 1 GB alan, güçlü spam koruma.
__________ NOD32 1.1706 (20060814) Bilgi __________
MEHMET BEY KARDEŞİM..
O KÖTÜ GÜNLERİN TESELLİ KAYNAĞI
SİZİN NİĞDE MERKEZ VE İLÇELERDEKİ AYIKTIRMA ÇALIŞMALARINIZ İDİ.
NİĞDE’DE ÖRNEK BİR MÜCADELE İLE UĞRAŞIRKEN
ÇAMARDI’DAN EVLENEREK ENİŞTEMİZ OLDUNUZ.
KALBİMİZDEKİ YERİNİZ DAHA ÇOK MİLLİ
ÜLKÜ YOLUNDAKİ TAVİZSİZ
İZAHLARINIZLA HAKLI OLARAK KAZANDIĞINIZ SEVİYELİ YERİNİZDİ.
BÖYLE BİR KİMSENİN KUTLAMA
GÜNÜNDEKİ İFADELERİ BENİM İÇİN DEĞER TAŞIR. ALLAH RIZASI İÇİN VESİLE OLURSA BU
CEPHEDE KUSURLARIMI BİLİYORSANIZ O’NU DA ZİKREDİNİZ.
ÖBÜR DÜNYAYA GİDERKEN EN AZ EKSİKLE
GİTMEK İSTİYORUM.
TEŞEKKÜRLERİMİ ARZ EDERİM.
OSMAN ÜÇER
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Osman ÜÇER VE
50
ALİ İHSAN OKÇU
TEK BAŞINA MÜCAHİT
mi? TEK BAŞINA ORDU mu?
Bu Osman ÜÇER. Kesinlikle EVET!
Osman ÜÇER’ in Mücahit
olduğu mukaddesleri ne ?.
TÜRK MİLLİYETÇİSİ
mi? EVET! VATANPERVER mi? EVET!
Kutsal Dinimiz
İSLAM’ a “Asr-ı Saadet” deki gibimi bakmak istiyor?
EVET!
BAYRAĞINA AŞIK mı? EVET!
9 köyden kovulacak
kadar sözü özü pek doğrumu Osman ÜÇER’ in EVET!
Emperyalistlere,
Dönmelere, gizli açık Vatanı satan hainlere karşı mı Osman ÜÇER? EVET!
Sevmeyeni sevenden
çok mu? EVET!
Zikri (
söyledikleri, yazdıkları...) neyse FİKRİ O değil mi? Bu fikir/ fikri mukaddeslerimize
ters mi HAYIR!
Yazdıklarında
çizdiklerinde verdiği mesajlar Batıl mı HAYIR!
“Güçlü HAKLIDIR mı
diyor, yoksa; HAKLI GÜÇLÜDÜR- GÜÇLÜ OLMALIDIR mı
diyor? Evet!
Böyle söylüyor bu
şekilde yazıyor Osman ÜÇER.
BİLDİĞİ DOĞRUDAN
ŞAŞMIYOR ama; Daha sıhhatli güzel, olumlu, akıl çerçevesinde mantıklı bir hususu düşünüyor ve çok
kısa bir zamanda mukayeseyi, özümsemeyi yaparak devamlı kendini yeniliyor/
rafine ediyor Osman ÜÇER.
Takıntıları var mı ? (bana göre)
maalesef var. Ne mi bunlar? Bana göre dedim ya, biz aramızda tartışıyor ve
hallediyoruz, halledemediklerimizde oluyor, ben olaylara teknik, O ( Osman
ÜÇER) sosyolojik bakıyor.
Kim ne derse desin
bir HİZMET VERİYOR Osman ÜÇER. Verdiği hizmetin karşılığını HALK BİLMESE HALUK
Bilir.
NİCE NİCE 48 senelere dostum. Bu yazımı biraz
geç gönderiyorum, yükü ağır olanın yolu uzun çekiyor. Öyle bir zamanda
yaşıyoruz ki, Atın izi itin izine karışmış diyorlar, inan dostum ben at izi de göremiyorum...Bir sürü it çakal izleri var... Diyorlar ki
“Siz yaşlı kurtlar çakallara ...” cevap veriyorum “... maskara olmayız çünkü
biz ÇAKALLARI çok çok
İYİ TANIYORUZ!...”
Belimiz bükülse,
gözlerimizin feri kalmasa ve hatta hiç hareket edemez gibide olsak ÇAKALLARA ve
MÜNAFIKLARA (*) ARKAMIZI DÖNMEYECEĞİZ!... Selam HAKKA
TABİ OLANLARA!
Ali İhsan OKÇU
(*) Sevdiklerim ve
beni sevenlerin
içinde münafık ve çakal yoktur. Ölçüm mü ne? Bırakın bu sırda bende kalsın…
---------------------------------
Sayın OKÇU,
Bu yazdıklarını
ben yazsam 12 sayfa yazmam gerekirdi. Bilim adamı olmak kolay değil demekki.
Kısa ve özlü. Aslında hak etmediklerim de var. Takdir senin.
Gözlerinden
öperim. OÜ
Not: Bir daha ilim
kitabı yazınca biraz daha bizim anlayacağımız şekilde yaz olur mu?
----------------------------------------------
------------------------
XXXXXXXXXXXXXXXXX
ALMANYA’DAN DR. LEVENT
SEÇER’İN
OSMAN ÜÇER’E
MEKTUBU
Sayın Osman ÜÇER,
Degerli ağabeyim.. Bugün saatlerce tüm sitenizi okudum ve kendime simdi kiziyorum…
Neden sizi daha evvel tanimadim diye,,…
sizin öyle sicak büyük derin bir yüreğiniz var ki ,
bunu sitenizin her kelimesini okudukça
(yasaminizi) daha iyi anladim,
Yine de gec kalmış sayılmam sanirim
Sayin Ücer….Özellikle düsüncelerinizle duygularinizla fikirlerinizle ayni noktada buluşmanin sevincini de bugün bir kez daha yasadim.
Söylemlerinize düsüncelerinize yürekten katiliyorum,
Bizler gibi düsünenler olduğu sürece merak etmeyin. Türkiye"nin
içte ve uluslararasi alanda cağdaşlaşmanin icinde olmasi bir gün mutlaka gerceklesecsktir,
siz her yazinizda
söylemlerinizde doğrulari gercekleri
anlattiniz
Sayin Ücer,
biz sizin gibi değerleri ilim insanlarinin her zaman feyzinden düsüncelerinden birseyler almaliyiz,..
Sizler ne yazik ki az yasayan değerlersiniz,tüm
dualarim sizin daha cok yaşamaniz
icindir…
Buradaki tüm Nazillili ve Nigdeli dostlarla sürekli sizi andik,
Ben de calişmalarimi
derleyebildiğim kadar yolladim,
Umarim elinize gecer,
ileride fikirsel yazilarimi da yollayacağim,
sizin icin her seyi yapmaya hazirim,
size upuzun başarilarla salikla dolu bir
gelecek diliyorum, bu vesileyle tum sevdiklerinize de
ayni dileklerimi sunmak isterim sevgi selam ve saygilarimla.
Bu yil yapilacak
NOBEL 2007-torenlerine onur konugu
olarak davet edildim UNESCO tarafindan,
Çok mutlu oldum..
Ayrica Finlandiya
(Helsinki) Kammermusikki sanat akademisinin ve
Macaristan Pecshe sanat ve kültür vakfinin verecegi uluslararsi sanat
ödülünü alacağim. Avusturya wien 2007 müzik festivali
ile Almanya Mitte -XVI Europa festivalinde
Türkiye"yi temsil edeceğim,
Ayrica Isvicre
uluslararsi Lucerne
festivalinde piyano calarak konser verecegim,
Son anda gelen sevincli haberleri sizinle paylasmak
istedim,tekrar saygilarimla.
Dr.Levent Secer-Deutschland
OSMAN ÜÇER’İN
ESERLERİ HAKKINDA
YAZAN. AVUKAT AHMET
KARACA
Hakimlikten emekli bir kimseyim. Belli bir sürede
avukatlık yaparak yaşanan hayatı değerlendirmek istiyorum. Hayatım boyunca yazan çizen bir adam olarak,
güzel yazı, güzel fikir kitabı, güzel roman buldum mu kaçırmam.
Yazılarım
gazetelerde yayınlanır. Hayati konulara dokunduğum ve meseleleri objektif izah
ettiğim kabul olunur.
Bölgemizde meslektaşım
Osman ÜÇER’in meraklı ve devamlı okuyucusuyum. Binlerce makalesi yayınlanan,
romanları olan, fikri eserler yazan, güldürü kitapları kaleme alan bir kişi olarak Osman ÜÇER’in
bu eserlerde imzasını görünce mutlaka
okuma duygusu uyanır içimde.
Bu okuma isteği
yakın arkadaşım olduğundan değil, (gerçekten inandığımı söylüyorum) üslup
sahibi bir yazar olduğu için belirir.
Yazılarını,
kitaplarını o kadar akıcı kaleme alıyor ki, sanki yanınızda sohbet eder gibi
hissediyorsunuz kendinizi..
Akıcı mı akıcı..
Bunu nasıl
başarıyorsun dediğimde cevabı mantıki idi:
-
(( Yazmaya başladım mı hiçbir zaman etkili söz edeyim, ya da
süslü yazayım! Endişesine kapılmam.
Böyle bir ön fikrim yoktur.
-
Çoğu
zaman özne, yüklem ve tümlecimi darmadağın sıralarım.
-
Ama
yazıyı tashih için okturken bu hususlar kabak gibi
belirdiğinden tashih kendiliğinden yapılmış olur.
-
Ufak
bir iki dokunuşla tabiilik daha da beliriverir.
-
Her
zaman yapamam ama, üçüncü defa okursam suç olan
kısımları fark ederim ve düzeltirim.
-
Acele
yazı yazmamak, çalakalem bamım evine, gazeteye yazı göndermemek için kendi kendime tenbihliyim ama, önemli olayların havasında çok defa bu
imkanı bulamam.. İnşallah gafil avlanıp savcı önüne öturmaya
mecbur olmam. (!)
İşte
başarının sırrı. İşte
sanatkar oluşun anahtarı.. İçtenlik, içtenlik.. Yapmacıklıktan
kaçmak…
Benzeri kimselerin
eserlerini okuduğum da da bir lise öğrencisi
başarısını bile görmediklerim vardır.
Kendimi zorlayarak okuyorum. Bir şeyler yazarken kasılanlar, büzülenler ezilenler içinde,
yanında Osman ÜÇER’in akıcı üslubu çok ilgi çekici.
Bu akıcılığı bir çok kimsenin tasdik ettiğini, bahsettiğini de duydum. Bu
özelliği okuyucu tarafından fark edilmektedir. Bu bir övünç meselesidir. Memleketimizin bir genci, bir yazarı, bir
şairi olarak Osman ÜÇER’in bu özelliğini tescil etmek boynumuzun borcu olduğunu
düşündüm. Eserin konusuna gireyim ki, sizler akıcılıkla bir an önce birlikte
olun.
Saygılar,
esenlikler..
AVUKAT YAZAR AHMET
KARACA
-
(!) Ek
yapalım: Sohbetlerimizde Osman ÜÇER: (Bazı yazılarda mesela internette bir çok cümlede suç var gibi görünür ama kazın ayağı öyle
değil. Siyasetin içinde bulunan adama eleştiri hakkımız biraz serttir. Basın
hürriyeti bunu suç saymaz. Onun kişiliğiyle alakamız yok, önemli olan siyasi
davranışlarıdır. Onu da eleştirmek bir yazarın hakkıdır. Hele hele benim
gibi bir yazar yalnız Allah ve vatan için yazı kaleme alıyorsa suç da olsa
artık benim için önemli değildir. Marangoz Ahmet dememiş miydi? ERKEK KOYUN
ETTİ TİLLEDE YAKIŞIR.) demektedir.
-
---------------------------------