ŞİİR HAYATIN DESTANSI
TARAFIDIR
KALDIRABİLECEK
KADAR
YÜK
ŞİİRLER
OSMAN ÜÇER
SÖZBAŞI
Elinizdeki bu kitap, Osman ÜÇER’in ikinci
şiir kitabıdır. Hamlemizin Anahtarı isimli güldeste şeklindeki kitaptan sonra
yazılan şiirlerin ve birinci kitaptaki şiirlerle harman edilmesiyle bu kitap
ortaya, meydana gelmiştir.
Allah’ın işi işte. Bizim kaderimizde sosyal meselelerde kavga yapan şiirleri
yazmak var. Halbuki öğrenim müsait, yaşama müsait aşk –meşk şiirleri yazıp da
toplumda şair geçinsek tadına doyum olmaz.
Bunu
idrak ettiğim halde, maalesef hayatımın hiçbir devresinde ılıman işlerle
meşgul olamadım.
İslam’daki en büyük dualardan olan:
-
Yarabbi!
Kaldırabileceğim kadar yük yükle! Yakarışı bu kitaba ad oldu. Madem ki, toplum
için kavga söz konusu, bu benim kaldırabileceğim eziyetin üstüne geçmemelidir.
Mesela çok şükür hiçbir zaman hapse girmedim. Fikri yazılarımdan, kavga yazı ve
şiirlerimden dolayı mahkemeye verilmedim. Bu, bu duanın şuurlu bir şekilde
yapılmasından olsa gerek. Kavga sebebiyle hapse girsem, mahkemelerden yakamı
kurtaramayacak derecede sıkıntılı olaylarla uğraşsaydım daha bir keskin mi
olurdum, yoksa “siner kalır mıydım?” bilmiyorum. Bildiğim şu.. Hayatım boyunca
fikirden, siyasetten hiçbir yarar ummadım. Elimden geldiği kadar kitaplara
dayalı mücadele ettim.
-
Yalnız
kaldım. Mukayeseli okuduğum için “fikirlerimden, hareketlerimden” hep emin
oldum. Hiçbir zaman kaypak davranmadım. Sağdan soldan bu sebeple dostlarım,
gerçek dostlarım çok oldu. Ama sömürücü, vatan düşmanı insanların koro şeklinde
sözlerine, birlikte cephe teşkil ettikleri kavgalara girdim. Yakam yırtıldı
diyebilirim. Moralim bozulmadı. Çünkü Allah kaldırabileceğim yükten fazlasını
yüklemedi.
Milliyetçi – muhafazakâr geçinip, ihanet,
şerefsizlik içinde olanlara karşı yaptığım tartışma ve mücadeleler “hep” takdir
edildi sanıyorum.
Bazen bunaldığım oldu. Şikayet ettiğim
oldu. “Gençliğimi yaşamadım!” dediğim oldu. İyi de; Dursun Önkuzu gibi
pencereden mi atıldım? Yusuf İmamoğlu gibi bir hafta bir simitle mi dolaştım.?
İftiralarla hapse mi girdim.?
Yok canım benim mücadele olsa olsa salon
sosyalistlerinin, ılıman ıhlamurcu dincilerin, rüzgara göre yelken açanların kavgasından pek farklı
olmadı. Binlerce şeyden mahrum oldum ama, “burnum çok sürtüldü!” diyemem.
Mücadelem zaten “milliyetçi geçinenlerle”,
“dini istismar edenlerle” oldu.
Diğerleri kolay rakipler. Masonlar,
Beynelmilel dernek uşakları kolay rakipler. Ama, İstismarcılar, İslamı ve milli
değerleri yüzlerine perde edip, şerefsizliğin şahını yapanlara karşı mücadelede
eğer, toplum öküz gibi susuyorsa mücadele çok zordur. Bunlar azılı. Bunlara
karşı zafer kazanmak zor.
Halk gerçekten cahil. İslamın Kur’ana göre
yorumlanması meselesini kavrayamadı. Emevi İslamı, Yahudi bozması hükümlerin
yaşaması ve yobazlık arasında koşturanların sayısı oldukça geniş.
Böyle olunca aydınların işi haddinden
fazla eziyetli olacağa benzer. Kendisine aydın diyenlerin pek çoğu kaçmakla
meşgul. Milliyetçi ve muhafazakar camia tam bir kıskaca alındı. Mason güdümlü
şahsiyetsiz kişiler ileri hatlarda mevzilenmiş durumda.
Bu mevzileri ele geçirme mücadelesine
girmek isteyen de pek görülmüyor. Allah kendisi bilir.
Milliyetçiliğin kanını sömüren, makam ve
para peşinde olmayı karakter unsuru haline getirenler burnumuzun dibinde cirit
atıyor da kendisine milliyetçi bilenlerin kılı dahi kıpırdamıyor…
Milliyetçi- Muhafazakâr söylemlerle yola
çıkıp, Allah’ı-peygamber’i ticaret metâı haline getirenlerle uğraşmak işlerin
en zoru.
Hele hele, hiçbir makam ve para istediği
olmadan sırf mânevî değerler için savaş yapmak, başlı başına bir mesele… Birkaç
kuruşluk parmak yalasak, belki biraz teselli olur muyduk ki..?
Allah yüzümüzün iki dünyada ak olmasını
nâsîb etsin!.
Osman ÜÇER şiirleri yanında Ali Meraklı
tarafından yazılmış şiirler, Osman ÜÇER’e yazılmış şiirler de görülüyor.
Bunların övgü anlamı dışında olanlarının da yayınlanması objektif olmanın
gereğidir.
Gelvelâkin, ruh hastası ve sırf hakaret
etmek kastı ile yazılmış şiirlerde olmasına rağmen şimdilik bunların
yayınlanmasını bir süre erteliyoruz.
Yayınladığımız zaman gerçeği açıklamak
durumunda kalacağız. O zamanda meslek kuralları ihlal edilmesi mümkündür.
Sizleri kavga şiirlerimle baş başa
bırakırken, Hece ile yazılmış olanlarında aruz katılığı ummadığımı,
heveslenmediğimi, bazı hece kurallarının göz ardı edildiğini böylelikle hissi
yoğunluk üzerinde teksif olunduğunu belirteyim.
Ucuz hayat yaşamaya talip olmadığımdan
dolayı mutlu olduğumu beyanla yetiniyorum!.
Maddi kaybım milyarlar, milyarlar! Manevî
kaybımın olmadığı için Tanrı’ya şükürcüyüm!
Manevi kaybım yşok mu? Katar katar.
Koskoca bir ömrün adandığı dava üç serserinin elinde kalır da manevi kaybım yok
denir mi?
Bu tip bir hayat kimlerden sirayet etti
iyi biliyorum ama, onların adıyla kendime şuracıkta yarar ummayım…
En iyisi şu anda susmak. Her şeyi söyledim
demektense şunlar söylenmeli idi diyerek, gırtlağa toplananlarla yenilerini
yazmak. Çıkar yol bu sanırım!..
BİR ALPEREN PORTRESİ
…Alperen
dost Osman Üçer’e muhabbetle…
Hamiyet
denilince arşa değer gölgesi
Niğde’de
yaşasa da her yurt onun bölgesi
Hakikat
burçlarında yankılanıyor sesi
Türk-İslam
mefkûresi uğruna serden geçer
Doğar
Niğde ufkundan Alperen Osman Üçer
Desiselere
gelmez dünden görür yarını
İmanlı
nesil için harcar bütün varını
Niğde
türkülerinde dağıtır efkârını
Sevgi,
hoşgörü eker; dostluk kardeşlik biçer
Niğde
hafızasından silinmez Osman Üçer
Mücadele
gerekse zalime duvar olur
Zümrüdü
Anka gibi küllerinden var olur
Mankurda
çetin ceviz, sadıklara yâr olur
Muhabbet
oluğundan aşk kevserini içer
Dede
Korkut misali öncüdür Osman Üçer
Dikenleri
ayıklar, bahçelerde gül derer
Hakikatin
pençesi yalanı yere serer
Durulur
kasırgalar, tufan sükûna erer
Çileye
talip olur, ülkü yolunu seçer
İpeklere
sarılı çeliktir Osman Üçer
Yalanın
saltanatı bir gün elbette biter
Baykuşların
dalında nazenin bülbül öter
Geçer
Bor’un pazarı merkep Niğde’ye gider
Dağılır
karanlıklar ufuktan güneş açar
Huzura
kanatlanır sessizce Osman Üçer
Hakk’ın
nurlu yolunda harcarken nefesini
İletir
dört bir yana hakikatin sesini
Alnında
kırışıklar öper seccadesini
Bütün
faniler gibi gün gelir o da göçer
Hoş
bir seda bırakır Niğde’de Osman Üçer
M.
Nihat MALKOÇ
07 Eylül 2007 / TRABZON
XXXXXX
YILLAR İLERLEDİKÇE TOZ DUMANA KARIŞTI..
ÖZEDOĞRU GİDERİM!
-SOYGUNCU TAKIMINA-
(BİR DÜZÜNE MAYIN TARLASI)
OSMAN ÜÇER
EĞER İNANMIŞ İSEM, HEP DOĞRULARI YAZDIM,
BELKİ TIRNAKLARIMLA KENDİME MEZAR KAZDIM,
DESTEKÇİ İSTESEYDİM, PERDELERİ YIRTMAZDIM,
BU DÜNYADA SINAV VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!...
KATKILARLA BÜYÜYOR, YAHUDİ TEREKESİ,
BEYNELMİLEL DERNEKMİŞ, HIRSIZLIK ŞEBEKESİ,
ALÇAKLIKLAR KUSUYOR, MASONLARIN TEKKESİ,
DOĞRULUĞA DESTEK VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!..
ADI MİLLİYETÇİDİR, İLLİYETSİZ İNSANIN,
MENFAAT DENİLİNCE OYNUYOR HER BİR YANIN,
NASIL ÇALARSIN BÖYLE, BOZUK MU SENİN KANIN,
UFUKLARA AKIN VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!
UYUZ UYUZ GEZERKEN, PIRTISI DA BİTLENDİ,
BEYİN DURDU, CEP ŞİŞTİ, NEREYE ÜMİTLENDİ?
SOLCU, SOSYAL ADÂLET, ROTARİ DE KİTLENDİ,
HARAMLARA AKIN VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!..
UZAĞI GÖRMEK İÇİN, GÖZLÜĞÜNÜZÜ TAKIN,
SATILIKLAR ORTADA, DİLİNE BAKMA SAKIN,
VER ELİNE PARAYI, OLACAK SANA YAKIN,
TEŞHİSLERE İLGİ VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!..
ELEŞTİRİ GEREKİR, ONLARA DA, SANA DA,
SÖZLERİM ORTAYADIR, HİSSE VARDIR BANA DA,
DİNDAR DEĞİL, TAM MÜNKİR, SALINIYOR ORTADA,
KUTSALLIĞA DÖNÜŞ VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM…
MAKAM PARA HEVESİ KAHPELER ÇOCUĞUNUN,
MİLLİYET DÜŞMANLIĞI,
TAM SECDESİDİR BUNUN,
SÖMÜRÜYE KÖPEKLİK, HEP ŞİARIDIR ONUN,
TEMİZLİĞE DÖNÜŞ VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!..
BENLİĞİNİ YİTİRMİŞ,
ERKEKLER VE DİŞİLER,
ZENGİNE VE ZALİME, TAPIYOR BU KİŞİLER,
SECDEYE EĞİLSE DE, KÜFÜRE ERİŞİRLER,
GERÇEKLERE AKIN VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!...
YIĞINLAR DÖNEKLEŞMİŞ, DOĞRUYA HİÇ DESTEK YOK,
GÜNLÜK NAFAKALARA, ÇEŞİTLİ HİLELER SOK,
HARAMLA ŞİŞMİŞ MİĞDE, TÜM ŞAHISLARIMIZ TOK,
GEÇİMLERE ÇARE VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!
SIĞIR GÖNLERİ KAPLI,
BAKSANA DERİSİNE,
SALLANACAK BİR KUYRUK TAKILMIŞ GERİSİNE,
İLKELİ GAZETECİ, SATILIK KÖPEK Mİ NE?
CADDELERDE HAYVAN VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!
MESLEĞİ NANKÖRLÜKTÜR, DANSÖZLÜĞÜ BECERİR,
GERÇEKLERİ GÖRÜNCE, GÖZÜ PATLAR BELERİR,
O SERVETLER BİR GÜN, KAR OLUR DA TÜM ERİR,
İSTİKRARDA HUZUR VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!..
BEYNİ TAM DONMUŞ ARTIK, MEKÂNI ANTARTİKA,
MÜZİĞİNİ YİTİRMİŞ, TAMTAMI DA AFRİKA,
SECDESİ AB, KÂBESİ AMERİKA,
SAZIMIZA DÖNÜŞ VAR, ÖZEDOĞRU GİDERİM!
OSMAN ÜÇER
ÇALIN ULAN ŞEREFSİZ…
OSMAN ÜÇER
ÇALIN ULAN ŞEREFSİZ, DURMA, HEPSİNİ ÇALIN,
HELAL HARAM DEMEYİN, BULDUĞUNUZU ALIN,
DÜZELMEZSİNİZ SİZLER,
KAHPELİKLERLE KALIN,
ÇOMAK SOKMAK GÖREVİM REZİL OLACAKSINIZ…
HAKSIZLIĞA SUSANLAR, KOKUŞUP DA SULANDI,
SUSTURMAK İÇİN BENİ, AFOROZ UYGULANDI,
EN KATI KALPLER BİLE, BU İŞE DUYGULANDI,
PERDE YIRTMAK GÖREVİM,
TANIK OLACAKSINIZ!
HARAMI YERSİN ÜÇ GÜN, GEÇİCİ TATMİN ANCA,
BU DÜNYA BİR FÂNİDİR, GÖZ AÇIP KAPAYINCA,
FAYDASI NEDİR SÖYLE SANA YARAMAYINCA,
HATIRLATMAK GÖREVİM, KAHHAR OLACAKSINIZ!
CEHENNEM ÂZÂBIDIR,
HARAM YEMEK DENİLEN,
KAN VE PİSLİK OLARAK, KUSULACAK YENİLEN,
PİS, KİRLİ DÜNYANIZDA, ALÇAK NEFİS SEVİLEN,
HEP İKAZDI GÖREVİM, PİŞMAN OLACAKSINIZ!..
KOKUTMUŞTUN BURAYI.. ISLÂH OLASIN EMİ…
ALİ MERAKLI
Çok şükür tayin çıktı, oğlun da gelmez oldu,
Sicilini yazarken, yüzüm sapsarı oldu…
Adliye serinledi, dedikodu tükendi,
Yerine gelecektir, sevilen bir efendi…
Adâlet leke olmaz,
kahrolur gider sapan,
Büyük gaflettedir ki, hileli işler yapan..
Feriştah olsa bile, korusa herkes onu,
İlâhi işlem olur, perişan olur sonu…
Bazen hemen, bazen sonra, taklası seyredilir,
Ders alan çoğalır da, doğruya meyledilir…
Kürsüleri kutsaldır, adâlet ilâhi kapı,
Bin asırdır yıkılmaz, bu
çok düzenli yapı…
Nefsine aldanarak, gödeni dolduranlar,
Dünya ve âhireti sapsarı solduranlar…
Bir gram haram bile, miğde bağırsak deler,
Devamı bir facia, görünür, neler neler?
İnsanoğlu az ye ki, şu alnın kirlenmesin,
Hileli işlerinle, isimler dillenmesin!
Din hükümü ve ahlâk, yıkılmaz sağlam settir,
Evrenin en önemli, olayı adâlettir…
Âdil bir hüküm veren, Allah’ın aziz kulu,
On bin yıl yürüse, şaşırmaz onun yolu…
Doğruyu aramakla, geçti bu
….. ömrüm!
İki dünyada lâzım, tertemiz bir görünüm,
Velhasıl iyi ki de, meçhule
gidiyorsun,
Korusun onları da, Allah dediriyorsun!
Sen de bir yapraktın, yaşanan bu ömürde…
Yanacaksın diyorum, odun ya da kömürde…
Bizler ders almalıyız, yanlışsız bir hayatta,
Yanlışlık olmamalı, tazede ve bayatta…
Güle güle, gidiver, ıslah olasın emi,
Helâlından ye gayrı, yalağındaki yemi!..
ALİ MERAKLI
MÜSLÜMAN YÜZDE ONMUŞ…
OSMAN ÜÇER