Aşağıdaki şiiri hayatım boyunca defalarca okudum. Hazla okudum. Nazilli’den bir yaz geldim. Kameranın işe yaradığı günlerde Gölcük, Tırhan taraflarında harap yapıaları. Kemerleri, buralara giden yolları dekor olarak kullanıp belgesel de yaptım. Nazilli ve Niğde televizyonlarında yayımladım. İmeille bu şiir bana yeniden gönderildi.Hazla okudum ve şiirler bölümüne yerleştiriyorum. Memleketçilik ve milliyetçilik iddiasında bulunanların hazla okuyacağı, ezberleyeceği bir şiirdir. Şairine Allah rahmet eylesin. Osman ÜÇER HAN DUVARLARI -Osmanzade Hamdi Bey'e-
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,Bir dakika araba yerinde durakladı.Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...
Ellerim takılırken rüzgârların saçınaAsıldı arabamız bir dağın yamacına.Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,Yalnız arabacının dudağında bir ıslık!Bu ıslıkla uzayan, dönen kıvrılan yollar,Uykuya varmış gibi görünen yılan yollarBaşını kaldırarak boşluğu dinliyordu.Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince.Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilinceNihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi.Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.Gurbet beni muttasıl çekiyordu kendine.Yol, hep yol, daima yol... Bitmiyor düzlük yine.Ne civarda bir köy var, ne bir evin hayali,Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,Arasıra geçiyor bir atlı, iki yayan.
Bozuk düzen taşların üstünde tıkırdıyanTekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor...Kendimi kaptırarak tekerleğin sesineUzanmış kalmışım yaylının şiltesine.
Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan;Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu:Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,Bir kenarda göründü beldenin viran hanı.Alaca bir karanlık sarmadayken her yeriAtlarımız çözüldü, girdik handan içeri.Bir deva bulmak için bağrındaki yarayaToplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı,Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı.Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor,Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor.Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığıHer yüzü çiziyordu bir hüzün kırışığı.Gitgide birer ayet gibi derinleştilerYüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki cizgiler...Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı;Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...Uykuya varmak için bu hazin günde, erken,Kapanmayan gözlerim duvarlarda gezerkenBirdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı.Ben garip çizgilere uğraşırken başbaşaRaslamıştım duvarda bir şair arkadaşa;
"On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndanBaba ocağından yar kucağındanBir çiçek dermeden sevgi bağındanHuduttan hududa atılmışım ben"Altında da bir tarih: Sekiz mart otuz yedi...Gözüm imza yerinde başka ad görmedi.Artık bahtın açıktır, uzun etme, arkadaş!Ne hudut kaldı bugün, ne askerlik, ne savaş;Araya gitti diye içlenme baharına,Huduttan götürdüğün şan yetişir yârına!...
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,Soğuk bir mart sabahı... Buz tutuyor her soluk.Ufku tutuşturmadan fecrin ilk alevleriArkamızda kalıyor şehrin kenar evleri.Bulutların ardında gün yanmadan sönüyor,Höyükler bir dağ gibi uzaktan görünüyor...Yanımızdan geçiyor ağır ağır kervanlar,Bir derebeyi gibi kurulmuş eski hanlar.Biz bu sonsuz yollarda varıyoruz, gitgide,İki dağ ortasında boğulan bir geçide.
Sıkı bir poyraz beni titretirken içimdenGeçidi atlayınca şaşırdım sevincimden:Ardımda kalan yerler anlaşırken baharla,Önümüzdeki arazi örtülü şimdi karla.Bu geçit sanki yazdan kışı ayırıyordu,Burada son fırtına son dalı kırıyordu...Yaylımız tüketirken yolları aynı hızla,Savrulmaya başladı karlar etrafımızda.Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü;Kar değil, gökyüzünden yağan beyaz ölümdü...Gönlümde can verirken köye varmak emeliArabacı haykırdı "İşte Araplıbeli!"Tanrı yardımcı olsun gayrı yolda kalanaBiz menzile vararak atları çektik hana.
Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaşKurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş.Çıtırdayan çalılar dört cana can katıyor,Kimi haydut, kimi kurt masalı anlatıyor...Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri,Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri.Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor,Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor;"Gönlümü çekse de yârin hayaliAşmaya kudretim yetmez cibaliYolcuyum bir kuru yaprak misaliRüzgârın önüne katılmışım ben"Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı,Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı...Bu gurbetten gurbete giden yolun üstündeBen üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.Uzun bir yolculuktan sonra İncesu'daydık,Bir handa, yorgun argın, tatlı bir uykudaydık.Gün doğarken bir ölüm rüyasıyla uyandım,Başucumda gördüğüm şu satırlarla yandım!"Garibim namıma Kerem diyorlarAslı'mı el almış haram diyorlarHastayım derdime verem diyorlarMaraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"Bir kitabe kokusu duyuluyor yazında,Korkarım, yaya kaldın bu gurbet çıkmazında.Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı!Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı!Az değildir, varmadan senin gibi yurduna,Post verenler yabanın hayduduna kurduna!..Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:"Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,Dedi:"Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!"Yaşaran gözlerimde her şey artık değişti,Bizim garip Şeyhoğlu buradan geçmemişti...Gönlümü Maraşlı'nın yaktı kara haberi.
Aradan yıllar geçti işte o günden beriNe zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!.. Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
·
SİTEMİZİN ŞANLI ŞAİRİ-
NİĞDE’MİZİN MEDARI İFTİHARI AŞIK KORHANİ İÇİN ANKARA
VE ANTALYA’DAN MÜJDELİ HABERLER GELİYOR…
|
Aşık Korhani/ Kanber ORHAN' Haftanın Şairi seçilmesi |
|
|
Kimden: |
|