NİĞDE’NİN EN ESKİ VE EN KALİTELİ KÜLTÜR SİTESİ

ONURLUHAMLE

Güncel B de Vali Recep Yazıcıoğlu’nu okuyunuz.

----------

-----------------

Milletin yolu İslamiyet ve Türklüktür.

BU İLKELERE ZIT YAŞAYIŞ VE HAYAT FELSEFESİ MİLLETİN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKER. İSLAMI EMEVİ, ABBASİ ŞEREFSİZLİĞİ OLARAK DEĞİL, TÜRK’ÜN ÖZÜNE VE SÖZÜNE UYGUN YAŞAMAK GEREKİR. TÜRKLÜK İSE IRKÇILIĞA KAÇMADAN MİLLETİMİZİN TÖRELERİNİ UNUTMADAN, HÜR VE MÜSTAKİL YAŞAMAK DEMEKTİR. BU YAZDIKLARIMIZI ŞÖYLE İNCELEYEREK BİR GÖZDEN GEÇİRSEK İYİ OLUR. YANILACAĞIMIZI SANMIYORUM.

--------------------

TÜRK TARİHİNDE BU KADAR O. ÇOCUĞU SİYASETÇİ GÖRÜLMEMİŞTİR.

BÖLÜCÜLÜĞÜ TAHRİK EDİYOR.

ORDUYU KÖTÜLÜYOR, KÖTÜRÜM EDİYOR.

KUTSAL DEĞERLERİ ALET VE DEJENERE EDİYOR.

YIĞINLARIN BÜYÜK BİR KISMI İSE ÖKÜZ GİBİ BAKIYOR.

-------------------

DÜVEN ŞÖLENLERİ YAPILMALIDIR

 

KÜLTÜR MÜDÜRLERİ FOLKLOR ÜSTADI OLARAK ÇALIŞMALARI GEREKİR

 

1958 den beri basında folklor yazıları da yazdığım için meselenin günümüzdeki görünümü için işe yarar dişe değer fikirlerim olsa gerek. Gazetelerin ciltleri ortada. Halk evlerinden sonra bilimsel en güzel folklor çalışmalarını ben yaptım. Yazdıklarım bir çocuk, genç yazısı olmasına rağmen, fikir verenlerin sayesinde en güzel folklor konularını yan yana getirdim. O samanın en değerli verilerini topladım.

Sonıa ideolojik meseleler sebebiyle duraksattım. Şu var ki, Ömer beyin derlemeleri ve yayınları hayallerimi süsleyen folklor çalışmalarının en güzeli olduğu için kendimi kayıpta saymıyorum. İnşallah bu yayınlar devam eder ve Niğde Kültürü kayıpta olmadığı gibi kazançtadır.

Dernek çalışmaları, gazete çalışmaları, bilgisayar dünyası, sonra gelen İnternet çalışmaları benim dünyamı süslediği için şimdi istesem bile, Ömer beyin yaptığı çalışmaların yirmide birini bile yapamam. Ona müteşekkirim.

Kültür müdürleri günümüzde maaş alan, kültür müdürlüğü duvarmlarına memleketin büyüklerine ait resimleri asan, yapılan eğitsel faaliyetlere salon tahsis eden kimseden öte çalışmaları olan kimse olsa gerektir diye düşünüyorum. Emeği geçenler görevlerini yapmaktadırlar. Teşekkürler.

Düven nedir bileniniz vardır içinizde. Buğdayı çuvala doldurmadan önce sapından ayıran faaliyetlerden birini adıdır. Öküz, at gibi hayvanlara çektirilen düven denen aletleri buğday sapının üstünde gezdirmekle ortaya çıkar.

Bundan otuz kırk sene önce bu mesele tam anlamı ile bir folklor malzemesi olduğu gibi, köylünün müracaat ettiği bir yoldu.

Gençler çiftçi ailesine mensup olmasalar da bu düvenlere binmeyi en zevkli uğraşlardan sayarlardı. Günümüzde hatırlayanların yaşlarından başka bir seçenekleri yoktur. Günümüzde, en modern aletlerle buğday sapından ayırılmaktadır. Düveni hatırlayan yaşlılar ise gülümseme ötesinde bir davranışın sahibi olamamaktadırlar.

Benim bu fikrimi folklorcular incelesin. Her sene kültür müdürlüklerince düvem festivalleri düzenlenmelidir. Bu resmen dairenin yapabileceği bir davranış olduğu gibi ilgili dernekleri elbirliğinde de gerçekleştirilebilir. Düvenlere gelen yerli turistler, yabancı turistler para ile düvene bindirilebildiği gibi, her türlü gelirin akabileceği bir kuruluş, faaliyet haline de getirilebilir.

Böylelikle hem folklorik bir hayat avdet etmiş olur, hem de faaliyetin gerektirdiği masraf fazlasıyla çıkarılabilir.

Ha gayret!...

 

ÜZEYİR LOKMAN ÇAYCI’NIN  YENİ GELEN AKP KONULU MAKALESİNİ KÖŞESİNDE OKUYABİLİRSİNİZ.

---------------------

AKP, TÜRKLÜĞÜ VE İSLAMİYETİ

MAHVEDEN HALLERİYLE SEKİZ SENEDİR, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN KORKULU RÜYASI OLMUŞTUR.  PKK’NIN CANINA OKUMUŞ KOMUTANLARIN GÖZ ALTINA ALINMASI TARİHİ BİR FACİADIR.

MİLLETÇE TEYAKKUZ ZAMANI VAKTİ ÇOKTAN GEÇMİŞTİR.

İSLAM İSTİSMARCISI ADİLER, CİRİT ATMAKTADIR.

YOBAZ YIĞINLARIN AYIKACAĞI GÜNLER BEKLENİYOR..

AMA O KADAR ŞEREFSİZCE BİR UYUMA VAR Kİ, YAKINDA ACİL BİR AYIKMA OLACAĞINI BEN SANMIYORUM.

-----------------

 

ERBAKANCILIK, SİYASİ KÜRDİSTAN’IN BAŞLANGICIDIR.

40 SENEDİR BU GERÇEK BELİRMİŞTİR.

BU BİR İFTİRA İSE EDENİ KURUTSUN.

BİR GERÇEKSE, ALLAH BU DEJENELERDEN İSLAMI VE TÜRKLÜĞÜ KORUSUN!

-----------

DEVLET ACZE DÜŞMEZ ROMANI TAMAMLANDI. BU ROMANA GİRECEK RESİMLERİN AYLAR ÖNCE YAYINLANIP, KANAATLERİN ÖĞRENİLMESİ GEREKİR. BU BAKIMDAN ÖZEL BÖLÜME GİREBİLİRSİNİZ.

ANTİEMPERYALİST-EMPERYALİZME KARŞI OLAN- SÖMÜREN DEVLETLERE KARŞI  OLMAYAN KİŞİ VE TOPLUMLARI, MÜSLÜMAN SAYMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR. OLSA OLSA, KÖLE SAYILIRLAR.

***********

ÖMER FETHİ GÜRER’İN EN YENİ YAZISI:

CULLAZ SOKAK

KÖŞESİNDE

--------------------------------

NAZIM HİKMET GERÇEĞİ

 

TÜRK KOMÜNİSTLERİ HİÇ BİR ZAMAN NAZIMIN GERÇEĞİNİ BEĞENMEDİLER

 

KOMÜNİZMİN ÇÖKÜŞÜNDE DUYDUKLARI ACIYI ONU (Nazım’ı) ANARAK, DELİLSİZ ANARAK DİNDİRMEYE ÇALIŞTILAR.

NAZIM GERÇEKLERİ YAYINLANDIKÇA ONLAR O KONULARI HİÇ İŞLEMEDİLER.

 

Biz Türk Milliyetçisi olarak fikri hayata adım attık. . Bu bakımdan Nazım’ın beğenilecek tarafları olsa da, onu şartlarına göre yorumlar ve mal bulmuş mağribi gibi sarılmayız.

Kötü taraflarına da mal bulmuş mağribi gibi sarılıp onun aleyhinde kullanmayız. O’nun için hep deliller toplamış, ona göre düşünmüşüzdür.

 

Bir cümle ile meseleye girelim. Şiirlerinde saf  Türkçe kumllanışının  artı taraf        ında pek belirgindir. Dev gibi şair kabul edeceğimiz nice insan Türkçeye sarılmak yerine, Osmanlıca içinde kayıp olmuşlarsa onlara beğeni ile sarılmak yerine sıradan kişiler olarak bakmamızı sağlamıştır. Ama, Nazım Türkçeyi güzel kullanınca artı tarafındaki durum, O’nun insanlık katili Komünizme esir oluşunu  affettirmemiş, şu var ki, bir ünlem işareti koymamızı gerektirmiştir.

 

Benim Nazım Hikmetin şu ana kadar anlam bakımından vurulduğum bir şiirini hatırlamıyorum. Nazımcı geçinen insanlar işin modasında iken arşivime onun bütün şiirlerini toplamış, nerede ise tamamını okumuş bulunuyordum.

 

Nazım için en belirgin belge Cumhuriyet Gazetesinin ocak 1950 deki yayınıdır. Moskova ya inip, benim vatanımn Moskova, benim Allahım Stalin diyebilen bir insanın, şairin insan olarak kabulü imkansızdır., Bütün komünistler ısrarla bu sahneyi bilmez görünürler ve katiyen ve asla konuşulmasından hazzetmezler. Kafalarındaki o muazzam şairi sıfıra müncer edecek bir olaya neden tanıklık etsinler ki. O’nun vatanına olan sevgisini, vatanına olan tutkunluğunu bir şairin yüceliği için delil gibi gösterirler.

Yahu, Nazım asıl itibarıyla

Polonya aslıdır.

Polonya olmasında

Önemli değildir. Polonyalı olsun veya olmasın.

isterse nereden olursa olsun, Türkiyede yaşamış, Türkiyeye tukun ise bize yabancı değildir. Şu var ki, bu gerçekler Verzanski olayı neden aşırı solun gözünden kaçar. Hiç bahis açmazlar.

 

Efendim, Kuvayımilliyeyi yazdığı olmuştur. Nerede yaşamış? Onu yazmayıp da, batıya düşman bir adam, Kanadayı mı yazacaktı?

 

YATAR BURSA CEZAEVİ’NDE

SEVDALINIZ

KOMÜNİESTTİR

ONYILDAN BERİ

HAPİSTİR,

YATAR BURSA KALESİNDE,

HAPİS AMMA,

ZİNCİRİNİ KIRMIŞ

YATAR,

EN ALA BİR MERTEBEYE

ERMİŞ YATAR

YATAR

BURSA KALESİNDE

 

 

835 satır 1929

Bedrettin Destanı 1936

Benerci ktendini Niçin öldürdü 1932

Diye kendini anlattığı şiirleri ancak hayranlarını okşar.

Türk milliyetçisine vereceği ne vardır ki?

Gece gelen telgraf 1932

İti ürür kervan yürür 1936

Jokonod ile Si-Ya_U 1929

Kafakatası 1931

Portreler 1935

Sesini kaybeden şehir 1931

Taranta babu’ya mekmtuplar 1935

Unutulan adam 1934

Şiir kitapları bir merdivenin basamakları gibidir.

-----------

Benim gönlüm bir kelebek

Dolaşıyor titreyerek

Zavallının bir baharlık

Ömrü böyle tükenecek

Kıtasında kendini mi anlattı ki?

İşte lafın kısası Nazım benim için sıradan bir kimsedir. Yabancı ideolojilerin ruhunu öğrenmedendelicesine aşık olunca o çok sevdiği Türkiyeyi terk edip, benim vatanım Moskova demiştir. Allah kavramı önemli ki, Allahını Stalin olarak ilan etmiştir.

Efendim, Azerbeycandaki yaşayışları, temasları delil gösterilip sanki 1951 yılındaki havasını gölgeleyen bir durum olarak naklederler. Olmaz öyle cambazlık. Nazım bal gibi Türklüğe düşman, Türkün yaşadığı rejime düşman, Türklerden başka güzellikler saydıklarını gönlüne yerleştirmiştir. Böylesine ideolojisi mantığını ve ufkunu kayıp eden bir kimseyi bir Türk milliyetçisinin önemsemesi, hatta ona büyük düşmanlık duyması aşağılık bir tutumdur.

Çünkü o zaten bizim değerlerle ölçülmez kimsedir.

Efendim zaman gelmiş bir çınar ağacının gölgesinde Türkiyede yatmak duygusu methedilir. Baban da o duruma düşerdi. Komünizm dediğinin nasıl gergerçeklere

Uzak birkavram olduğunu görmüş, bunu Ruslarla münakaşa etmek erkekliğini göstermiştir. Ama bizim Komünistler bunu gerçeğinden değil, kıçından nakladerler.

BenUlusal’daki yayınını dinledikten sonra Nazımın Türkiyeye naaşının getirilmesi fikrine iyimser bakmaya başladım. Neden? Çünkü,bunun gerçeği araştırırlırken, Nazımın komünizm macerası açığa çıkıyordu.

O derin aşk nasıl da oyunmuş demek ki. Ruslar Nazımı bu haliyle görünce katletmediler ama, katletmişten kötü hale getirdiler. Dışladılar. O da özrünü Azerilerle vs yakın olarak örtemeye kalktı. Nazımın naşının Türkilyeye getirilmek istenmesi arkasındaki gerçek  dışlamasının  olduğu anlaşılmalıdır.  Gerçeklerin ince ince yayınlanması namus meselesidir.

Ben şu anda idareci olsam Nazımın mezarının Türkiyeye getirilmesini sağlarım ama gerçekleri de mezarının başına taşlara kazırım. Bir gerçeği yakalayan, feci bir yüzü ile tanışan Nazımı bizden biri sayarak anarım.

 

Dünya da fikirler gerçek yüzleriyle tanınmalıdır aydınlarca. Türk komünistleri tam aksine Nazıma sarılırken kafalarındaki yanlışa bir perde tutmak istediler. Nazım gerçeği aydınlandıkça katiyen ve asla onlar gerçekleri  bahsetmediler.

 

Ne Mehmet Nazım; ne Nazım Hikmet Bulgaristan maceraları Nazımın gerçek yüzü olduğun halde komünistlerce hiçbir şekilde halka sunulmadı. Onlar Ulusal televizyonun yaptığı proğramı halka sunsunlar, o zaman ben bütün sağcılığı, dizinin dibinden ayrılmadığım büyükler Necip Fazıl’ı,Atsız’ı, Galip Erdem’i, Basriocul’u, vs yi Hakkılıklarını tesçil etmekle beraber, onları okumaya ve Nazım hakkındak fikirlerini yaymakla birlikte, Yeni ve ifşa edilen Nazım’ı da kütüphanemize ve beynimize yerleştirmezsem haramzada olayım.

Aşırı sol, Komünistler gerçek Nazımı halka sunsalar, şu anda onu Bir Türk şairie olarak halkıma sunmazsam şerefsizim. Nazım gerçeğini inkara devam da ve iftirada ileri giderlerse,  Apo’nun atasının Nazım olduğunu yazmaktan katiyen ve asla çekinmem.

Allah yazdıklarımızla iki dünyada yüzümüzü ak etsin.

*********

------------------

ÜZEYİR LOKMAN ÇAYCI’NIN “Avrupadaki Türkler” isimli makalesini köşesinde okumadan geçmeyiniz..

------------------------

1) www.onurluhamle.com

(Hazırlayan: O.ÜÇER)

ve

2) http://osman.ucer.sitemynet.com/onurluhamle/

(Hazırlayan: Üzeyir Lokman Çaycı)

adreslerini  sık kullanılanlar listesine ekle.

------------

BÖLÜCÜLÜK

NASIL OLUR?

 

Kızıl Kürtçülere bölücülük yapıyorlar demek tamamen yalan. Bölücü bizden olanın yaptığı hatalı hareketler sebebiyle ayrılmanın adıdır. Kızıl Kürtçülük perdeli hareket hiçbir zaman bizimle olmadı ki.. Düşmanın ta kendisi..

Bir bakıyorsun arkasında Amerika var., bir bakıyorsun arkasında İngiliz var. Bir bakıyorsun arkasında Yonanistan var. Fransa var vs. Öyle olunca bu hareketin adı bölücülük olur mu? Bölücüler bize ait unsurların ayrı baş çekmesi sonucu meydana gelen harekete denir.

Marksist ve Leninist harekete bölücü  denmez

İşin başında beri beynelmilel Yahudi’nin görüşleri Komünizm’in bir davranışıdır. Öyle ise bölücülük lafı bir gizleme bir halt etmedir.

Düşmanın ta kendisi faaliyette buluyorsa ona bölücü denmez, katledici denir. Yaptıkları da Türk’ü, Kürdükatletmektir.

Tariflerim,

izahlarım yanlış mı?

Öyle ise ben size bölücü hareketleri sıralayayım. Bunlarla mücadele ederken bölücülükle mücadelettiğinizi biliniz. Yoksa katledicilerle, Türkve Müslüman düşmanlarıyla olan mücadeleye bölücülük demek aphtallıktır.

Bölücülük:

1-     Yaptığı her hareket, vatanın ve milletin aleyhine olan kimselere bölücülük yapıyor denir.en basidini söyleyeyim: Yollara trafik levhası dikenlerin en keskin bıçaktan da öldürücü oylan levhayı insan boyundan engine dikmek. O halde dalgın kimse başını o levhaya çarpar ve beyni dağılır. Olmadıdı  mı : Yüzlerce ….

2-     Yollara döşenen kapakların vasıtaların ve insanların hareketlerini ölümcül kazalara sebebiyet verecek şekilde yapmak, koymak. Tam asfalt, yol hizasında değil, on oniki cm derinde.görmeden düşünce feleğini şaşırsın diye. Bunu milletçe hep görür ve kimse kimseyi uyarmaz. Binlerce çukur hayatımızı tehlikeye atan cinstendir. Bu vatandaşın hayatine bölmek değil de nedir?

3-     Sahip olduğumuz en basit görevi, çalım satma ve menfaat sağlama yolunda kullanırız. İçerdeki müdürü soran vatandaşa adam gibi cevap vermemek için Genel evdeki Hasibe’den kırk bin defa değişik kıvırtır, menfaat elde etmeden bir cümle etmeyi seviyemize yedirmeyiz.

4-     İHTİKARSIZ, KARABORSASIZ İŞ GÖRMEME HALİ. Bundan daha kötülük yapmak mümkün müdür? Vtandaşın hayatını zehir etmektir.

5-     Normal demokrasi yolunda çalışmagerekirken, tuttuğumuz partiyi,  tam bir yararlanma, ayırım vasıtası halene getirme olayımız bölücülük değil midir?

Bu tip olayları sıralamak görevimliz. Bölücülük, bizden olanın aptığı hareket sonucu zarar görmemiz demektir. Halbuki PKK namussuz bir düşmandır. Ermeni piçlerininAmerika, İngilistere, Fransa,Yonanistan  tarafından zina mahsulü haline getirilmesidir. Bölücülük kendi adamlarımızın kendi milletimize layık gördüğü hayvanlıktır. Bölücü hareketleri, milleti mahveden davranışları ilerde yeri geldikçe örneklerle tanıtacağız.

***********

GAZETELERDEKİ SAĞLIK YAZILARI

 

MASA BAŞI ŞEREFSİZLİĞİ OLURSA ÇOK KÖTÜ

 

Hepimiz gazetemizdeki haberleri okurken, güncel olan bir sağlık meselesine değinildiğini görünce merakla okuruz.

Bitkilerin yaradığı hastalıklar, organlarımızın sağlığı ile ilgili konular bize çok ilginç gelir.

Şu var ki, bazı yazılarda tenakuzlar, eksik bilgiler bizi huzursuz eder. Sonra sonra düşünüz ki,  bu gibi yazıları yazan ehliyetli kimselerin isimleri yayınlanmalıdır. Aksi halde masa başında haber üreten namussuzlar aklımıza gelir. Yalan yanlış duydukları şeylerle bizi meşgul ettikleri gibi, olabilir ya, uydurma yazılarla sağlığımızla da oynayabilirler,.

Hadi bakalım yüzde kaçı doğru bu hükümlerin. Sağlık haberleri çok önemli. Ama yazanın ismi ve sıfatı yayınlanmayınca inandırıcı olmayabilir.

Uyşdurma yazılarla aklımıza kaba sbövmeler gelebilir.

*********

Sahtekarlar adlarını İslamcı mı koyuyorlar biz, İslam’ı hiç mi tanımadık?

 

---

1947’den beri Türklük ve İslam

Yolunda hizmet ettiğimi sanıyorum.

O zamandan yirmi sene öncesine kadar kitleler, bu yolun değil takipçisi, adını bile telaffuz edemezlerdi.

Şu vakitte İslam’ı yaşamak veya ona hizmet lafı, öyle çok telaffuz ediliyor ki, aklınız durur.

Böylelerine bakıyorsunuz, ABD ve AB peşinde olanların ayaklarını yalıyorlar.

Bunun neresi İslam’sa Allah’ı seven bana bir izah etsin de, hatalı isem, ben ayağınızı yalayım. Haklı isem böylelerini lanetleyin de içimiz rahat etsin.

*********

TAŞINMAZ MALLARI REZİL EDEN

ŞEREFSİZ SİYASETÇİ VE APTAL BÜROKRAT

 

MESELELERİ HALLETMEKTE KAFASIZLIK CİĞERİMİZE İŞLEMİŞ.. ADAMIN ATASINDAN KALAN VEYA HELAL PARA İLE KAZANILMIŞ GAYRIMKENKULÜ REZİL DURUMA GETİRİLİRKEN, MİLYONLARCA GEÇEKONDUCU MİLLETİN MALINI HAR VURUP HARMAN SAVURUYOR.

 

GELECEK NESiL MESELELERİ ÇÖZDÜKÇE BİZLERE KAHREDECEKTİR.

ŞU VARKİ,  BİR KAÇ HOCAYA İNANACAK OLURSAK, KIYAMETİN BAĞRINA GİRDİK. ÖYLE İSE MESELELER NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK VE HALK NE ZAMAN RAHAT EDECEK?

 

Bir iki sene önce genişçe yazmıştım internette. Şu var ki, arşive harcanacak emeği bulamadığımız için, yazılar bilgisayarın derinliklerinde  uyku taharrisinde bulunuyor. Bakalım ne zaman alfabetik arşive ulaşabileceğiz. Öyle ise yeniden yazalım bu meseleyi.

 

Bir çok mal sahibinin taşınmazı, istediği gibi tasarruf etmesine mani mevzuatla kısıtlı.Neymiş efendim, plan gereği, komşularla anlaşıp değerlendirme yapılabilirmiş. Neymiş efendim sit alanında imiş. Say sayabildiğin kadar. Yahu sen devletsin. Vatandaş nereden para bulsun avukat peşinde koşsun. Nerden para bulsun başka taşınmazlara para verip anlaşma yolunu seçsin.

Eğer vatandaşın biri sana dilekçe veriyor ve filan yerdeki hissemi değerlendiremiyorum, metre karesine göre değerini tayin et ve filan yerdeki hazine arsalarından bedeli kadarını bana ver diyebilmeli. O zaman kimse, kimse kıçını yalamaktan başı dönmez ve  malını değerlendirir.

Milyonlarca insan benim aklım erili, hazine arazilerini işgal eder; çalar, şerefsiz politikacı bir pundunu bulur ve üç beş kuruş karşılıkla hemen o arsaları gecekondu işgalcisine veriverir. Bu nasıl alçaklık  be? Nasıl olur böyle.? Kendi kazandığı arsayı değerlendiremeyen ya da en kıymetli yerlerde arsasını yoluna koyamayan kimse ortalıkta sürünürken, milyonlarca böyle arsa sebebiyle haklar zayi olurken, işgalciler parsayı vurabiliyor. Böyle memleket olur mu? Bazı alçak siyasetçiler seçime yakın eline mikrofonu alır ve arsalarınızı vereceğiz diye gecekonduculara mesaj verirler. Menfaatçiler birleşir ve hırsızlık arsızlık birbirini kovalar. Ama hak olan, haklı olan hiç bir hiçbir vatandaşın taşınmazı düzen içine konulup kendisine teslim edilmez.

Eğer bu düzense, bu seçimse, bu toplumsa benim diyecek bir cümlem daha yok.

Rezalet diz boyu. Hak sahipleri kan ağlarken hırsız arsız milyarları vurur. Bir gecekonducu elli apartmanın sahibi olabilir. Bu rezalet değil de nedir ulan?

Binlerce bürokrat asıl hak sahiplerinin hakkını korumak için hangi davranışın içinde bulunmuşlardır? Yatıyorlar köpek gibi…

 

****************

 

 

 

KARABAĞ İŞGAL ALTINDA İKEN, ERMENİ YE KAPI AÇILMASINI İSTEMEK ŞEREFSİZLİKTİR.

 

ERMENİ’NİN KÖPEK KADAR BOYU İLE TÜRKİYE’YE KAFA TUTMASI, KAFİR BATI’NIN KIŞKIRTMASI İLE OLMAKTADIR.

 

AMERİKA İSE TARİHİ HAYSİYETSİZLİĞİNİ PKK VE ERMENİ KONUSUNDA GÖSTERMEKTEDİR.

 

KAFASIZ SİYASİLERİN AMERİKA’YA UYGUN ADIM YÜRÜMESİ ALÇAKLIKTIR.

 

Türk devletinin bütün haşmetine rağmen şerefsiz PKK silememesi, kendini Müslüman sanan politikacılar yüzündendir. Girişimleri vatan hainlerine cesaret vermiş, anarşi on katı artmıştır. Yaptıkları her hareket, Türk Devletini ve milletini yer yüzünden silme gayeli yobazlar, bu hareketlerinden dolayı cezalarını görmezse yekünen bir YUUUHHHH! Çekmemiz gerekir.

Yığınların yobazları destekleyen hareketleri asıl vatan hainliğinin ta kendisidir.

Türk devletine milliyetçilerin hakim olması için MHP deki sıradanların, Bahçeli ekibinin hemen uzaklaştırılması gerekir. Yetiştirdiğimiz yüzlerce ülkücünün bu konudaki körlüğü, sessizliği, ümidimizi yok etmektedir.

---------------------------

HEMŞEHRİMİZ, BESTEKAR

CEMİL DERELİOĞLU’NU TANIYALIM.

GİRİŞ BÖLÜMÜNE BAKINIZ.

----------------------

Altmışlardan yetmişe

NİĞDE’DE MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞININ AKTÖRLERİ

BAKİ AKDOĞAN

TERZİ ŞÜKRÜ

OSMAN ÜÇER

ZENGİN HATIRALARI SUNACAĞIMIZ GÜNLER GELECEK

Halkın burun buruna olduğu kişiler. Neler yaptılar?

Nasıl bölündüler?

Baki Akdoğan’ın attığı temelden kaç bin kişi yararlandı?

Cihat Kitapevi tutkunları kimlerdi?

-------------------------

BİNLERCE KİTABI BİR ARAYA YIĞ. HEMEN HEPSİNİ OKU. HALKA BİLDİKLERİNİ ANLATMAYA ÇALIŞ. HALK TIN TIN. HALKIN TERCİHİNDE, KİTAP MİTAP HAK GETİRE.

KİM MENFAAT SAĞLIYOR, KİM İP CAMBAZI ROLÜ OYNUYOR, HALK ONUN PEŞİNDE.

GEL ŞİMDİ KİTAPLAR HAKKINDA YENİ CÜMLELER SÖYLEME…

ÖFFF.. ÖFFBE!

------------

Ömer Fethi Gürer’in yeni yazısı köşesinde

Patpatlar

-------------------------------------------

AKP masonların oyun alanı mı?

 

AKP İLE BİRLİKTE BİRDEN BİRE ERGENEKONCULAR TARİFİ ORTAYA ÇIKTI. BİLDİĞİNİZ GİBİ ÇOK OKUYAN BİR KİMSEYİM.  AKP POLİTİKACILARINI, YANDAŞLARINI, SATILMIŞLARA PARAYLA YAZDIRDIKLARINI OKUYORDUM …

TARİFLERİ MASONLAR  SANKİ. ÇÜNHKÜ BİLİM DIŞINDA ERGENEKON NE DEMEK?

İYİ DE, AKP NİN YAZAN ÇİZENLERİNİN EMEK VERENLERİNİN ÖNEMLİ BİR KISMI HEM DE MASON’UN DANISKASI. BÖYLE OLUNCA ACEBA, MASONLAR ARASINDAKİ BİR BÖLÜNMEYE Mİ ALET OLUYOR BU AKP?

Bilderberg ağız dolusu söven geri zekalı bir şerefsiz yazar, bilderberge davet edildi ve koyun gibi senelerdir onların hizmetinde..

Ne dersiniz? Bu kadar okuduğum halde, bu kadar araştırdığım halde, Masonların oyununa akıl erdirememem, nerelerde olduklarını bilememem akıl işi olur mu? Milliyetçi geçinenlerin, sözcüsünün de, geri zekalı olanın da, Mason uşağı olduğunu biliyorum. Ama elimde delil yokken niye Mason ilan edeyim ki? Bu milliyetçi geçinen, Mason olsa ancak bu kadar şerefsiz olurdu değil mi?

Heeedeseniye ulan!

…………………

DİNDAR KILIĞINDA ALLAHSIZ VE KİTAPSIZ HELE HELE VATANSIZ POLİTİKACILARIN CİRİT ATTIĞINI UZUN UZUN YAZMIYOR MUYUM?

Yanılıyorsanm ve iftira ediyorsam ilahi adaletin cezamı geciktirmeden bu dünyada vermesini dilerim.

Ama, Onların öküz gibi peşinden giden kefere yığınların da cezalarının görmelerini isterim.

Yoksa İslam’ın yüce yapısı zarar görecek.

Daha fazla yazıp, daha fazla günaha girecek aptal mıyım be?

************

Ortalıkta adi ve şerefsiz dejenere tipler dolaşıyor. Dün Rus’çu ve vatansız, bu gün Amerikancı ve AB ci görünen bu alçakların eline parayı sıkıştır geç arkalarına.Sapıkoğlu sapık bu namussuzlar!

Kim olduğunu nasıl da bildiniz, kimler olduğunu nasıl da bildiniz değil mi? Aile içlerinde bile cinsi ayırım, münasebet isteği fark etmeyen bu Allahsızlar vatansız, şerefsiz ve namussuzdurlar. Bu hedeflerini belli etmek için milliyetçilere, vatanperverlere yükleniyorlar. Babaları da bu yolda idi bu namussuzların.Mecliste bile dayak yedi Allahsız. Piçleri daha azgın çıktı.

Allah belalarını versin.

----------------

 

İKİ DÜNYADA YÜZÜMÜZÜN AK OLMASINI İSTİYORSAK, DÜRÜST OLMAMIZ LAZIM.

MİLLİYETÇİ – ÜLKÜCÜ OLABİLEMEMİZ İÇİN ZARURİ ŞARTLARDAN

BAZILARI NELERDİR?

1-      Komünizme, Masonizme karşı olunmadan, günümüzde ise Amerika ve AB ye karşı olunmadan milliyetçi – ülkücü olunmaz. Mevcut Ülkücülük siyasetinin masonizmin binde birine karşı olduğuna dair delil bulan Allahın yolunda kabul edilir.

2-      Milliyetçilik büyük başarı gerektirirken, Bahçeli ve ekibini olağan görmekle yola gitmek gafletlerin en büyüğüdür. Bu yolda olanların ülkücülüğün Ü’sünü iddia etmeleri gülünçtür.

3-      Bahsettiğimiz bu ikicik delilden bile mahrum olanların salon sosyalistlerinin binde biri kadar bile haysiyeti var saymaları mümkün değildir.

Üçleşmiş bu ilkeleri var kabul etme münakaşası yapılmadan, başka şeylere girmek gafletin ihanetin ta kendisidir.

MHP belediyesini hırsızlık sabıkasına uğratanların bile caddeleri adımlayabildiği memleket, acıların en büyüğünü yaşamıyorsa, ne halt ediyordur.?

**********************

ÜZEYİR LOKMAN ÇAYCI’NIN YENİ ÖNEMLİ YAZISI KÖŞESİNDE

Yeni yazı altı satır aşağıda

1) www.onurluhamle.com

(Hazırlayan: O.ÜÇER)

ve

2) http://osman.ucer.sitemynet.com/onurluhamle/

(Hazırlayan: Üzeyir Lokman Çaycı)

adreslerini  sık kullanılanlar listesine ekle.

************

 

Bakış bölümünde önemli meseleler  yazıldı

------------

UZAYA DUYURMAK GEREKSİZ DEDİM..

 

EZAN KONUSUNDA ELLİ SENE SÖYLEDİM

 

NİHAYET NASIL OLDUYSA ŞİKAYETLERE DAYANAMAMIŞLAR DA SESİ NORMALE İNDİRİYORLARMIŞ..

 

MÜSLÜMANIN BAŞKALARINA ZARARI OLAMAZ. BU REZALET DEDİM. EGEDEN DOĞUYA KADAR KONUŞTUM. SAYISIZ MAKALE YAZDIM. BULUNDUĞUM TOPLANTILARDA KONUŞTUM.

 

İki dünyada yüzümüz ak olma meselesine gereken önemi verdiğimiz için, inandığımız bir dava olduğunda, karşı çıkıcılarının dehşetinden korkmayarak elli iki senedir, aklımızın erdiğini yazdık. Savunduk. Karşı çıkıcıların namussuzluğu bizi korkutmadı.Yıldırmadı. Allah’ın huzurunda fikirlerimizi tarafsız, doğru biliyorsak bangır bangır dillendirmekten hiç çekinmedik.

Bunlardan biri Nazilli’de  oldu. Zamanın müftüsünü işledim. Bu kadar yüksek sesle okunan ezan desible olarak hatalı, insan sağlığını bozar, hastası var, sağı var, ses kısılmalı, yetecek edada olmalı dedim. Müftünün aklına yattı.

Sonra ezanın makamlara göre göre okunması konusunda telkinlerim oldu. Bu da aklına yattı. İmamlara yazı çıkardı. Ama toplantıya bir tek imam gelmedi. Ben tiksindiğim için ikinci ve sonraki toplantılara gitmedim.

Sık sık makaleler yazıyordum bu konuda. Etraf çalkalanıyordu. Bir gün bir mühendisi topluluk içinde sorguya çektim. Evi bir caminin 15 metre ötesinde idi. Sordum:

-        Mühendis bey, doğru söyle ezanlar senin evinde sağlığınızın bozulmasına sebep olmuyor mu?

Başını bükerek:

-        - Valla ağabeyim, benim çocuk ezanla birlikte dik atıyor ve aklını kayıp edecek. Ne yapacağımızı bilmiyoruz?

-        Peki Müftüye gidip durumu neden anlatmıyorsun?

-        Aman ağabeyi beni Nazilli’den dışarı sürerler! (Nazillinin yerlisi, Mücadeleci guruptan bir mühendisti.)

Şimdi gazetelerde okuyoruz. Diyanet, gelen şikayetlere dayanamamış, artık ezanlarda desiable arayacakmış. Bir hitap şekli var, ama terbiyemi bozmayacağım. Kendileri düşünmemişler. Şikayetlere dayanamamışlar. Artık belediyeler ses ölçümü yapabileceklermiş. Binlerce toplantıda konuştum. Cemiyet içinde telkinler yaptım. Burun kıvıranlar, dedikodu yapanlar oldu. Kimse doğru söylüyor müracaat edelim de bu rezalet sona ersin demedi. Şimdi artık diyanet lütfen desiable meselesine aklı yatmış.

Yahu, uzaya mı duyuracaksınız ezanı? Bu rezalet ne? Bu gürültü ne? Hastası sağını unutuyor musunuz .Oldu ki bu kadar yüksek okunmadan dolayı tiksinen vatandaş da olabilir.Kimseye anlatmak mümkün olmadı elli senedir. Şükür biraz akıllananlar olmuş.

Devlet sigara zararları konusunda tın tın iken elli senedir bu konuyu yazdık konuştuk, yakamıza sarılmış sigara konusu ile mücadele ettik. Örnekleri versek onu geçer., bakalım devletten önce el attığımız daha hangi konular ilerde aydınlığa çıkacak?

Kendi ayıkmayan millet, itibarlı değildir.

Hırsızlar ipsizler seçim kazandı. Soralım, halkın içinde bolca hırsız olmasa kazanabilirler mi idi? Kim bölüştürüyorsa o seçim  kazanıyor dense yeri değil mi?

 

İSTER SAĞCI İSTER SOLCU OLSUN (DÜNKÜ TABİRLER) MENFAATİNE DÜŞKÜN KİŞİLERİN İYİ TEŞHİS EDİLMESİ, VE TOPLUMDAN DIŞLANMASI GEREKİR. . MİLLİ VE İNSANİ FEDAKARLIĞI OLMAYAN, MADDE İÇİN DİNİNİ , İMANI SATAN KİMSELERİN ARAMIZDA BULUNMASI VE BUNLARA KARŞI KORUNMA YAPILMAMASI GELECEĞİMİZ İÇİN ÇOK DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR.

ÖRNEKLERİ DÜŞÜNEREK, ZIRHINIZA BÜRÜNÜN.

---------------

HALEN MÜSLÜMANLIĞI SÖMÜRÜYORLAR..

Din alimi pozundaki hödük, bir sürü madde sıralayarak, kıyametin yaklaştığını yazmış. Dikkatle okudum. Bir takım siyasilerin vatanı, milleti, dinimizi A.B ve Amerika’nın lağım hakimiyetine verdiklerini, bölücülük ve ahlaksızlık karşısında, vatansızlık karşısında suskun olduklarına dair tek kelime bile yazmamıştır. Sizin Müslümanlığınız sahtekarlıktan başka bir şey değil….

------------

Yeni yazı altı satır aşağıda

1) www.onurluhamle.com

(Hazırlayan: O.ÜÇER)

ve

2) http://osman.ucer.sitemynet.com/onurluhamle/

(Hazırlayan: Üzeyir Lokman Çaycı)

adreslerini  sık kullanılanlar listesine ekle.

************

DAVA ADAMLARINI MAHVEDEN DEYİŞLER:

 

ÇİFT SÜREN ÖKÜZÜN AĞZI BOŞ DURMAZ

 

BU DEYİŞLE YOLA ÇIKAN, ÇALIŞIRKEN KENDİSİ VE YAKINLARININ YARARLANMASINI BÖYLE YORUMLYAYAN İNSANIN İDEALİST KİMSE OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.

 

DAVALAR FİKRİ TEMELLERE DAYANDIRILMAKTAN ZERRE KADAR TAVİZ VERİLDİĞİ ZAMAN, AHLAKSIZLIK, ALLAHSIZLIK CİRİT ATAR. YAPILANIN BETİ BEREKETİ KALMAZ. KOKUŞMA ETRAFI KAPLAR.

 

Yazan: ALİ MERAKLI

 

İçim kahrolarak idrak ediyorum. Atası, babası anası ahlak timsali olan bir kimse bile, eğer hırsız lideri olan bir kadro içindeyse, iflah olması, dürüst çalışması mümkün değildir. Bir bakarsın yaptığı eksik işleri, destek olduğu eksiklikleri olağan göstermek için:

-         “Yahu ağabey be, el de ne dehşetli adamdalar var. Kamu hizmetinin tamamlanması için ne büyük fedakarlıklara sahip oluyorlar. – Kamu hizmetinin tamanlanması derken, yapılan gecelerin mal oluşuna destek çıkan,kimseyi işaret etmektedir.-

“El de derken!”, zerre zerre biriktirmeleriyle dava etrafında çalışmakta olanlar dışında, davaya aşırı soldan, beynelmilel derneklerden, dışardan sızma kimseleri kastediyor. Adam, müteahhitse, çalıştığı alanda cirit atabilmesi, kanunsuz tekliflerini görevliler itirazsız yerine getirebilmesi için tabii ki parmakları oynamaktadır. Bunu da herkes bilecek şekilde sergilemektedir.

Bizim safzade, hırsız şebekesine sahip olanların gölgesinde ki, idealist yorumunu kendi bulup getirmekte midir., yoksa duyduklarını mı tekrar etmektedir? Bunu Allah bilir?. Suistimalcinin- kötü hareket eden-  meseleye yaklaşımını yorumlarken,  ağızdan çıkar şudur:

o      ÇİFT SÜREN ÖKÜZÜN AĞZI BOŞ DURMAZ.

o      Ne bok yer ya? Bir şeyler başarıyorsa, emekle iş üretiyorsa o anda bir şeyler atıştırması, kazandığı, ürettiğinden değil, kamuya ait maldan atıştırması doğaldır demek istiyor. Atalarımızdan bize miras kalan bu deyişin günün birinde nasıl fecaate dönüştüğünü, hırsızlığın, namussuzluğun teşvikçisi bir deyiş olduğunu bütün namussuzluğu ile böyle duyarsınız…

o      Tertemiz bir aileden gelen bu insan nasıl olur da, böyle yorumları doğal olarak söyleyebilir?

o      Ondan sonra o iş alanında düzgün, namusuz, dürüst çalışma beklenebilir mi? Düne kadar ağzı açlıktan kokan insanlar bir şeyler  KERTMEK İÇİN FIRSATI GANİMET BİLMEKTEDİRLER.  Yine dava arkadaşlarından biri o müesseseden, parası mukabili bir iş talep etmişse, kokanları duymuştur, onun da yararlanmasını anlamlı yorumlamak lazım diye hizmet edenin şöyle yorum getirdiğini duyabilirsiniz:

o      – Sizin davaya büyük hizmetiniz vardır. Tabiî ki isteğiniz yerine getirilecektir.!

o      Ya da, kamunun yapması doğal olan birişyi savsbaklamak içzin, yaptıkları yanlışları ikaz ettiğinden kin duyduğundan, onun işini yapmamak için:

o      “– Filan fgilan yerlerdeki çalışmalarımız söz konusu olunca b.u işlere eğilmemiz mümkün değildir!”

Muhatabı yutkunmaktadır. Davaya hizmetle , tabiî ki yararlanma lafının ne alakası olabilir?. Bir vatandaş olarak ben ücretimi ödeyeceğim, yapılacak bir iş ise, her hangi bir vatandaşın yararlandığı kadar benim de yararlanmamdan doğal ne olabilir? gibi bir yorum bile getirmeye takati yetmemektedir. Çünkü iş yapan, kaydırma laflarla bir ahlaksızlığın içinde olduğunu hissettirmektedir.

Hele hele kamu için yapılacak işe mani olmak için, (Başka önemli işlerimiz var!) baştan savmasına nasıl mani olması gerekir, sert veya yumuşak bir ahlaksızlığı nasıl önler, boğazına tıkanan tükürüğü yutmak güç olmaktadır.

o      Velhasıl, dejenereleşme, namussuzlaşma kendisini alenileştirirken, kimin nerede hangi kapalı kapılar arkasında telkin yaptığını anlamadan sinsi sinsi böyle yayılıp gitmektedir.

o      Halbuki dava adamı denilenler, ilkelere sımsıkı sarılmayı bilseler, böyle deyişlerle meseleyi kokuşturmazlardı.

o      Hele hele kendi bağ evi yaptırırken, kamunun araçlarını pervazsız kullanmasının nasıl bir bedel karılığı olduğunu etrafa anlatmayanın, çıkan dedikodular içinde kokuşup gittiğini görmek durumu hasıl olmuştur.

o      Söylenenlerin şu olduğu ortaya çıkardı:

o      İş yaparken doğruluktan ayrılmayacağız. Mani olmak isteyenler (babamızın kafası olsa, ezip geçmeyi ilke edineceğiz.) Kırılacağız ama, bükülmeyeceğiz.) (Zerrei miktar ahlaksızlık göstermeyeceğiz!)

o      İlkeler bu olmayınca, Çift süren öküzün ağzı boş durmaz gibi laflarla meseleyi sulandırınca bir de bakıyorsunuz, idealist kadro yekünü kendini ağır ceza önünde buluyor, kimi mahkum oluyor, kimi de dokunulmazlık zırhı ile keyiflenir durumdadır.

 

Hayatımın  45 SENESİ AŞIRI SOLLA, OTUZ SENESİ İSE YOBAZLIKLA MÜCADELE İLE GEÇTİ.

Şimdi anlıyorum. Altmış senesi de yobazlıkla mücale

de ile geçmesi gerekirmiş. Çünkü, dünyanın en rezil hareketi yobazlıktır. Alçaklıktır. Otuz sene geçiktiğim için, yobazlıkla mücadelede otuz sene geciktiğim için kendimden utanıyorum. Alçaklığın, vatan hainliğinin, şerefsizliğin bütün kaynağı yobazlık olduğunu kütüphane dolusu kitabı okuduktan sonra, geçen hayatımın işe yarar kısımlarını analiz ettiğimde anlıyorum.

Maocu, Stalinci, Amerikancı Yobazlıktan bir derece daha az zararlıdır.

Başka nasıl anlatayım?

---------------------------------------

*********

İnsan olmak sorumluluk ve çizgi gerektirir:

İki dünyada yüzün ak olması için, özeleştiri ve başkalarını elemekten korkma. Fikirden haz alırsın. Haksız eleştiri ananı ağlatır.Öyle ise dürüst ol lan, hıyar oğlu hıyar..

-------------------------------

VARAN BİR:

http://osman.ucer.sitemynet.com/onurluhamle/

YENİ SİTEMİZ BU ADRESTEDİR. LÜTFEN KAYIT EDİNİZ.,

HAZIRLAYAN ÜZEYİR LOKMAN ÇAYCI

FRANSADAKİ GÖZÜMÜZ-KULAĞIMIZ

KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDERİZ.

Bu yeni siteye günlük gazete anlamında resim ve yazı girmek, zaman alacağından eski sitemiz olan

www.onurluhamle.com yani bu site de devam edecektir. Günlük makalelerimizi  bu siteden takip edeceksiniz.

--------------

-------------

MOSKOFÇU MU, Müslüman mı?

 

İslamcı geçiniyorlar, Moskofçuluk yapıyorlar.

Bilderberg Masonu, İslamı sömüren bir köpek konuşuyor.

Terörü adeta teşfik ediyor. İktidara yağ çekiyor., Yobaz olduğunu bildiğimiz yükseklerdeki birini övüyor.

Bunlar Müslaman ise., etrafımızdakilerin dinini nasıl anlatmalı bilmem ki?

Not: Bunlar Moskofçuya kurban olsun. Ama ne yaparsın ki altmış senedir kötüleri bu kelime ile anlatmışız..

-------------

Kemal Özçelik gönderdi

KANSERİN ÖLÜMÜ MUTLAKA OKUYUN... SAKLAYIN...




Kanserin Ölümü



Buğday çimi ekin, Buğday şırası için, Kanseri engelleyen besinlerin başında
atalarımızın Orta Asya'da içtikleri Buğday şırası geliyor.
Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday
çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi Pakistan'daki Hunzakut
Prensliği'nde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı
çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar. Türkiye'de acı badem ve
kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.



Ödemiş'le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ'ın eteklerinde
cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra
mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami
Güneral ile sohbetimiz sürüyor.
Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.

Buğday müthiş bir kanser ilacıdır.
Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır.
Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve
besin maddesi içerir.
Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez
daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir
bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler
içermesidir.
Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan
'laetril' içermektedir.

Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır.
(Japon Bilim Adamı Nagivara)
Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale
getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.
- Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
- Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi
yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri....
- Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
- Evet herkes üretebilir.

- İsterseniz tarif edeyim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam
kavanoza konur.
Üzerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave edilir.

Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.

Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba
aktarılır.

Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise
günde 3 kez şıra alınır.
Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir.

O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir
içecek ortaya çıkar.
- Az önce sözünü ettiğimiz 'laetril' buğday çiminden başka nelerde bulunur?
Çünkü anlaşılıyor ki, 'laetril' kanserin tedavisinde en etkin maddelerden
biri...

Elmanın çekirdeğini de yiyin!
- Evet, Türkiye'de en kolay laetril'e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve
kayısı çekirdeğidir.

Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok
da iyi olur. Amerika'daki ilaç sanayinin maşaları bu 'laetril' adlı ilacı
yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika'da satılan 'laetril' bu ülkeden
alınıp kaçak olarak ABD'ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar
alınmaktadır.
'Kanserin Ölümü' adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı
kazandığını söylemişti.
- Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
- Evet öyle. Türkiye'de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği
yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna
inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var...
Pakistan'a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut'ta şimdiye kadar hiç
kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut'un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...

- Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık
sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir
sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
- Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra
biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman doktor Issel'in tüm beden tedavisi bugün
bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.

Başarılı bir yöntem: Tüm beden tedavisi
- Tüm beden tedavisi nedir?
- Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir hastalık olarak değil, tüm
vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak ele alıyordu.

Ona göre vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir
bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyordu.
Issel'in bir diğer tedavi yöntemide, ayda bir olmak üzere, özel olarak
muamele görmüş bir kolibasil aşısı olan Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi.

Bu yöntemle hastadan bir miktar kan alınıyor, bunu ozon oksijen birleşim ile
karıştırarak yeniden hastanın damarından enjekte ediyordu.

Binlerce kanser hastası bu yöntemle iyileşmişti.

Eski Sovyetler'de, şimdiki Rusya'da bu yöntem halen kullanılıyor.



Dr. Serap KIRMIZI
Uludag University
Faculty of Science and Arts
Department of Biology
16059 Gorukle/Bursa TURKE

 

SİTEMİZDEKİ BÜNYE DEĞİŞİKLİĞİ

 

BİLİNDİĞİ GİBİ ON SENEDİR ONURLU HAMLE SİTESİNİ YAŞATTIK.

BİR DAVA YAŞAMASI İÇİN öğrenim vesair olarak binlerce  LİRA HARCADIK.

DÜNYANIN HEMEN EN UZAK YERLERİ İLE İRTİBAT KURUP, FİKİR ALIŞVERİŞİ YAPTIK.

BUNLARDAN HANGİLERİ İLE GURUR DUYDUĞUMUZU SİTEMİZİN MUHTELİF BÖLÜMLERİNDEKİ  İZAHLARI-açıklamaları- OKUYANLAR BİLİRLER.

ŞU ANDA YETMİŞ BİR’İ YAŞIYAN BİRİ OLARAK MASRAFLARA YEKÜN ÇEKMEK İÇİN SİTEMİZİN BÜNYESİNİ ÜÇ VEYA  DÖRT SİTEYE BÖLÜYORUZ. BÖYLELİKLE SİTE İÇİN YILLIK ÖDEMELERDEN KURTULMUŞ OLACAĞIZ.

BİZİM ONURLUHAMLE YİNE AYNI BÜNYEYLE-aynı hacimle- DEVAM ETMEKTEDİR. ŞU VARKİ VERDİĞİMİZ İSİMLERE GİRMEK  YETERLİ OLACAKTIR.

1-   ONURLUHAMLE.COM

2-   OSMAN ÜÇER’İN DÜNYASI

3-   GÖKÇE DEDE GERÇEKLEŞECEKTİR.

Onhurluhamle’yi on sene önce keşfettik. Binlerce merakla takip edeni  oldu.

İnşallah bundan böyle de merak edenleri olacaktır.

Bunu ikinci sitemiz takip edecektir:

Osman ÜÇER’in dünyası: Yayınlanmaya başladığı anda, Onurluhamle’deki konularımızın devam ettiği görülecektir. Yaşımız yetmiş biri gösterdiğine göre, hak vaki olur da hemen gidersek, belki neslimizden veya arkadaşlarımızdan biri bu eseri günümüze getirecek gayreti gösterirler.

Bu eser çoktan on cildi tamamlanırdı. Şu var ki, internet dünyasına dalmakla, gazete patronlarının bazılarının kirli atmosferine son verdik. Hem yazdık, hem resimledik.. Hem de uzaya gönderdik. İnternete yükledik. Bu yolda öpmedik el bırakmadık. Ama aşağılık ve kirli emelli bazı patronlardan sıyrıldık.

Hedefe yaklaştığımızı sanmıyorum. Şu anda DVD kasetini internete yükleyecek yardımdan mahrumuz. Bu da Allah’ın takdiri. Belki bir gün gelir uzaktan biri, yardım eder bu son tekno emele de ulaşabiliriz.

Gökçedede eserini   tamamlamak uzadı. Ne zaman da tamamlanacağımı bilmiyoruz. –Bir insanın gayretinden daha fazlası beklenemez.-

Şu var ki, tamamının konuları belli olduğu için dediğimiz gibi belki bir gün tamamlayan bir kimse çıkabilir.

Evet, bundan böyle masrafsız yaşayabilmek için sitemizi üç bölüme ayırıyoruz. Nasib olur da ek konular belirirse sayı artabilir tabii.

Saygılarımı sunuyoruz. Sağlık ve esenlikle kalınız.

Gökçedede, Nazili’de ikamet ederek  bulunduğumuz, ikamet ettiğimiz onbir sene içinde meydana getirdiğimiz, bir cildi yayınlanmış, üç cildi de de yazılmış ama, henüz yayınlanmamış bir eserdir. On cildi tamamlanırsa söyleneceklerin son noktası görülecektir. Şimdiye kadar emsali eser düşünülmemiş bir eserdir..

İlgili bölümde geniş açıklama vardır.

Yeni dönem taraflara ve milletimize, insanlığa hayırlı olsun.

**************

TÜRKİYE’Yİ MAHVEDEN HAREKET

 

ALLAH CEZALARINI VERECEK

 

1947 den beri Türk - İslam’a hizmet ettiğini sanan biri olarak yazıyorum:

1- Türkiye, Amerikan köpeğinin ayakları altında eziliyorsa,

2- Düşmanın her nevi vatanımızda cirit atıyorsa,

3- Millet yolunu bulamamış, Atatürk’ü anlayamamış, İslam’a ve Türk hizmetine giden yolun inceliklerini kavrayamamışsa sebepleri nedir biliyor musunuz?

1- 1960 yılların ortasından beri semirtilen kendisine İslamcı hareket diyen hainlerin birliği sebebiyledir.

2- Halk işine öyle geldiğinden, nereden çöplenirse oraya bağlandığı için,

3- Oku emrine uyup, mukayeseli okunmadığı için bu durumdayız. Şehitlerimizin katilleri, açlarımızın  sömürenleri, bu  kendine İslam adını  takmış kaf                    irler sebebiyledir.

Bu hükümlerimde haksızlık varsa cezamı Allah versin. Haklı isem, zayıf maneviyatımızın daha fazla tahrip olmaması için, bir an evvel bu sahtekarların cezasının verilmesi gerekiyor.

Bilmem, yanlış düşünüyorsam, doğru düşündüğünü sananlar açıklama yapsınlar.

 

***********

KİTLELER SATILIRSA, DAVALARIN YERİNDE YELLER ESER…

Bahçeli  kim? Şair ve fikir adamı Ozan Arif kim?

Buna rağmen satılmış bir sürü delege davanın yönünü değiştirmiyor mu?

Yazıklar olsun, kitlelerin davayı kavrayamaması ve satılmasına…

-------------

ŞİMŞEK KARAMBOL’DAN EN ÖNEMLİ YERE GETİRİLDİ. BU CHP İÇİN ÇÖKÜŞ BAŞLATABİLİR. HEMEN BU KARARDAN DÖNÜP, ŞİMŞEK BU GÖREVDEN GERİ ALINMALIDIR.

SANATA OLAN AŞKIMIZI HERKES BİLİYOR AMA

BU OLMADI…

************

SİTEMİZİN SON KANAATİ

 

 

CHP için, İSTANBUL’A GETİRİLEN ARTİSTİN, MİLLİYETÇİ OYLARINA MANİ OLACAĞINI İLAN EDİYORUZ..

 

Her yazıya uzun uzun gerekçe yazsak iyi olur ama, bu kanaatimiz için gerek görmüyoruz. Ama, illa da delil istiyoruz derlerse kaçmayız tabii….

İstanbul’a CHP için getirilen yönetici itici bir kimsedir. Bilinen bir kimsedir. Atatürk’ün Partisi’nin fikrinin kayması anlamını taşır…. Katiyen ve asla ondan başkan olamaz. Üye  kalabilir. Bu böyle biline..

*********

KIRGIZ- ÖZBEK

KAVGACILARI

KAFASIZ KÖPEK…

 

TURANCILIK FİLAN, İSLAMCILIK FİLAN..

YARI SARHOŞ KİŞİLERİN

HAYALLERİ GİBİ GELİYOR.

HAYATIMIZI BÖYLE SAFSATALARLA

SÜSLEYENLERİN ALLAH KAHRETMESİN..

 

AĞABEY LAFINA İTİRAZ, BENİ ON SENE ÖNCE AYIKTIRDI.

 

GÜNÜMÜZDE EN BÜYÜK ZAFERİMİZ TÜRKİYE  CUMHURİYETİ’DİR.

 

BUNUN DEVAMINA ENGEL HANGİ HAREKET VARSA NAMUSSUZLUK KOKUYOR..

 

Yukarda ki, başlıkları okuyanın aklı karışır. Eğer biraz sabırlı olursanız, önemli sayacağınız tespitleri sunacağım. Bu başlıkları sıralarken, tarafıma yönetilecek yanlış anlamaları zevkle karşılıyorum. Zira, bu titremeler olmazsa, hayal laflarla daha birkaç ömür boyu oyalanırız belki..

 

Allahuteala, insanoğlunun yolunu çizerken, onların aydınlarının bile anlayamayacağı kadar incelikle süslemiştir. Bu bakımdan milletler bocalamakta, yollarını tespit ederken ıkınmaktadırlar.

 

İlk okulda kafamıza bir 1071 yılı soktular. Süslediler ha süslediler. Halbuki Türklerin dünyanın her tarafında oluşunu., ya da dünyanın her tarafına dağılışı binlerce yılın derinliklerinde gizli olduğunu şimdi öğrendiğimiz bilgilerle anlıyoruz.

Gençliğimiz, Turancı fikirlerin zerki ile geçti. Bu fikirleri ne kadar düşman celp ederse etsin, aşk derecesinde kutsal bildik. Bakınız Demirperde yıkıldı, herkes oraları didik etti, biz daha Kars’tan öte geçemedik. Bunlar hep takdir. Şu anda bizim yaşımızda olan bir sürü insan Turancı lafını duyanca, kıçına bir şey kaçmışcasına irkilirlerdi. Bu gerçeği irkilerek görürdük.

Bize söylemedik laf bırakmazlardı. Savunmamız gayet saftı.

(Yahu, bütün milletler birbiri ile irtibat kurabiliyor da, Türk soyları, boyları, neden birbiriyle ilgi kuramasın. ?)

Vay, siz Türk milletini maceraya sürükleme peşindesiniz.  Sonra anladılar ki, Turancı lafına işkillenmeleri, vatansızlık lafı ile eşit bir tutum.

Bundan on sene kadar önce akıllı bir vali, bulunduğum memlekete, bir dış Türk’ü, bir kıymetli insanı, tahsilli makamlı birini getirdi ve bizleri toplayarak sohbet etmesini sağladı. Sohbet anında benden sadır olan ağabey lafı ( yani Türkiye Cumhuriyeti devleti şu anda diğer Türk devletlerinin ağabeyi konumunda olduğuna göre, organize çalışmalarda bu kavrama dikkat edilmesi gerekir dedim. Adam, karşı çıktı. Ağabey kavramı diye bir kavram olamaz. Yani hepsi eşit ve hepsi kendi yolunu çizer gibi laflar etti.

Düşündüm kara kara.  Kimseye amir filan olma hevesimiz yoktu da, bu işkillenme ne oluyordu?

Petrolleri filan var ama, uzun yıllar Komünizm altında inlerken ne dilleri, ne kültürleri, ne dünya tecrübeleri kaldı. Bunlar hami bir devletin varlığını kabul etmeyip de ne yapacaklar. ? diyordum. Gerçi bazı kültür olaylarında hemen hepsi Türkiye’den ileri durumda idi. İsterseniz tiyatroyu zikredelim.

Uzun yıllar meseleye bu açıdan baktım. Bilinmedik çok şey olduğunu gördüm.

Makale konusu, çerçevesi içinde lafı uzatmamak gerekir. Demek ki, Turancılık lafını ucuz ucuz kullanmanın insanın gözünü karartacağını bir çok gerçeği göremeyip, tökezlemesini sağlayacağını kavradım.

Türkiye adi ve şerefsiz bir takım gericiler Türk dünyası’nın menfaatine dokundular diye, bir çok kimse acele edip dialog (Karşılıklı efendice konuşup anlaşma yerine) hemen karşı ateşe girişmeleri de bir örnektir.

Şimdi durup Ermeni meselesini mi anlatayım?. Hepiniz her şeyi biliyorsunuz. Namussuz gericilik az daha Türk Dünyası ile irtibatımızı koparıyordu.

Hele hele şu Kırgız Özbek çatışması.   Duyalı, bir sürü haber ve yazı okudum. İzah şurada kilitlendi. Efendim, bir takım silahlı insanlar önce Kırgızlara sonra da Özbeklere ateş ederek ölümleri sağlamışlar. Mesele buradan kaynaklanıyormuş.

Seksen sene alçak Komünizmin esaretinde inlerken böyle oyunları bilmediler mi? Konuşmadılar mı aralarında? Amerika denen orospunun dünyayı elde etmek için olmadık namussuzluğu yapacağını bilmiyorlar mı?

Efendim, sınırdan bir başka Türk ülkesinden girenler olmuş. Ulan eliniz armut mu topluyordu? Niye bunları hesaplayan bir anlaşma içinde bulunmuyorsunuz?.

Hadi bütün bunları anında kavrayamadınız. Şimdi oturup anlaştınız mı? Ölülerinizin başınrda birbirinize sarmaşıp ağlaşıyor musunuz?

Demek ki, rüzgara göre davranışı olan aptal kavimlersiniz sizler. Sizden meydana gelecek Turancılığı hayallemek aptallıktır.

Ne yapmak lazım öyle ise..?

Karşılıklı oturup olmuşları, olacakları, olabilecekleri iyi konuşup, al gözüm ver gözüm münasebetleri iyice geliştirmek gerekir hemen. Buna mani olan hangi tarafın idareci ise onun ağzının ortasına yığmak lazım ki, herkes yerini ve hedefini bilsin.

Türk dünyası’nda çıkarılmakta olan bir dergide bahtsız bir yazı çıktı. Derginin sorumlularına ulaşıp meseleleri izah ettim. Tam bir nedamet görmediğimi, Türk dünyasında Komünizme beynini satmış bir çok insanın bulunduğunu görüp üzüldüm.

Necip Fazıl, Ahmet Kabaklı, Ergun Göze, Basri Gocul gibilerle omuz omuza, çırak olan mantıki ve bilimsel mücadele ile komünizmi öğrenmiş biri olarak durumu anlatmam bu insanları ayıktırdığını sanmıyorum., Çünkü ayıksalar, bazı şeyleri kabul büyüklük olduğunu bilirlerdi.

Efendim, bir yerlerde Nazımı iyi biliyorlarmış da, Türkiye’de uzun seneler NAZIM ANLAŞILMAMIŞ. İşte en son yayın, televizyon yayını sayesinde,  Nazım’ın Rus’a karşı direnişini anlayınca bu kalem bile onun mezarının Türkiye getirilmesi fikrini savundu.

Meseleleri iyi bilmezseniz, eleştirmezseniz burnunuz boktan çıkmaz hemşehrim.

İslamcılığın iç yüzünü bu satırlarda anlatmaya kalkarsam yazı altı sayfaya çıkar, ziyaretçi bana nazik hitap etmez. Küfür yiyecek zaman değil..

***********

HAMLE

İŞİN GERÇEK YANI

BU YURTTA BAĞIMSIZ KALABİLMEK İÇİN, MİLLETÇE DAİMA HAZIRLIKLI, DÜŞÜNCELİ OLMAMIZ GEREKMEKTEDİR. TARİHTE B.İNLERCE YIL BERABER YAŞADIĞIMIZ ETNİK GURUPLARIN AYRILIK HAVASI ÇALMASININ HİÇ BİR ETKİSİ OLAMAZ.

ZİRA BÜTÜN DÜNYA BİRLEŞSE, TÜRK’Ü ALAŞAĞI EDEMEZ. Kİ, YAKINDA SINADILAR BİR SONUÇ ÇIKMADI. ÖNEMLİ OLAN ŞU KIYAMET ZAMANI BOŞUNA İNSAN KANI DÖKÜLMEMESİ.

BİZİ MAHVEDEN KENDİ İÇİMİZDEN TÜREMİŞ, VATANSIZ VE MİLLİYETSİZLERDİR. DİN PERDESİ ALTINDA AVRUPA VE AMERİKA KÖPEKLİĞİ YAPIP, SONRA DA, DÖNEKLİK SERGİLEMENİN ANLAMI NE OLA Kİ? BU DÖNENLERİ İDRAK EDEMEYEN MİLLETİN DÖKÜLEN VE DÖKÜLECEK KANLARDA HİSSESİ YOK MU? ŞAPKASINI ÖNÜNE KOYUP DÜŞENMEYENE YUH! OLSUN.

*************

AKP TÜRK TARİHİ’NDE, TÜRK MİLLETİ’NE VE İSLAM ÜMMETİNE EN FAZLA ZARAR VERMİŞ BİR KURULUŞTUR. NASIL BİR ARAYA GELDİKLERİ BU HALKI NASIL KANDIRDIKLARI ARAŞTIRMA KONUSUDUR. BU KONUYU BENİMSEMEYENLER, ÖNEMSEMEYENLER VATAN HAİNİDİR.

AKP si, vs siyasi kuruluşlar tabii ki bizimdir. Ama istismarın, kökü kurultulmazsa, milletimiz Osmanlı’nın son zamanlarından daha feci durumları görecektir. Bu kadar iki yüzlü siyaset Türk ve İslam tarihinde görülmemiştir.

Son pişmanlığın ahdetmediğini yeniden mi idrak edeceğiz?

***********

Allah, yalnız Arab’ın Allahı değildir.

----------

ANA DİLLE İBADET, HAVA VE SU KADAR ZARURİDİR.

 

Ana dili ile ibadet etmeyen bir milletin, din yoluyla gerçekleri yakalaması mümkün değildir. Ruhban sınıfının yönetiminden kurtulması mümkün değildir. Kur’an değişmeyeceğine göre, Kur’an Allah’ın garantisinde olduğuna göre, Kainatın sonuna kadar ona garanti verildiğine göre, korku neden?

Her insan kendi beynini kendi diliyle yönetmesi gerekirken, illa da Arapça ısrarı, gerçeklere set çekmektir.

Korkulardan sıyrılmayan her Müslüman, karanlıklardan kurtulamayacak demektir.

Kendi diliyle ibadet etmeyen, tartışmayan her insan, karanlıklarla boğuşmaktan kurtulamaz.

Hodri meydan!...

-------------------------------

 

SON İRAN OLAYINDA ERDOĞAN BÜYÜK TÜRK MİLLİYETÇİSİ GİBİ DAVRANIYOR.

ABD Yİ PAÇAVRAYA ÇEVİRİYOR. IRAK’I SORUYOR. AFGANİSTAN’I SORUYOR..

PEKİ YEDİ  SENEDİR AŞAĞIDAKİ DURUM VARDI. NEYDİ? BU İŞİ ÇÖZENE PROVA DİYECEĞİZ..

-------------------

Tayip Erdoğan masum Iraklı çocuklar için değil, katil ABD askerleri için için dua etmekteydi.

*********

Hem AKP ve hem yandaş basın ABD’nin Müslüman katliamına alkış tutuyordu.

Melih Aşık-Milliyet

Müslüman katliamına alkış tutan kimdi?
We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties...”
Tayyip Erdoğan’ın 04.04. 2003 tarihinde ABD’nin ünlü Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan yazısı yukarıdaki satırlarla bitiyordu. Tercümesi:
“Kahraman çocuklarınızın anavatana en az kayıpla dönmesini umuyor ve dua ediyoruz...”
O günlerde Katoliklerin ruhani lideri Papa 2. Paul bile savaşların olmaması ve masum kanı dökülmemesi için dua ediyordu...
Kendini “Müslüman demokrat” diye satan AKP iktidarı ise kitle imha silahı yalanı ortaya çıktığı halde ABD’nin Irak katliamını desteklemekteydi.
Tayyip Erdoğan masum Iraklı çocuklar için değil, katil ABD’nin askerleri için dua etmekteydi.
Türkiye’nin vicdanlı insanları savaşa karşı eylemler geliştirirken AKP Türkiye’yi ABD üslerine açmanın hazırlığını yapıyordu...
Tezkere soylu TBMM üyelerinin gayretiyle geçmedi ama Türk hava sahası ABD uçak ve füzelerine açıldı... Türkiye’deki üslerden beş bin sorti yapan ABD uçakları Irak halkı üzerine ölüm yağdırdı... AKP iktidarı bu insanlık suçuna ortak oldu. Bizler var gücümüzle savaş karşıtı yayın yaparken hem AKP hem yandaş basın ABD’nin Müslüman katliamına alkış tutuyordu.
Bugün hidayete erdiler, Müslümanlar ve ezilenlerden yana oldular...
Bu kadarla da kalmadılar...
İsrail’i kınamakla birlikte AKP iktidarının olaydaki sorumluluğunu sorgulayanları “İsrail yanlısı” diye yaftalıyorlar.. Hedef gösteriyorlar...
Sanki dün Müslüman katliamına alkış tutanlar kendileri değilmiş gibi...

* Melih Aşık / Milliyet
+++++

İslam düşmanları, Müslüman kılığında, cahil yığınları aldatıyor. Bu gerçeği bilen Müslüman var mı?

--------------

AKP’DEN BERBAT   YÖNETİM

 

Cumhuriyet tarihinde bu hukümet gibi yedi sene vatandaşını mahveden çalışmalar yapan, dost devletlerle aramızı açan, vatandaşı işsiz ve aşsız bırakan bir hükümet gelmemiştir. Irkçı tavırları ile Türkiye’yi bölmek için ne yapmak gerekirse onu bu hükümet yapmıştır.

Bu vatandaş eğer vatandaş ise, bu hükümeti en acil bir zamanda silip süpürmelidir. Yoksa yığınların Müslümanlığı, vatan sevgisi boşa çıkmış demektir.

-----------

MÜMİN İNAN YARGILANAMAZKEN, TÜRKİYE ÇAPINDA BİR ÇOK BELEDİYECİNİN KODESE TIKILMASI VATANDAŞI HAYRETLER İÇİNDE BIRAKIYOR.

-------------

Nazım, giriş bölümünde

------------

Bir inceleme yazısı:

Fransa’daki yazarımız

Üzeyir Lokman Çaycı’dan gelen mesaj:

Siteniz  SERAP’ta yer aldı…

 

SERAP

http://www.artmajeur.com/serap/

Ziyaretçi sayısı : 190 816

 

 

 

Mes Liens Favoris :

 


   • Michel Mahler - http://michel.mahler.free.fr/Annexe-RdM/Coups_Coeur/Lokman_CAYCI.htm

 

• INTERNATIONAL WAR VETERANS POETRY ARCHIVES - http://iwvpa.net/cayciul/

 

Anafilya - http://www.anafilya.org/go.php?go=7d351710a036c&arama=ok

 

arte poetica - http://www.artepoetica.net/CAYCI.htm

 

• POÈTES À LA UNE - http://www.mioch.net/html/poetesalaune.html

 

Ocaixote - http://www.ocaixote.com.br/galeria1/Gcayci.html

 

• CHANSON ABC - http://chansonabc.site.voila.fr/

 

• MUENIC ONLINE - http://www.muenic.de/gedichte/cayci.html

 

• CASA DA CULTURA - http://www.casadacultura.org/arte/pint/uzeyir_lokman_cayci/uzeyir_lokman_cayci_fr.html

 

• AKTÜEL DERGİ - http://aktueldergi.de/

 

• HABER 50 - http://www.haber50.com/

 

• Işık gazetesi - http://www.isikgazetesi.org/

 

• TÜRKPARTNER - http://www.turkpartner.de/

 

• Urfa Haber Merkezi - http://www.urfahabermerkezi.com/

 

• Mir Haber - http://www.mirhaber.com/

 

TableRaz - http://www.myspace.com/tableraz

 

Joneve McCormick - http://members.cox.net/joneve/

 

Marmaristime - http://www.marmaristime.com/

 

• ONURLU HAMLE - http://www.onurluhamle.com/

 

• Niğde Hasret - http://www.nigdehasret.com/

 

• Bor Haber - http://www.borhaber.net/

 

• İpek Tekin : Niğde - http://ipek.tekin.sitemynet.com/nigde/index.htm

 

• ART ET LITTÉRATURE - http://uzeyircayci.sitemynet.com/fleur/index.htm

 

 

 

 

Selam ve sevgilerimle.

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI
İç Mimar – Endüstri Tasarımcısı
55, rue Louise Michel
78711 Mantes la Ville
FRANCE

 

 

uzeyir.cayci@free.fr













































































------------------------------------------------------------

 

http://monsite.wanadoo.fr/SEVGI/

http://uzeyircayci.sitemynet.com/fleur/index.htm
http://www.artmajeur.com/serap/












































































Family Filter : Evet | Yardım |   Share

 

 

Anasayfa > Üzeyir Lokman ÇAYCI > Info Sanatcı

 

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Anasayfa

|

Sanatcı Info

|

Yapıt(lar)

|

Ziyaretci Defteri

|

iletişim

|

Agenda

|

Price List

|

Bağlantılar

|

RSS serap Latest Artworks RSS feed

 

Genel Unsurlar | Özgeçmiş (4) | Felsefe (1) | Ödüller (1) | Artist's Workshop (12) | Press Coverage (1) | Sergiler (Archive) (2) | News (4)

Sanatcı - Genel Unsurlar :

Üzeyir Lokman ÇAYCI - Üzeyir Lokman ÇAYCI

Soyadı : Üzeyir Lokman ÇAYCI
Uyruğu : Turkey
Date of birth : 1949
Artistic Activity : Profesyonel - Recognition Level : Confirmed Artists
Sergilenen yapıtlar : 288 Yapıt(lar) (11,331 EUR)
Type of works : - Design - Drawing - Painting














































































(Total : 25 Articles) |

Ödüller


Click to Enlarge

Questionnaire : Q1 - Kendinde veya başkalarında gördüğün, ya da aradığın nitelik nedir ? Q1 - Quelle est la qualité que tu reconnais, en toi ou chez les autres, que tu apprécies le plus [..] >> Devamını Okuyun


News

See all articles (4)


Click to Enlarge

Photographe Amateur Magazine
¤ Photographe Amateur Magazine N° 15, Page 35 ISSN 12777362 X (FRANCE)


Felsefe


Click to Enlarge

Mes œuvres ont apparus dans les revues, livres, anthologies, magazines et journaux suivants : ( A- L) AFYON EMİRDAĞ GAZETESİ - 12.09.1977 (TURQUIE) AFYON EMİRDAĞ GAZ [..] >> Devamını Okuyun


Özgeçmiş

See all articles (4)


Click to Enlarge

• Üzeyir Lokman ÇAYCI He is a poet, a writer, a versatile artist... He was born in 1949 in Bor that is one of the beautiful cities of Turkey. He attended primary and high school there. And then he g [..] >> Devamını Okuyun


Press Coverage


Click to Enlarge

Per chi danza al ritmo della propria musica
Per chi danza al ritmo della propria musica Questa poesia mi è arrivata da poco dal poeta e artista Turco Üzeyir Lokman ÇAYCI del quale nel mio sito Arte e Letteratura ho presentato alcune ope [..] >> Devamını Okuyun


Sergiler (Archive)

See all articles (2)


Click to Enlarge

Expos Solo (Listing)
Un artis ne-a scris din Mantesla Ville (Franţa) Cine este Üzeyir Lokman CAYCI ? Uzeyir Lokman CAYCI s-a născut în Turcia, la Bor, sub prefectură renumită pentru verdeaţa (pentrru paji [..] >> Devamını Okuyun


Artist's Workshop

See all articles (12)


Click to Enlarge

Ceux qui dansent au rythme de leur propre musique
¤ 23.04.2008 11:56 José Antonio Aranda Objet : Ceux qui dansent au rythme de leur propre musique Useyir, thank you very much for your exquisite poetry, and it comes on time to me, as [..] >> Devamını Okuyun

 

------------------------------------------------------------

 

 

MÜSLÜMANLIK İLERİCİLİK DEMEKTİR. AYDINLIK, İLİM DEMEKTİR. BİR KISIM MASON UŞAĞI, BUNU AB VE ABD KÖPEKLİĞİ SANIYOR VE O YOL DA İLERLİYOR. GELDE TAHAMMÜL ET..

-----------------

VATANA İHANETİN BAŞINI ÇEKMEYİ, KENDİSİNE MÜSLÜMAN DİYEN BİR KISIM APTALIN YAPACAĞI KİMİN AKLINA GELİRDİ? BUNLARI YÖNETENLER BEYNELMİLEL DERNEKLERİN  EN AZILI GURUPLARIDIR. MENSUPLARININ İSLAM KILIĞI ADİ BİR ALDATMACADIR.

İSLAMİYET, BU MİLLETİN KÖKÜNDE YER ALAN GÜZEL İNSANLARIN GÖNLÜNDE ZENGİNLİK DEMEKTİR. SİYASETTEN AYRI TUTULUR,

AMA, AMERİKAN KÖPEKLERİ, AB UŞAKLARI TARAFINDAN HALKIN ALDATILMA VASITASI OLARAK KULLANILMAKTADIR. BU SEBEPLE YIĞINLAR SORUMLULUK ALTINDADIR.

BU YIĞINLAIR BUNLARDAN IRAK’ın ve benzer İslam ülkeleriinin hesabını sormazlar. İhanetleri belgelidir.

İHANET, ŞEREFSİZLİK BİRBİRİYLE BU ATMOSFERDE YARIŞTIRILMAKTADIR.

YIĞINLAR  KENDİNİ BİR AN EVVEL TOPARLAMAZSA, OSMANLI’NIN SON ZAMANLARINDAKİ HAYSİYETSİZLİK TAM ANLAMI İLE geri dönecek,  ATMOSFERE HAKİM OLACAKTIR.

BÖYLE ADİ BİR DURUMDAN KURTULMAK, EN BÜYÜK MUTLULUK OLARAK YORUMLANACAKTIR.

********

CUMHURİYETİN Türk dünyası’NIN EN MEŞHUR, EN DEĞERLİ GAZETESİ Yeni Çağ’da Cumhuriyet Yazarı Mehmet Faraç söylüyor:

AKP,  ATEŞE KÖRÜKLE GİTTİĞİ İÇİN, 2002 YILINDAN BU YANA 750 ŞEHİT VERDİK! DİYOR..

AKP, BU MESULİYETLE DİVANI HARPTE YARGILANIR. KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN..

----------------------

----------------------------------------------

MASONİK

VE UŞAK ZİHNİYETLİ SİYASETÇİLER, HİÇ BİR ZAMAN TÜRK DÜŞMANLARINA KARŞI CAYDIRICI GÜÇ KULLANAMADILAR. FİKİRSİZ VE  HAYSİYETSİZLİK DİZ BOYU. BUYURUN BUNU DÜŞÜNÜN..

----------------

İSLAM’I VE TÜRKLÜĞÜ DEJENERE EDEN KÖPEKLER VAR…

 

Dün, Padişah yanlısı görünüşü ile İngiliz, Yonan köpekliği yapanların,  Kuvayı Milliyecilere karşı duranların, bu gün AB ve ABD yanlısı kılıklarla kafire çanak tutanların hiç bir farkı yoktur. İsim isim saymam mı lazım.?

Zerece bile olsa, AB ci görünmek, ABD ile aynı parelelde olmak,, kafirliğin en namussuz şeklidir.

Bu milliyetçi görünenlerle,  dinci görünenlerin bu günkü giydikleri elbisedir. Ilıman AB ci olan bazı milliyetçilerin Allahsız’dan hiçbir farkı yoktur.

Gerçek Milliyetçilik, gerçek Müslümanlık ABD ve AB kafirlerine bağrını siper edenlerin  sıfatıdır. Adıdır.

Başka türlü düşünen gafil varsa bu sütunlarda yazılarının noktasına değmeden yayınlanacağını ilan ediyoruz.

--------------

KÖR NEFİS VE ŞAHSİYETSİZ YARATIKLAR

 

KÖR NEFSİNE ESİR OLMUŞ YIĞINLAR, İLERDE BAŞLARINA GELEBİLECEK KÖTÜLÜKLERDEN ŞİKAYETÇİ OLAMAZLAR. ŞAHSİYETSİZ BİRER VARLIK OLARAK YAŞADIKLARININ BİLE FARKINA VARAMAZ OLURLAR..

HALBUKİ KENDİLERİNİ VE NESİLLERİNİ GÜZEL DAVRANIŞLARLA SÜSLESELER, NE KADAR GÜZEL OLURDU.

------------

DOSDOĞRU MU, EĞRİ Mİ OLMALI?

YAY MI OLMALI, OK GİBİ Mİ OLMALI?

 

Ali Meraklı, hayatını düşünüyordu.

Herkesin bir ilkesi,  tayin ettiği bir yolu olmalıydı.

Eğer, eğri- kaypak- olursam, herkes tutar elinden bırakmaz. Ne gibi? Yay gibi. Yay kullanıldıktan sonra atılmaz. Bir ihtiyaca binaen daima elde tutulur.

Eğer dosdoğru ok gibi olursan bir daha geri gelmemek üzere uzaklara atarlar.

Bu olay hayatın tabii akışı gereğidir. Yay da, ok ta birbirini tamamlayan kavramlardır. Şu var ki, kullanılış şekilleri yukarda tarif ettiğim gibidir. Daima elde tutulmak, el üstünde tutulmak istersen yay gibi olacaksın. Biraz eğri olacaksın. Ama dosdoğru olayım, ok gibi olayım dersen insanlar seni hedefleri vurmak için kullanırlar, ama uzaklara atarlar.

Ben durumlardan hangisini tercih etsem bundan sonra? Bilemiyorum, karar veremiyorum gitti.

 

***********

Türkçesini anlamak gerekli

Fatiha suresi:

Acıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.

1.Övülmek yalnız Allah’a yaraşır. O Allah’ki bütün varlıkların çalabıdır.

2. Acıyıcıdır, esirgeyicidir.

3. Yargı gününün hakanıdır.

4. Allah’ım , biz yalnız sana taparız.

5. Yalnız senden yardım dileriz.

6. Sen bizi doğru yola ilet.

7. O doğru yol ki, senin iyilik ettiğin kimselerin yoludur.

8. Öfkelendiğin kimselerin, sapkınlıkların yolu değil

---------------

EFELİK, KANUN VE NİZAM DEMEKTİR.

BAKIŞ BÖLÜMÜNDE OKUYUNUZ…

--------------------

CHP içinde Arıtman’ın isminin yeni yöneticiler tarafından öne çıkarılmaması halinde, yeni yöneticilerin benim destiğimden mahrum kalacaklarını söyleyeyim.

Tek başına on MHPli kadar mücadele veren bu bayanın hiçbir idare tarafından gözden uzak tutulmaması gerekir. Kadınlarımızın yüz akıdır. Vatanseverlerin  önde gidenidir.  Bunu kimse unutmasın.

----------------------

OKUMADAN NE ÜLKÜCÜ, NE DE DEVRİMCİ OLUNABİLİR. BOŞUNA KASALMAN BOŞ ÇUVALLAR..

--------------

CHP ‘NİN YENİ YÜZÜ MERAK EDİLİYOR...

 

BİR HAFTAYETER DE ARTAR BİLE…

------------------

NAMUSLU ZENGİN GÖRMEDİM.

 

ALİ MERAKLI

 

GERÇEKTEN VARSA, KUSURA BAKMASIN. Yazacaklarım Aynen vakidir. Böyle bir toplumda bu cümleyi kullanmak çok haksızlık olmasa gerek. Zengin geçinenlerin ekserisi ise dindar görünür. Böylelikle günahı işlemenin vicdanındaki oymalarını yok edeceğini sanır. Bir Anonim şirkette vekilim. Bir sürü sığır yatıp kalkıyor, ama paranın şahı ile uğraşıyorlardı.

Bir gün şirketi Horoz partisinin başkanın karısı ile bir milletvekilinin karısı bir kamyon halının parasını vermeyerek soymuşlar. Yönetim kurulu bundan üzüntü duyuyor. Aralarında epey konuşmuşlar. Sonra vekile anlatalım demişler. Yönetim Kurulunda dinledim. Bir şartım var paranızı o zaman kurtarırım! dedim.

-         Nasıl? dediler. O bana ait ama, benim takibime karışmayacaksınız. Dedim. Israr üzerine ( eğer zorluk gösterirlerse, işi gazete yazıları ile, haberlerlye de süsleyip ben bu parayı kurtarırım) dedim. Beğendiler Ve hemen takibe başla! dediler. Olmaz dedim. Niye? dediler. Önce yönetim kurulu kararı alın ve bunu deftere yazın! dedim. Peki deyip kararı aldılar ve deftere yazdılar.

-         Toplantı bitti. Çıktım. Dinleniyorken gitmeye karar verdim. Sekiz on adım atmadan bir sakallı arkamdan yetişti. Aman Ali bey vaz geçelim, bunlara çok işimiz düşer. Biz zararlı çıkarız dedi. İçimden yüzüne karşı kustum. Sövdüm saydım. Kendisi gibi olanları şerefsizlikle ve şirketin parasını boşa gidermekle itham ettim. . Alçakların,  Allahın kanunlarına göre yaptıkları hiç bir iş yoktu.  İşleri güçleri hile, desise, adam kayırma, rüşvet yedirmeydi. Ama şirketin lokantasından bir lokma alırken birini gjördüler mi, binbir izah getirirlerdi. Bunlar yekünen  alçaktı.

-         Bir muhasebecileri vardı. Devlete iki hesahp gösbtertirlerdi .

Tam bir o. Çocuğu o yalaka. . Onlara Müslüman görünür şirketin paralarını yok ederdi,. Bir gün maaşımı artırmısınız  dedim. Hemen kayıp oldu meğerse yönetim kurulu toplantı halindeymiş.Onlara ne dediyse beni çağırttırdı ve herkesin içinde bu artırma nereden çıktı mealinde azarlattı. Sonra onlarla hacca gidip dönünce de ıkınarak tıslıyarak şirketin paralarını yemeğe devam ettiler.

Bunlar işçiye asgari ücreti ömür boyu verir, sonra herkese ekmek veriyoruz diye hava basarlar. Ben hayatımda zenginin namuslusunu görmedim. Gören varsa bana yazın tükürdüğümü yalayıp özür dileyeceğim.

******

MİLLİYETÇİLİĞİ KATLEDİYORLAR MI?

 

EYVAH! MİLLİYETÇİ PARTİ KALMADI…

 

ATATÜRK’ÜN PARTİSİ CHP GÜÇLÜ ADIMLARLA GİDİYORDU. UÇKUR-PEŞKİR DERKEN BİR KARAMBOL OLUŞTURULDU. AMERİKA VE AB OYUNLARI İLE HASIR ALTI EDİLDİ  BAYKAL VE EKİBİ. .

BUNU FIRSAT BİLEN İÇ DURUMUNDA ATATÜRKÇÜLÜK VE MİLLİYEKTÇİLİK İLKELERİ İDAM EDİLDİ DİYE YAZIYOR GAZETELER. EYVAH! MİLLİYETÇİ PARTİ KALMADI.

SAKIN MHP YOK MU SORMAYIN. BAHÇALI VE EKİBİ GELELİ, TÜRKEŞTEN VE MİLLİYETÇİLİKTEN  BİN KM ÖTEYE GİTMİŞTİR MHP.. ABCİ, VSCİ, GERÇEK MİLLİYETÇİLERİ KATELEDEN BİR PARTİ DURUMUNDADIR. EEEE? NE OLACAK ŞİMDİ?

CUMHURİYETİMİZİ AYAKTA TUTACAK MİLLİYETÇİ BİR PARTİ KURULMAYACAK MI?

-------------

Şimdilik böyle görünüyor ama, belki daha hayırlı bir sonuç ta doğabilir…

 

Geçen yazın resimleri:

Özdamar, Gürer, özdağlar, Ali Ercan, ÜÇER Tepe’de Sabri Hoca’nın bağında. Ali Ercan, geldim geliyorum diye telefonlar ediyor.bakalım kimin bağında tava yenecek? Eee tavanın, çanağın içinden bol et çıkmazmış. Kaderimize artık.

 

Bu

Bu resimde Nazilli’den.

Uzun yıllar televizyon yayını, gazete yayını için beraber olduğumuz (Şafak Gazetesi ve Şafak televizyonu) arkadaşımızla yan yana gelince Kerim Özbekler hemen fotoğraf haline getirir.

-------------------

 

PİRLİBEY TOPLANTISI

 

İZMİR’İ Yonan işgalinden dokuz gün sonra Nazilli’de toplantıya katılan babayiğitlerin adı ezberlenmeli.

Bu toplantılar bizzat İstiklal Müceadelesi’nin Ege’de başlaması demekti. Atatürk ve arkadaşlarının devleti ve düzenli Ordu kurması için gerekli zamanı kazandırdı. Yonan ilerleyemedi. Aksi halde, İstiklal Mücadelesi başlayamadan sönerdi.

Allah Rahmet eylesin!

 

Ali Rıza Öğretmen,

Avukat Ömer,

Bozdoğandan Mehmet Bey,

Cevat Sökmen süver,

Çerkez Yusuf,

Giritli İsmail Hakkı,

Hacı Süleyman Efendi,

Karacasudan Mehmet Vasfi,

Mehmet Demirciefe

Mehmet Lütfi Efendi,

Molla Hasan,

Müftü Salih Efendi,

Ödemiş’ten Hacı Bey,

Ömer Bey

Palamutçu İbrahim,

Pirlibey Ağası Mehmet Bey,

Sultanoğlu Sadık Bey,

Tüccar Ali Haydar,

Yüzbaşı Arap Nuri

Yüzbaşı Tahir bey,

-------------

GERÇEK İSLAMI ARAPÇILIK ÖRTTÜ..

 

DİN KURUM (DİYANET) DİN MESELELERİNİ İZAHTA NASIL YETERSİZLİK İÇİNDE İSE,

TANRI BİLİM OKULLARI DA (İMAM HATİP – İLAHİYAT) AYNI GAFLETİN İÇİNDE…

TÜRK MİLLETİ’NE TANRISAL KAVRAMI TANIMA KONUSUNDA YARAR SAĞLAYAMAMIŞTIR.

EMEVİ, ABBASİ ŞAMATASI ARAP’TAN BAŞKA  TÜM ULUSLARIN DİNSEL İHTİYAÇLARINI  TANIMA VE KAVRAMA GERÇEĞİNİ BOZMUŞ, ALLAH’IN KANUNLARINA GÖRE TANIMASINI  ENGELLEMİŞTİR.

HAL BÖYLE OLUNCA, DUVARLARDA ÇAPUT İÇİNDE SAKLATILAN KURAN GERÇEĞİ,  HAYATIN VE CENNET’İN OLUMLU ATILIMI GÖREVİ YERİNE, BAŞKA MİLLETLERE KÖLE OLMA YOLLARINDA DİNSİZLİĞİN, HAREKETSİZLİĞİN SEBEBİ GİBİ GÖRÜNMÜŞTÜR.

YARATIŞILINDAN BERİ TÜRKLER DAİMA TEK TANRI’YA TAPMIŞLARDIR.

MAALESEF HIRİSTİYANLIK HAZAR KIYILARINDA NE İŞLEV GÖRMÜŞSE, MÜSLÜMANLIK SANILAN EMEVİ- ABBASİ ŞAMATASI DA TÜRKLÜĞÜN BOZULMASINDA, YÖNÜNÜ KAYIP ETMESİNDE AMİL OLMUŞTUR.

GÜNÜMÜZDEKİ YAŞAYIŞA GERÇEK İSLAM DEMEK NASIL ZORSA, BAHSETTİĞİMİZ KONULARDA YARARLI OLUNMUŞTUR DENMESİ DE ÖYLESİNE ANLAMSIZDIR.

KENDİ DİLİYLE, İÇTEN İBADET OLUMLUĞU KATLEDİLMİŞTİR. ALLAH SUÇLULARI AFFETMESİN.

BU GARİP GEÇMİŞTEN DERS ALMAMIZI SAĞLASIN. ATATÜRK’E KADAR BİR KİŞİ BİLE TANRI BİLİM KONUSUNDA ATILIM YAPMIŞTIR DİYEMİYORUM. ÇÜNKÜ UFUKLARI KAPATILMIŞTI.

İMAMI AZAM GİBİ DAHİLER İSE ENGELLENDİ, EZİYETLERE UĞRATILDI.

-----------------

Bahçeli ve etrafının gitmesi için mücadele vermeyen Türkçü ve Milliyetçi olamaz. Hadi lan oradan! O zaman ortada millyetçi kalır mı? Sürü sürü nasıl da geziniyorlar baksana?

Mümin’in her zerresi milliyetçi olsa ne olacak?

Salon ülkücüleri mahkeme KONULARINDA BİRAZCIK HASSASİYET GÖSTERDİLER Mİ?

TÜRKEŞ’E İHANET EDENLER YIĞINI!...

BU DAVA BUNLARLA MI OLMALIYDI?

-----------------------

Güncel bölümdebombalar patlıyor..

---------------

GÜNÜMÜZDE İSLAMİYET VE TÜRKLÜK ŞARTLARI

AMERİKA DÜNYANIN KANINI SÖMÜRÜYOR. AÇTIĞI HAÇLI SALDIRISIYLA , SİYONİZM VE MASONİK FAALİYETLERLE, TÜRK VE İSLAMI NEREDE BULDU İSE ÖLDÜRÜYOR. BUNUN İÇİN BÖLGEDEKİ İHTİLAFLARI VE KIZIL KÜRTÇÜLERİ KULLANIYOR.

KİM AMERİKAN DOSTU OLDUĞUNU İDDİA EDİYORSA, KİM AMERİKA’YA NET OLARAK KARŞI OLDUĞUNU İDDİA ETMİYORSA, BU YOLDA GAYRETİ YOKSA,  O NE MÜSLÜMAN VE NE DE TÜRKTÜR. YATIP KALKMA İLE MÜSLÜMAN OLUNMAZ.

ŞUUR İŞİDİR BU.

TÜRKLÜK KANIMIZIN İCABIDIR. ZEKA İŞİDİR.  İNSANLIĞIN GERÇEK DÜŞMANI AMERİKA’NIN NAMUSSUZLUĞUNU İYİ TESZPİT ETMEK GEREKİR. BAŞKA NASIL ANLATALIM BU MESELEYİ. AFGANİSTAN’DAN TUTUN DA, YUGOSLAVYA’YA, ÇİN’DEN TUTUN DA ORTADOĞUYA KADAR, DÖKÜLEN KAN AMERİKA’NIN NAMUSSUZLUĞU YÜZÜNDENDİR.

***********

HEMŞEHRİMİZ KOYUNLULU

ŞAİR PERVİN BEYHAN TEKTEL’in

Hayata dair şiirsel  dökülüşler isimli kitabı Çanakkale’den tarafımıza ulaştı.

Sanatçılar fahri organizatörü Kerim Özbekler’in tanıştırmasıyla  bu zenginliği yaşadık. Bölümlerimizde şairimizin eserlerinden örnekler veriyoruz.

İnşallah bir gün ke11ndisine sanat günü tertipleriz.

ATATÜRK’TE BENİM,

ÜSTAD FAZIL’DA  BENİM!

 

OSMAN ÜÇER

 

ZITLARLA KAYNAŞIRIM, ALINDA YAZI İSE,

SAKARYA’YI YAŞAYAN, YAZAN DA  DİĞERİYSE,

ANLAŞSINLAR ÖTEDE, AYRILIĞI NEDEYİM?

DEĞERLERİ BAĞIMSIZ, BEN ONLARI SEVEYİM…

 

 

GÖKLERE O  YÜKSELTTİ, BAĞRI BAYRAK GÖNDERİ,

SARI MUSTAFAM DAHİ, TÜRKLÜĞÜMÜN ÖNDERİ..

BEYNİNİ DAĞITIYOR, İSTİKLALİ SATANI..

İNKILAPLARI KALE, YÜCELTİYOR VATANI..

 

 

NECİBİM  BİR KAHRAMAN, SATILIĞA SET ÇEKER,

SAKARYA ŞİİRİYLE, DÜZELTİR TEKER TEKER,

ESERLERİ COŞTURUR, KOŞTURUR HANE HANE

ONDAKİ MANEVİYAT TÜRK-İSLAM’DA BİR TANE!

 

 

YAŞARKEN AYRIM VARMIŞ, BEN SOKMADIM BU YOLA,

DAYANIŞMA SAYILIR,  GİDİŞLERİ KOL KOLA,

YARARLARIN GEREĞİ, İKİSİ DE BERABER,

AÇILARA DİKKAT ET, DOĞRULARI SÖYLERLER!

 

 

O HARİKA DURUMLAR, ÇIKIYOR ATIŞMADAN

HAKİKATIN ZAFERİ, DOĞUYOR ÇATIŞMADAN..,

ÜRÜNLER GÜZELLİKTE, BİRBİRİNDEN HEP FARKSIZ,

HANGİSİNE DİYELİM, SEN HAKLISIN, SEN HAKSIZ!

 

 

ALTAY VE HIRA İLE ÜMİTLERİ SIRALAR,

İKİSİ DE   REHBERİM, GÖNLÜMDE YERLERİ VAR,

HARİKA GAYRETLERLE, MENZİLDE ERİŞTİLER,

NE MUTLU BU MİLLETE, EŞSİZCE YETİŞTİLER..

 

,

VARLIĞIMI SARIYOR, ÇELİKTENDİR KOLLARI,

ATATÜRK FAZIL BİZİM AYIRAMAM ONLARI,

GAYRETLERİ ORTADA, ANITLAŞMIŞ BU DİRLİK,

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR, SAKIN SOKMAN İKİLİK!.

 

************

 

Valiyi vilayet, hademe-i devlet, Atçalı Kel memet!

Giriş bölümünde..

NEDEN ATÇALI KEL MEMET?

Dağlar kadar yüce, bir çok efe’nin Ege’de tarihi, zorlu milli mücadeledeki rolünü, artısını araştırdığım halde, neden Atçalı Kel Memet gibi bir çırağın efeliğine hayranım?. Niğde’de aynı yolu Alleahın yönlendirmesiyle, hiçbir kimsenin güdüsü söz konusu olmadan dişimi tırnağıma takarak  takip ettim.. sanki Atçalı Kel’ le, ısrarla, kimseden çekinmeden ve korkmadan  AYNI KADERİ PAYLAŞTIM DA   onun için.

Dürüstlük, “yoktan ortaya çıkarmak!” ilahi, gerçek takdire layık olduğuna inanıyorum. Hele hele çoluk çocuğun nafakası, hayati tehlike pahasına güde güde yetiştirdiklerinin bile, zaman gelip lüks lambasının arızalı sönüşü, acaip  satılmışlığı karşısında metanetini koruyabilmek kolay iş olmasa gerek.

Borazanı büyük olan çok bağırma hakkına sahip oluyor., Vayvillim koparmada maharet sergileyebiliyor. Ama, bir gün,  gerçekler Tanrı huzurunda ayan beyan olacağına inanmayınız var mı?

Gelin giriş bölümünü unutmayalım.

Sonra da aşağıdaki bölüme geçelim.

------------------------------------------------------------------------

ALİ MERAKLI’NIN ÇOK HAKLI YARGILARI

 

TOPLUMDA GENELLİKLE  ISRARLA, KATIR İNADIYLA ŞEREFSİZLİĞE MEYİL VARSA, APTALCA, İDEALİST DAVRANAN KİŞİ YAŞARKEN KENDİNE BİTEVİYE CEHENNEMİ HAYATI SEÇMİŞ OLUR!

 

Yazan: Ali Meraklı

 

İsmime, iyi veya kötü diyeceğiniz hiç umurumda değil. Bu milletin Yüce bir millet olduğunu ta yedi yaşlarımda ISRARLA VE İNATLA ben dile getirdim. Ama, TIRNAKLARIM SÖKÜLESİYE mücadele yıllarım kırk elli yıla varınca kazın ayağının öyle olmadığını, yani Yüce millet oluşla, toplumun içinde bulunan, dış dünyadan gelen huylarla, Batı’nın kandırıcı ve bayıltıcı tavrıyla, Emevi, Abbasi şerefsizliğinden gelen  etkilerle, yaşamanın zorlaştığını, toplum içinde karaktersiz ve namussuz kişiler çoğalınca, bu durumlarla mücadele eden idealistlerin durumun çok zor olduğunu anladım.

Doktorundan avukatına, mühendisinden, öğretmenine kadar baygın ve yaygın yüzlerce adam yetiştirdiğimi sandım. Dış dünyadan akseden huyları uyuz köpekler gibi kaptıklarını, görevlerini yerine getirmelerinin gereğini söylediğimde namussuzlar gibi istismar peşinde olduklarını gördüm.

Vatanını, milletini seven insanların yerini, uçkuru ve miğdesi için köpeklik yapmaya meyilli olanlar alınca, gel bunları düzelt. İstediğini yaz, istediğin kadar nutuk at. Kulaklar sağır oluyor. Sessiz ve derinden herkes istediği boku yiyor ve mücadeleci geçinenlere gıcık kapıyorlar.

Üzerlerinde bulunan niteliklerin kötülerini sende, iyilerini kendilerinde görmek gibi açık gözlü davranışlarda bulundukları biliniyor.

Memursa üstlerini kuyruk sallamanın, astlarına hava atmanın, rüşvet almanın, adam kayırmanın haramından derin bir haz duyuyor.. Karşı duran oldu mu, fırsatını bulursa beynini dağıtıyor. Çünkü beli ve beyni satılmışlar safına geçmiştir.

Serbest meslek sahipleri ve halktan olanları salla seyip bir umursamazlığın içinde, duman içinde boğulan danalar gibi böğürmeyi, böğürdükçe şaşkına döndükleri de biliniyor.

Bunun için bütün meslekleri ve gurupları saymayalım. Saymayalım da vicdanlı biri okursa, belki  hissi davranmaktansa hak verme şerefini gösterir... Toplumda namussuz çoğalmıştır. Aydınlar dinelen bedavacı öğrenim sahipleri, uyuz köpek gibi saklanıyor. Mücadelenin gereğinin binde birini yerine getiren yok. Amerika ve Avrupa’nın mahreçlerinde, masonluktan uzanan namussuzluğun destanını yazanları taklit içimize işlemiş.

Beynelmilel dernekler menfaat, uçkur ve makam dağıttığı için onlarla uğraşanların değil bulunması, konuyu aydınlatanlardan bile köpekler, kuduruk köpekler gibi kaçışıyorlar.

Bu günkü gök delenlerini milliyetçiliğe ve dava arkadaşlığını kutsal bilenlere  borçlu nesli bozuklar, suistimaller karşısında nasıl müsait durumda olduklarını yarın Allah’a hesap verirken ne yapacaklarını merak ediyorum.

Ağabeyinden kalan serveti ele geçirebilmek için durumu müsait kimselerin artısını alabilmek için bokunu yalayanlar bu gün haşmetli zengin olmanın gururu var sanıyorlar. Hakkını yediği yakınlarının yarın yakasına sarıldıkları zaman köpekler gibi ürdüklerini, uyuz kediler gibi miyavladıklarını göreceğiz. Görmezsek gerçek diye bir şey yoktur, demekki.

Dediğim gibi bir zamanlar Beynelmilel Komünizm’in kötülüğünü anlatırken, bir kısım alçak:

-        Herkese komünist diye diye toplumda adam bırakmadınız!. Diye uluyarak söylenmişlerdi.

Sanki dediklerimiz haksızdı. Bir avuç insan karşı koyduğundan veya Allah’ın öyle istemesi, rast  getirmesinden muvaffak olunmadı. Ama bir nebze daha boş bulunulsaydı, toplum güz fırtınasiyle sallanacak, kökü kuruyacak kavağga dönecekti. Komünizm, yığınların aile bütünlüğünün, malının; şerefinin ırzına geçecekti. Şimdi de komünizmi de yaratan beynelmilelciliği naletliyoruz:

-        Susanlar ve meseleyi anlamaz görünenlerin adiliği karşısında çıldırmamak mümkün değil. Taraf görünmemek için derin bir kuyuya atılmışlar gibi ses yok. Hele hele kendini yatıp kalkmaya alıştırmış bir çok yakından tanıdığım insan var ki onlara dinlerinin emirleri gereği insan bile diyemiyorum.!

-        Şimdilik serzeniş, bu kadar yeter mi?

Şerefsiz, namussuz ve alçakların zehirli mantarlar gibi çoğalmakta olduğu bir toplum gözünüzün önünde. Tarafsız ve delillere göre kanaate varmaz iseniz, tepeniz üstüne dikilin emi!demekle mutlu olacak mıyız sanki?

Yalnız görevimizi yaptığımızı sanıp, işimizle yetinemeyiz. Toplumun kurtulması için canımızı, malımımızı, rahatımızı veremiyorsak alçağın ta kendisiyiz.

Söylediklerimiz aynen varit değilse, bu kadar dengesi kaymış bir toplum nereden çıkıyor lan?

------------------

OKUL MESELESİ

Ben şöyle sunayım. Şehirlere büyük büyük cami yaptıracağınıza, köylere küçük küçük okul yaptırsanız, Allah’ın daha çok hoşuna gider. Bu konuda aşağıdaki yönlendirmemizi önemseyin.

SUNA ÖZMEN ARTI BÖLÜMÜNDE

BAYKAL..

Telefonlar geliyor. Hadi Osman ağabey, Baykal’ı yaz. Hayır! Menderes Türk siyasetinin en gözde insanı, yatsı adaya kapatıldı. Uçkur peşkir davalarına bakıldı. Bizzat duruşmasında bulundum. Kasasından don çıkarıldı. Menderes’in itibarı bir milim eksildi mi? Hayır! Baykal için de aynını düşünüyorum.

İşin arkasında mikrop Amerika, AB var. Buyurun  sözüm yalan çıkarsa kafam el olsun.

Baykal iyi bir politikacı idi. Görevini yapıyordu. CHP ondan mahrum olsa da halen efendi ve vatansever insanları var. Görevlerine devam edeceklerdir. Ama şu filimcileri bir ayıklasalar. Köpek gibi saldırıyorlar insana da onun için.

CHP bütünü ile iyi insanların partisi olmalı.

-------------

 

TARIM BAKINLIĞI’NIN DİKKATİNE

 

BAĞ VE BAHÇELERDEKİ SESSİZLİĞİ GÖTLEK ELETRİK MOTORLARI  BOZUYOR.

ÇAYIRLARI VE OTLARI KESMEK İÇİN SESSİZ ALETLER İCAT EDİLİNCEYE, YAPILINCAYA KADAR BU MOTORLARIN YASAKLANMAMASI, İNSAN SAĞLIĞI İÇİN KORKUNÇ BİR FACİADIR.

 

 

Allaha şükür yıllar öncesinden devletin dikkat edemediği konuları buluyor ve ilan ediyoruz. Yayın organımızın etkisi ölüçüsnde halka malediyoruz. Sigara ve benzeri konular  buna örnektir. Devletin kılı kıpırdamadığı günlerde faciayı radyolarda, televizyonlarda (mahalli) ilan ettik. Halkı uyanıklığa teşvik ettik. Devlet nihayet uyandı. İçindeki politika rezilleri ise halen sulandırmakla meşgul.

 

Bağ ve bahçelerimizdeki otları eskiden tırpan ile temizlerdik. Hadi diyelim zahmetli iş. Motorla temizlemeli. Ama, Honda motoru ne ise, bu aletlerde o düzen ile piyasaya sürülmeli.. Yoksa her komşu, her mal sahibi canının istediği zaman otları keseceğim diye ortalığı korkunç bir gürültüye boğuyor. O zaman hurdacının hororlörünü geçen bir köpeklikle, etraf gürültü içinde kalıyor ve insanların beyinleri bulanıyor.

Bakalım devlet dediğimiz hökelek ne zaman meseleye el atacak?

 

 

TÜRK OLMANIN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEK, EN  YÜCE DAVRANIŞTIR.

 

BİR SOYUN VASIFLARINI ANLATAN, DÜNYANIN EN CİDDİ YAZILI BELGESİ ORHUN KİTABELERİ,. TÜRK’ÜN GURUR KAYNAĞIDIR.

TARİHİN EN ŞEREFSİZ CEREYANI GERİCİLİK İSE MİLLİYETÇİLİĞİN FRANSIZ İHTİLALİNDE PATLAK VERDİĞİNİ SÖYLEYEREK, YAZARAK, TELKİN EDEREK, EN BÜYÜK NAMUSSUZLUĞU YAPMAKTADIR.

TARİHİN EN DEĞERLİ MİLLİYETÇİLİK BELGESİ BU DİKİLİ TAŞLARDA ANLATILMAKTADIR.

ÜSTTE MAVİ GÖK BASMASAR, ALTA YAĞIZ YER TELİNMESER SENİN OBANI VE İLİNİ KİM BOZABİLİR?

BU SÖZÜN SOKOK BAŞLARINA TAŞLARA KAZILIP DİKİLMESİ GEREKİR.

RUS BİLGİNİ YADRİNSEV 1889  DA  ORHUN IRMAĞINDA, ÇAYDAM GÖLÜ YAKINLARINDA BULDU BU ESERLERİ.

THOMSEN’İN İLK OKUDUĞUKELİMELER İSE TENGRİ VE TÜRK’TÜ. BUYURUN. ARABA TAPAN, YOBAZLIĞI AMERİKA VE AB YE TESLİMİYET OLARAK ANLAYANLARIN BİLMESİ GEREKEN İKİ GERÇEK. GÖKTÜRKLERİN KULLANDIĞI 32 HARFLİK RUNİK HARFLERİ SÖZ KONUSUYDU.

((ŞU MAVİ GÖKLER Kİ, ÖRTMEDİĞİ  HİÇ BİR ŞEY YOKTUR! KÜLTİGİN ANITININ İLK CÜMLESİDİR.

ATLAS’IN KAYIDINA GÖRE, ANITIN  BATI YÜZÜ, ÇİN DOSTLUĞUNU BELİRTMEK İÇİN ÇİN DEVLETİ TARAFINDAN ÇİNCE YAZDIRILMIŞTIR. BİLGE KAĞAN ULUSUNA ŞÖYLE SESLENMEKTEDİR BU TAŞLARDA:

-         TANRI LUTFETTİĞİ  VE TALİHİM  OLDUĞU İÇİN KAĞAN OLARAK TAHTA OTURDUM. TAHTA ÇIKTIKTAN SONRA  YOKSUL HALKI  BİR ARAYA GETİRDİM. YOKSUL HALKI ZENGİN ETTİM. AZ OLAN HALKI ÇOĞALTTIM. ACEBA BU SÖZÜMDE YALAN VAR MI?

-         RADLOFF VE THOMSEN’İN YAZITLARIN OKUNMASINDA YAPTIKLARI YARIŞ, İNSANLIK TARİHİN EN BİLİMSEL ÇALIŞMASI SAYILMALIDIR.

-         DOĞU GÖKTÜRK DEVLETİ’NİN VEZİRİ TONYUKUK ŞÖYLE SESLENİYOR TAŞLARDA:

-         KIZIL KANIMI AKITIP, KARA TERİMİ DÖKEREK HİZMET ETTİM. TANRI7NIN LUTFUYLA BU TÜRK HALKININ ARASINA SİLAHLI DÜŞMANI SOKMADIM.

-         BÖYLE SESLENMENİN ADI MİLLİYETÇİLİK DEĞİL DE NEDİR EY DÜNYANIN EN ŞEREFSİZ YARATIKLARI GERİCİ UŞAKLAR?

-         BUMİN OĞLU MUKAN,  GÖKTÜRK DEVLETİ’Nİ ZİRVEYE ULAŞTIRDI. ÇİN’E VERGİ SALDI. KORE’DEN AKDENİZE, TİBETTEN SİBİRYA İÇLERİNE İLERLEDİ. MAALESEF 572 DE KAĞANLIK MAKAMINA GELEN  TASPAR GÜNÜMÜZÜN BEYNELMİLEL DERNEK HASTALARI GİBİ TÜRKLÜĞÜ DEJENERE EDEN BUDİZME MEYLEDEREK FELAKETİ HAZIRLADI.

-         NE ZAMANKİ İLTERİŞ KUTLUK SAYESİNDE ESKİ KUDRETE ERİŞİLDİ.

**************

TÜRKÇE’YE İHANET…

 

BİR DEJENERE DERGİ  ESKİ SAYILARINDAN BERİ POETİKA KELİMESİNE SARDIRDI.

MAHALLİ DERGİLERDEN BİRİ YİNE SON SAYISINDA POETİCA LAFINA SARDIRMIŞ. YAHU TÜRKİYE’DE ÇIKIYORSUN. TÜRKÇE KONUŞSANA. POETİKA’NIN TÜRKÇESİ YOK MU?

ŞİİR SANATI İNCELEMESİ DESENE APTAL…

BÖYLE YABANCI DİL KULLANIP, GÜYA KÜLTÜRLÜ GÖRÜNECEK. HAY SENİN KÜLTÜRÜNÜN…

*******

ÖKÜZ!. ÜLKÜCÜYÜM! DİYOR, KİTAP OKUMUYOR.

DEVRİMCİYİM! DİYOR, TEK SATIR HAL ÇARESİ ÖĞRENMİYOR.

ABD VE AB KÖLELİĞİ İNSANLARIMIZI BU HALE GETİRDİ.

AKSİNİ İDDİA EDEN VAR MI?

--------------

MÜMİN VE BENZERLERİ YARGILANMADIKÇA, MİLLET MİLLETVEKİLLERİNİ DİNLEMİYOR, CİDDİYE ALMIYOR. BUYUR  BURDAN YAKSAN OLMAZ MI?

-----------

KAFİRİN HASI NASIL OLUR

BİLİR MİSİNİZ?

BAYRAĞINA,VATANINA, SOYUNA, MİLLETİNE HOR BAKAN MÜSLÜMAN DEĞİL, KAFİRDİR.

AB’YE, ABD ‘YE GERÇEK AÇIDAN BAKMAYI BECEREMEYEN, ONLARIN MÜSLÜMANLARIN VE TÜRKLERİN NESLİNİ SİLME HEVESLİSİ OLDUĞUNU BİLMEYENLER, MÜSLÜMAN DEĞİL, KAFİRDİR.

SİYASETTE, DEĞİL ALALEDE BİR YURTTAŞI, AKRABAĞSINI BİLE KAYIRANLAR MÜSLÜMAN DEĞİL,. KAFİRDİR.

MASONLARIN, MARKSİSTLERİN MUHAFAZAKAR KILIĞINDA VATAN VE MİLLET DÜŞMANLIĞI YAPTIĞINI BİLMEYENLER VE ANLAMAYANLAR MÜSLÜMAN DEĞİL, KAFİRDİR.

DÜRÜST OLMAYANLAR, HIRSIZ OLANLAR, BİLE BİLE BUNLARA YAKIN DAVRANANLAR MÜSLÜMAN DEĞİL, KAFİRDİR.

-------------------

İnönü, Erdoğan’ın fikir babasıdır..

Güncel bölümünde Sayın İsrafil Kumbasar’ın kaleminden okuyunuz..

------------

 

MÜCEVHER KİTAP GELDİ.

 

ETEM ORUÇ ARKADAŞIMIZIN KALEME ALDIĞI KİTABI DUYURMUŞTUK.

ŞU ANDA ELİMİZE ULAŞTI VE ALEVLİ SATIRLARI OKUYUP, BENLİĞİMİZDE DUYUYORUZ. SAĞ OLSUN VAR OLSUN BU MİLLİYETÇİ VE İLERİCİ  KALEMLER!

BÖLGEDEKİ ÇALIŞMALARI, ANKARA’YI DESTEĞİ İLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURULMASINI SAĞLAYAN, KONYA İSYANI’NI BASTIRAN, ÇERKEZ ETEM’İ DİNLEMEYEN MEHMET DEMİRCİ EFELER NUR İÇİNDE YATSINLAR. OLAYLARI BENLİĞİNDE DUYAN ORUÇ, KALEMİ İLE KANINIZI KAYNATACAK.

0 542 604 98 64 LE KONUŞUN. YAZARIYLA TANIŞIN. KİTABI ELDE EDİN VE BİR NEFESTE OKUYUN.

EGE’DE MİLLİ MÜCADELEYİ BİLMEYEN

SARI PAŞAYI BİLMEZ.

 

ARAPLI’DA

AYDIN’DA

ÇAYYÜZÜN’DE

ERBEYLİ’DE

GERMENCİK’TE

İNCİRLİOVA’DA,

ORTAKLAR’DA

UMURLU’DA

OLANLARI BİLMELİSİNİZ.

 

Atça’da kendi kazdığı mezara gömülenleri

ÇETE AYŞE’Yİ

ÇİFTLİKLİ KÜBRA’YI

Güneye kaçarken Büyük Menderes Nehri’nde boğulanları

İsabeylili İsa Efe’yi

Karatepe Katliamı’nı

Köşkte’ki Tekeli İsmail Efe’yi

Nazillili Atatürk’ün düşünce arkadaşı Süleyman Efendi’yi

Salavatlı’lı  Sancaktarın Ali’yi

Yaşlıları,

Bebeleri

YÖRÜK Ali’yi

TEKER TEKER TANIYIN. TÜRKLÜĞÜNÜZLE GURUR DUYUN..

SEVGİLİ ŞAİR DOSTUM OSMAN ÜÇER’E EN İÇTEN SEVGİLERLE 17.NİSAN.2010 ETEM ORUÇ 0 542 604 98 64 DİYE ULAŞAN KİTABI EZBERLİYORUZ. HADİ BU yüklemi ÇOĞALTALIM..

1968 den beri bütünleştiğimiz Ege’de milli Mücadele olayı, Türkiye’nin kuruluşuna temeldir.Bu temeli tanıyanlar kazançlıdır.

-----------