Güncel  A bölümü

 

 

 

 

Sitemiz köşe yazarlarından Edebiyat Araştırmacısı Şair Yazar Emine Sevinç Öksüzoğlu’na Azerbaycan Vektor Edebiyat ve İlim Eserleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Elçin İsgenderzade tarafından Azerbaycan’ın haritası takdim edildi. Kendisini Birharf Ailesi olarak kutluyoruz…

 

 

 

 

 

 

“TÜRK DÜNYASINDAN BİR USTA KALEM” PROF. DR. ELÇİN İSGENDERZADE / Emine Sevinç ÖKSÜZOĞLU

"TÜRK DÜNYASI'NDAN BİR USTA KALEM”
PROF. DR. ELÇİN İSGENDERZADE"

Sana mektup yollamıştım
Uzak Oğuz illerinden
Henüz açamadan solan
Gurbetin güz güllerinden

 

 

“YÜREĞİMİN SEVDA TÜRKÜLERİ” diyen Prof.Dr. Elçin İsgenderzade beyefendinin bu güzel şiir kitabı 2003 yılında Ankara'da gün ışığına çıkmış. 16 Eylül 1964 Azerbaycan’da Karabağ’ın Şuşa şehrinde hayata merhaba demiş. Öğrencilik yılları sayısız başarılarla dolu dolu geçmiş. Şu anda Uluslararası Ekoenerji Akademisinin Profesörüdür. 2002 yılında Newyork İlimler Akademisinin Üyesi seçilmiştir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılmış 20 den fazla ilmi kurultay, sempozyum, kongre ve konferanslara katılmıştır. Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin ve Azerbaycan Gazeteciler Birliği’nin üyesidir. İlmi ve yazarlık hizmetlerinden dolayı pek çok uluslar arası ödülleri hak kazanmıştır. 100’e yakın ilmi çalışmanın ve 30 buluşun müellifidir. Şimdiye kadar çeşitli konularda 31 kitabı yayımlanmıştır. Eserleri dünyada 10’dan fazla ülkede kendi dillerine çeviri yapılarak yayımlanmıştır. “VEKTOR” ilim dergisinin ve “BAYATI” Sanat dergisinin kurucusu ve Baş editörüdür.

 

 

“Yüreğimin Sevda Türküleri” isimli kitabından. Sayfa 32
Abşeron Rüzgârları”

Kafamda bir ulu savaş türküsü,
İçimde Abşeron’un narıncı, beyaz rüzgarı.
Mardekan’da birbirine karışmış
Gilevarla yakılmış ataşlerin tütsüsü
Gözlerimin karasında dert uyanık,
Uyumuyor,
Sıcak çayım soğuyor,
Fakat
Hayat aşkım soğumuyor.

Sevgili İsgenderzade; şiiri iyi biliyor, onu nakış nakış işliyor. Şiirlerini serbest vezinle kaleme alıyor ancak şiir tadını zedelemiyor. Türk edebiyatının süsü olan şiiri ve onun inceliklerini iyi bildiği gibi, yerinde kullanmayı da biliyor.
Şu mısraların güzelliği ve özelliği inkar edilebilir mi?

“Yüreğimin Sevda Türküleri” isimli kitabından, Sayfa 56
“Kırmızı Güllerin Üzerine Yazılmış Dizeler”

Yüz sene sonra
Toprağın kanını emerek
Mezarım üzerinde bitecek bir
Menekşenin
Üzerine hasret bulaşmasın diye
Gözlerinin,
Yerin,
Göklerin
Hakkı için
Bu gün sev beni n’olursun

Prof. Dr. Elçin İsgenderzade tıpkı hayatı ciddiye alır gibi, şiiri ciddiye alıyor.

“ÜLKELER… İNSANLAR… SEVDALAR…” ismini taşıyan diğer bir kitabı da 2008 yılında yine Ankara'da gün yüzü görmüş ve okuyucuları ile buluşmuş. Şimdi bu kitabında yer alan bazı şiirlerini incelemeye alalım.


Sayfa 149.
“Bu Güzeller Ne Tükenir, Ne Biter”

Lale olup yamaçlara çıkarlar
Aya dönüp gökyüzünden bakarlar,
Ateş alıp güneşi de yakarlar,
Bu güzeller ne tükenir, ne biter…

16 Aralık 2005 / Novosibirsk

 

 

Şair duygularını dizelere ne de güzel dökmüş, ne de güzel işlemiş sözcükleri. Adeta dans etmiş kelimelerle şiirinde. İşte bu şairin şiirde ne kadar usta olduğunun bir göstergesidir… Şair kitabında değişik temaları ele almış, onlara hayat vermeye çalışmış şiirlerinde…
Hemen hemen her şair İstanbul’a dair bir şiir yazmıştır. İşte İsgenderzade de bir İstanbul aşığı olarak, şiirine bu güzel kentimizi konuk etmiş. Bakalım nasıl anlatmış.

Sayfa 134.
“İstanbul’da İlkbahar”

-Resul Rıza’nın anısına.
Bahar kuş gibi kanat açarak
Uçup geldi gurbetten
İstanbul’un ilkbahar akşamında
Bir mutlu şairim ben.

Bu kitabında Emperyonist şiirlere de yer vermektedir şair. Her şiirinde farklı tadları yakalamak mümkün. Hepsinde ayrı lezzetler sunmuş okuyucuya. Şiirlerine kendi yaşamından gizler de katmış şair ve bu gizi öyle güzel yerlere saklamış ki, şiiri şiir yapmış adeta İsgenderzade’nin bu ustalığı.

Sayfa 232.
“Adil Mirseyid’in Güvercinleri”
(Bölümlerle Emperyonist Şiir)
-1-

Bu bir Tanrı mucizesi…
Güvercinlerin son umut yeri
Bir şairin kiralık hücresi…
Güvercinler tatlı-tatlı
Söz ayıklıyor pencerede.
Bir kaderin mumu yanıyor
Gece o garip hücrede.
“Şükür” –sözcükleri dökülüyor dilinden
Siyah günlere,
Siyah ekmeğe,
Kırmızı şaraba,
Beyaz çiçeğe.
Kalbini yediriyor
Adil güvercinlere.
Güvercinler, güvercinler,
Yine erik ağaçları çiçek açtı
Bu ilkbaharda…

“ÜLKELER... İNSANLAR... SEVDALAR...” isimli bu güzel kitap umarım siz okuyucuların yüreğinde çiçek açtırır…

Prof. Dr. Elçin İsgenderzade beyefendinin kaleme aldığı ve sizlerle paylaşmak istediğim bir diğer kitabı da, 2008 yılında Azerbaycan'da gün yüzü görmüş olan “AVTOPORTRET” ismini taşımaktadır. Türk Edebiyat dünyasına kalıcı bir eser olarak bırakılabilecek, nadide bir yapıt olarak değerlendiriyorum bu kitabı…

 

 

“AVTOPORTRET” İsimli bu güzel eser, şairin başkanlığını yürüttüğü Azerbaycan'da yer alan, VEKTOR Uluslar arası ilim ve Edebiyat eserleri İnceleme Merkezi tarafından, Azerbaycan Türkçesi ile ve İngilizce olarak yayımlanmıştır.

Sayfa 132

“Gece Türküsü”
Gece, yağmur havası,
Gece, deniz sahili.
Qobustan qayasında
Resmlerin lal dili.

***

Turku Of Nıght
Night, rainfall!
Nightseashore!
Mute language of pictures
On the Gobustan rocks.


Şiirlerini kendi estetik grafiğinde yükselen burçlarda gördüm… O mutsuzluğun ya da bir başka deyişle mutluluğun sahibi ruh, iç buruntularından, gözyaşlarından, hüzünlerden, aşklardan, sevdalardan, uykusuz gecelerden damıttığı dizelerini şiir olarak sunar okuyucularına. Şiir ve sanat aşkı onu sürükleyip getirmiş bizlere… O’ndan çok umutluyum, gerektiğinde her konuda kendisiyle savaşarak, çatışarak, derin bunalımları, girdapları göze alarak, gerektiğinde kendine acımasız ama hep düşünce, mantık, felsefe, bilim, din, estetik, her konuda ama her konuda söyleyiş, deyiş, biçim, biçem güzelliklerini yakalamaya çalışarak şiir yolunda yürüyeceğine inanıyorum.

 

 

Uzun söze ne hacet… Prof. Dr. Elçin İsgenderzade; Türk Dünyası'nın usta kalemi, güzel yürekli beyefendisidir. Dahası; O Azerbaycan ile Türkiye arasında gönüllü kültür elçisi olmuş, bir şiir sevdalısıdır.

Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU

Edebiyat Araştırmacısı
Şair Yazar

......
Date: Sun, 21 Sep 2008 13:28:19 +0300

“GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ.”

 

İlesam’ın eski Başkanı Sayın İhsan Işık’ın 18.09.2008 günü mail olarak üyelere gönderdiği “İLESAM’ı Yıpratma Kampanyasını Esefle Kınıyorum” başlıklı açıklamasını dikkatle inceledim ve Sayın İhsan Işık’ın kendisi hakkındaki iddiaları şark kurnazlığı içinde nasıl İlesam’a maletmeye çalıştığını büyük bir üzüntü ile müşahede ettim. Bu açıklamanın sadece İhsan Işık tarafından değil, İlesam yönetim kurulu tarafından da yapılmasını beklerdim; çünkü bu iddialar sadece İhsan Işık’ı ilgilendirmiyor. Sayın İhsan Işık dışında, şu an da İlesam yönetim kurulunda 8 kişi daha bulunuyor. Yoksa Sayın İhsan Işık İlesam’daki icraatlarını tek başına mı yapmıştır? O kararların altında diğer İlesam Kurulu üyelerinin imzaları yok mudur? Var olduğuna göre, her iddia Yönetim Kurulu’ndaki diğer üyeleri de ilgilendirmez mi?

 

Evet, açıklamasında Sayın İhsan Işık İlesam Başkanlığı’ndan kendi isteği ile ayrıldığını söylüyor. Bir kere, bu iddialar karşısında Sayın İhsan Işık’ın istifa etmesi iddiaların haklılığını ortaya koyuyor. Diğer yönetim kurulu üyelerinin de, Sayın İhsan Işık’ın arkasında durmayıp (“hayır istifanı kabul etmiyoruz, bu iddialar karşısında tek yumruğuz, beraber geldik beraber gideriz” demeleri gerekirken) onu yalnız bırakmaları dikkat çeken bir durumdur. (Tabi konuşulan başka bir şey daha var: Eğer Sayın İhsan Işık, kendisi istifa etmemiş olsaydı, diğer yönetim kurulu üyeleri onun istifasını isteyecekmiş deniliyor.) Sayın İhsan Işık’ın açıklamalarına dair iki gündür o kadar fazla mail aldım ki, bu maillerde yazanlarda gösteriyor bu açıklamalar İlesam üyeleri tarafından kabul edilir bulunmadı. Bu görüşümü destekleyen de, birçok İlesam üyesinin açıklamalardan sonra yazdıkları maillerdir. Bu maillerin özünde şu var: Mağduru oynamaya çalışan İhsan Işık’ın hem başkanlıktan istifası, hem de açıklamaları doyurucu, inandırıcı ve yeterli bulunmamıştır. İlesam üyelerinin isteği, Sayın İhsan Işık’ın üzerinde dokunulmazlık zırhı gibi duran İlesam yönetim kurulu üyeliğinden de istifa etmesi gerektiği ve görevde olan İlesam yönetiminin saygınlığını ve güvenirliğini yitirdiği yönündedir. Bu iddialarla yara almış ve bir karmaşa yaşayan yönetimin Olağanüstü Genel Kurul kararı alıp almayacağı da, İlesam üyeleri tarafından merakla beklenmektedir.  Bu iddialarla bana çamur atıldı diyen Sayın İhsan Işık, bu iddiaların doğru olmadığını söylüyor ama İlesam yönetim kurulunda kalmakta ısrar ediyor. Eğer çekindiği hiçbir nokta yoksa, neden İlesam yönetim kurulu üyeliğinden de istifa etmiyor? Bu akılları karıştıran bir durum tabi. Bu konudaki takdir, sayın İlesam üyelerinindir.

 

Birkaç gün önce bende iddialar konusunda bir açıklama yapmış ve başka belgeleri de bir sonraki açıklamamda ortaya koyacağımı söylemiştim. Şimdi gelelim İhsan Işık’ın iddialarla ilgili açıklamalarına ve belgeler ışığında benim cevaplarıma:

 

1- Sayın İhsan Işık, “İLESAM web sitesinde bayrak resmi kaldırılmamıştır. İsteyenler bakıp görebilir.” diyor; fakat bayrağın oraya ne zaman konduğunu herkes biliyor. Bayrak web sitesine, bu iddialar ortaya çıktıktan sonra kondu. İddialar ortaya atıldığında, bayrağın orada olmadığını bütün İlesam üyeleri tarafından görüldü. Üstelik 15.09.2008 günü, bende bayrağı orada göremeyince, Sayın İhsan Işık’ı cebinden aradım ve aramızda şu konuşmalar geçti.

İhsan IŞIK: Emine Hanım biz sitede bazı düzenlemeler yaptık ve duyurular başlığı altında bir bölüm açmak istedik, ancak sitede yer olmadığından Türk bayrağını kaldırmamız gerekiyordu. Biz de öyle yaptık. Türk bayrağını kaldırıp yerine “DUYURULAR” köşesini açtık. Bu sözler üzerine ben de İhsan beye şu soruyu yöneltim. Neden İlesam’ın resmi web sitesinde mevcut bulunan, adınıza özel İhsan IŞIK başlıklı bölümü kaldırmayı düşünmediniz de Türk bayrağımızı kaldırdınız?

İhsan IŞIK: Emine Hanım şu an misafirlerim var, müsait değilim, kapatmak zorundayım dedi ve benimle görüşmekten kaçındı.

Bu görüşmemizde bayrağı ordan kaldırdığını kabul eden Sayın İhsan Işık, bunu açıklamasında neden reddediyor? Bayrağın oradan kaldırılmasını ben dâhil, hiçbir İlesam üyesi hazmedemiyor. Bu durum İlesam yönetim kurulunu da zan altında bırakmıyor mu?

2- “Arif Nihat Asya için özenle bir anma günü düzenledik ve bu etkinlikle büyük Türk şairinin tanınmasını ve rahmetle anılmasını amaçladık. Afişin şöyle veya böyle olması değil, bu hizmetin verilmesi önemli.” diyen İhsan Işık Beyefendi, bu afişten neden “Bayrak Şirimiz” sözünü kaldırdığını açıklamaktan çekinmiştir. Bu durum onun üzerindeki şüpheleri artırmaktadır. Bayrak şairimiz ifadesini neden kaldırdın sorusunu, basit ifadelerle geçiştirmesi anlaşılır gibi değildir.

3- 2008 yılı Antolojisinde, Atatürk şiiri yayınlanmayan İlesam üyesi Tekirdağ’da yaşayan bir üyemizdir. Gerekirse bu üyenin ismini de açıklarım. Ayrıca bu üyeye sorulmadan şiirleri antolojiden çıkartılmış ve antolojiye alınan şiiri de üyemize sorulmadan kısaltılarak kitaba konmuştur.

4- Çıkardığı 10 ciltlik Ansiklopedi konusunda “Şahsımı karalamaya çalışanlar, Türk tarihi boyunca yapılmış olan bu en büyük biyografi çalışmasını karaladılar.” diyen İhsan Işık, iddiaların yer aldığı mesajda, bu çalışmayla takdir edildiğini ifade eden cümleleri görmezden gelip yine mazlum rolüne soyunarak, bizleri kör ve sağır zannedip, iddialara konu olan sorulara cevap vermekten kaçınmıştır. Bu ansiklopediyi yayınlarken, eserine aldığı şair ve yazarların eserlerinden yararlanırken onlardan muvafakat alıp almadığı konusunda bir açıklama yapmamıştır. O yazar ve şairler bir telif ücreti ödeyip ödemediği konusunu da açıklamamıştır. Bu konuda açıklama yapmaması acep niyedir? Yoksa elinde izin belgesi yok mudur? Açıklama yapmadığına göre, yok gözüküyor, o zaman 5846 sayılı Telif yasasına göre, bu kişiler kendisini mahkemeye verirse 100 milyarlarca YTL. tazminat ödemek zorunda kalmaz mı? Bu konuda izini alınmayan birkaç İlesam üyesi bana, İlesam’ın İhsan Işık’a dava açması için dilekçe vereceklerini beyan ettiklerinin de bilinmesini isterim. Bakalım bu dilekçeleri alan İlesam yönetimi ne yapacak?

5- TRT’den gelen listelerde telif hak edenlerin durumu ile ilgili, “TRT’den tahakkuk eden telif ücretlerinin ödenmesi savsaklanmış veya aksatılmış değildir, ödemelere başlanmış olup, yeni ödemeler en kısa sürede tamamlanacaktır.” diyen İhsan Işık, burada da, bu ödemelerin 5 aydır neden yapılmadığını açıklamamıştır. 5 ay gecikme aksama sayılmaz mı? Şu hâle bakın, İlesam Genel Sekreter ve yeni bir eleman alınıyor, Genel Merkezin bütün odaları ve eşyaları yenileniyor, bültenler kitaplar çıkartılıyor; bunlar için para bulunuyor ama üyelerin hak ettiği telif ücretleri 5 ay geçmesine rağmen ödenmiyor. Neden? Buna cevap yok. Ayrıca “Bu hizmeti yürütenleri itham etmek hem etik dışı, hem de suçtur.” diyen İhsan Işık, etik olmayan birçok icraat (İlesam bültenlerini ve kitaplarını kendi yayınevi olan Elvan Yayınlarına bastırarak) yapıyor. Sayın İhsan Işık, başında bulunduğunuz bir kurumun bütün baskı işlerini kendi ticarethanenizde yaptırmanız, yani hem ita amiri, hem de parayı tahsil eden konumunda oluşunuz, ne kadar etik acaba?

6- Sayın İhsan Işık, tecahül-i arif sanatını yaparak (bilip de bilmemezlikten gelerek) “İLESAM Başkanı hakkında bilgilerin İLESAM web sitesinde yer alması, yanlış değil doğru bir uygulamadır. “ diyor. Tabiî ki, Yönetim Kurulu üyelerinin bilgileri web sitesinde yer alabilir. Alıyor da. Yalnız, bu bilgilerin dışında sizin isminize bir buton açılmış web sitesinde. Doğrudan reklamınız yapıyor ve bu butonla siz, şahsi sitenizin reklamını yapıyorsunuz.  Soruyorum, peki bu ne kadar etiktir?

7- İstanbul Şubesinin yeri olan ve sizin yönetiminiz tarafından Vakıflara iade edilen Zembilli Ali Efendi Medresesi’nin tahsisi konusunda, İstanbul’a yaptığınız uçaklı veya diğer araçlarla seyahatler, diğer İlesam Yönetim kurulu üyelerini görevlendirmeniz sebebiyle onların ödenen masrafları, binanın tahsisi için gerekli sigorta işleminin yapılması ve buna ödenen paralar masraf değil mi? Bir de gerçekleri inkâr ile “bu yer için masraf yapılmadı” diyorsunuz. Bu yerin geri verilmesi ile İlesam’ın hem maddi, hem de manevi zarara uğratıldığını saklamaya çalışıyorsunuz. Bugün İstanbul şubesinin bir yerinin hâlâ olmaması İlesam’a zarar vermiyor mu?

8-  Genel Kurul salonunda, 250-300 kişi İhsan Işık’ın, “Frankfurt Kitap Fuarına 200 kişiyi götüreceğim” dediğini duyduğu halde, hepimiz sağır ilân edip, fevkalade masum bir şekilde “ben böyle bir şey söylemedim” demeniz ve diğer vaatleriniz (her ilesam üyesinin kitabını bedava basacağım, vb.) konusunda bir açıklama yapmamanız gözlerden kaçmadı. Dürüstçe çıkıp “evet, bir seçim ve kongre heyecanı içinde bunları söyledim ama detayları bilmiyordum. Üyelerimizi Frankfut’a götürme imkânı yokmuş, özür dilerim” deme erdemini sergileyemediniz. Bakalım bu iddialardan, İlesam üyelerinin sizin aleyhinize yaptığı açıklamalardan sonra, İlesam Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etme erdemini gösterebilecek misiniz?

9-İlesam’ın Ankara’da verdiği iftar yemeği konusunda, pişkin pişkin “İLESAM’ın Ankara’da verdiği iftara İLESAM’ın sadece şu an hizmet vermekte olan yönetim ve diğer kurul üyeleri ile bürokratlar davet edilmiştir. Başka hiçbir üye davet edilmemiştir. Durum bu iken “50 kişi çağrıldı, 400 kişi çağrılmadı” diye gerçek dışı bir suçlamada bulunulmuştur.” diyorsunuz ama bu yemeğin belgesi olan ve ilesamın web sitesinin ana sayfasında bulunan fotoğraf öyle demiyor. Sizin tarifiniz dışında da birçok kişinin bu yemeğe katıldığı görülüyor. Buna ne diyorsunuz?

            10- Gittiğiniz her yerde, birilerine temsilcilik açmak üzere mavi boncuk dağıttığınız, seçim döneminde vaatte bulunduğunuz bir kişiyi, Kayseri temsilcisi yapmaya çalıştığınız (ki o kişi ile birkaç arkadaş görüşmüş ve böyle bir teklifin kendisine yapıldığını o kişi doğrulamış; gerekirse o kişi ile hangi ilesam üyesi arkadaşların da görüştüğünü açıklarım) bunun da Kayseri’deki mevcut temsilcimizi istifa noktasına getirdiğini nasıl inkâr edersiniz? Güneşin balçıkla sıvanmayacağını sizin de bilmeniz lazım.

            11- Frankfurt’a ve fuarlara katılmanız konusunda, “İhsan Işık’ın sahibi olduğu Elvan Yayınları’nın fuara katılması, yayımladığı yabancı dildeki kitaplar sebebiyledir. İhsan Işık, İLESAM başkanı olmadan önce de Frankfurt Fuarına ve yurtdışındaki pek çok etkinliğe birçok kere davet edilmiştir.” diyorsunuz. İlesam başkanı olduktan sonra Yürütme kurulunda bulunduğunuzu açıklamıyorsunuz. Burada çelişkili ifadeleriniz var, diyorsunuz ki, “Frankfurt Fuarı için Bakanlık, çeşitli kuruşlardan ve yayınevlerinden öneriler istemiş ve isim tesbitlerini “Ulusal Komite” adlı bir kurul yapmıştır.” Sizinle ilgili internetteki bir haber öyle söylemiyor, bakın linkini de vereceğim. Haberin başlığı “İhsan Işık Telif Hakkı Ajansı Kurdu” ve haberin metni şu:

            “Nisan Ajans’ın, 2007-2008 ve 2009 yıllarında Moskova, Frankfurt, Paris, Londra, Sofya, Selanik, Kahire, Tokyo uluslararası fuarlara da katılacağı öğrenildi. Ajans yetkilileri, bu fuarlar için katalog hazırladıklarını ilk etapta eserlerinin dışarıya pazarlanması hususunda sözleşme imzaladığı 30 civarındaki yazar arasında, Sevinç Çokum, Cemal Süreya, Ali Bulaç, Vedat Türkali, Ali Nar, İsa Kocakaplan, Orhan Kemal (bazı kitapları için), Muzaffer Izgü, Mustafa Miyasoğlu ve Necmettin Turinay’ın da bulunduğunu açıkladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütün uluslararası fuarlara hazırlık çalışmalarını şu beş Yürütme Kurulu üyesiyle sürdürüyor: Türkiye Yayıncılar Birliği, İLESAM, Basın Yayın Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Pen Yazarlar Derneği. Diğer yayınevleri, yazar örgütleri, yazarlar Türk edebiyatının tanıtımı konusunda etkinlik önerilerini bu kurula bildirmekte ve teklifler burada değerlendirilmekte.”

http://sanatajansi.wordpress.com/2007/06/30/yazar-ihsan-isik-telif-hakki-ajansi-kurdu/

 

http://asp-seo.com/haberler-4190-Yazar--ihsan-Isik-telif-hakki-ajansi-kurdu.html

 

            Yayıneviniz olmasına, ticaret yapmanıza kimse karışamaz. “Nisan Ajans’ın, 2007-2008 ve 2009 yıllarında Moskova, Frankfurt, Paris, Londra, Sofya, Selanik, Kahire, Tokyo uluslararası fuarlarına” katılması güzel ama “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütün uluslararası fuarlara hazırlık çalışmalarını şu beş Yürütme Kurulu üyesiyle sürdürüyor”un içinde İLESAM’ın olması, inanın ki, kafaları karıştırıyor. Hele kurduğunuz telif ajansı içinde İlesam üyelerinin de olması bir garip. Şimdi cevaplanması gereken başka bir soru çıkıyor ortaya. Bu kurduğunuz ajansda ,telif hakkını takip ettiğiniz yazar ve şairler içinde kaç İlesam üyesi var. Bunların hakları konusunda, gelecek de İlesam ile ihtilafa düşmeniz söz konusu mu? Bu kişilerin haklarını siz mi, yoksa başta yetki belgelerini alan İlesam’ı takip edecek.

 

            Bütün samimiyetimle söylüyorum, inanın ki ben yazmaktan sıkıldım. Ortada bir gerçek var, yaptığınız açıklama içinde mağduru oynamaya çalışmışsınız ama başarılı olamadınız; çünkü “GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ.”

 

  Açıklamanızda insanları üç tipe ayırmışsınız. “1- Hizmet üretenler, 2- Hizmet üretenleri takdir edip destek verenler, 3- Kıskançlık krizine tutulup, sadece dedikodu üretenler, engellemeye çalışanlar.” Açıkça ortada, bu değerlendirmenizle kendinize destek aramışsınız ama bugüne kadar size destek veren bir açıklama, ne İlesam Yönetimi tarafından, ne de üyelerimiz tarafından yapılmadı. “Kıskançlık krizine tutulup, sadece dedikodu üretenler, engellemeye çalışanlar” tarafından size çamur atıldığını ima etmişsiniz; fakat ortada sizin aleyhinize birçok belgeli söylenen şey varken, sizin bundan sonra ne yapacağınızı çok merak ediyorum.

 

Bu iddialar ve iddiaların arkasındaki belgeler ışığında, İlesam Yönetimi’nin de bir açıklama yapmasını bekliyorum. İddiaların ve belgelerin doğrultusunda bir komisyon kurulup bu durum açıklığa kavuşturulacak mı merak ediyorum?

 

İlesam üyeleri ile değerlendirmemden çıkan sonuç şu: Birçok üye, artık belgeli, ispatlı bu durum karşısında gerekli olanın yapılmasını istiyor. Suskun kalan İlesam Yönetim Kurulu’nun suskunluğunu bozmasını istiyor. Bu iddialarla yara almış ve bir karmaşa yaşayan yönetimin, Olağanüstü Genel Kurul kararı alıp almayacağı ve sizin İlesam Yönetim kurulu üyeliğinden istifa edip etmeyeceğiniz de, İlesam üyeleri tarafından merakla bekleniyor.

 

İlerleyen günlerin çok hareketli olacağından şüphe etmiyorum. Ne olursa olsun İlesam için hayırlısı olsun, diyorum.

 

Saygılarımla…

 

Emine SEVİNÇ ÖKSÜZOĞLU

Edebiyat Araştırmacısı,

Şair Yazar

 

HAKKATTEN! İLESAM’DA NELER OLUYOR?

 

 

Dostlar,

 

“16 Eylül 2008 tarihinde yapılan İLESAM olağan Yönetim Kurulu toplantısında görev dağılımı şu şekilde yapılmıştır.

Yönetim Kurulu Başkanı : Prof. Dr. Vahit BIÇAK

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı: Prof. Dr. Özkul ÇOBANOĞLU

Muhasip Üye : İslam Beytullah ERDİ

 

Üyelerimize ve ilgililere saygıyla duyurulur.

 

Yönetim Kurulu Adına 

Yönetim Kurulu Başkanı

Prof. Dr. Vahit BIÇAK”

 

Evet bu duyuru www.ilesam.org.tr sitemizin ana sayfasında Yönetim Kurulu Adına Prof. Dr. Vahit BIÇAK İmzasıyla bulunuyor.

 

Birkaç güne kadar Bayrak içermeyen adrese girdiğimde şok oldum bayrak yerindeydi. Gurur duydum karardan. Tebrik ettim duyarlı insanları içimden.

 

Peki bu cümlelerin içerdiği Karardan yola çıkarak, buraya noktaya gelen yolu özetleyelim.

 

***

 

Sayın İhsan IŞIK’ın İLESAM Yönetim Kurulu Başkanı olmasından bu sonra İLESAM (İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) darbe üstüne darbe aldı.

 

Bazı geçiş dönemlerinden etkilenenler geçmişe bakıp Türk’ün sillesinden ders almayanlar, yazılar yazarak gidişatın bozukluğundan yakınıyorlardı. Aslında iddialara şöyle bir baktığımızda haklılar çünkü bir kısım iddiaların şahitleri ile birebir görüşmelerim oldu.

 

Örneğin; www.ilesam.org.tr sitesinde yer alan Bayrak ve “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” yazılarının dönemin web sorumlusundan, kaldırılmasını isteyen sayın İhsan IŞIK bunu yazılı bir mesajla yapma gafletinde bulunmuş. Ve topluluk içinde anlatan eski sorumlu bu olaydan sonra görevden ayrılmış ve bu mesajı hala sakladığını söylüyor. Atatürk’ün olmadığı yerde olmam diyen bir dostumun yanında “Benim Atatürk ile işim olmaz” deme gafletinde bulunmuş. Bunları duyunca güldüm. Atayı sevmeyenler çoğaldığı bir dönemdeyiz nedense, ancak bayrağı anlamak zor.

 

Arif Nihat Asya için yapılan anma gününde afişin üzerindeki “Bayrak Şairi Arif Nihat” yazının Bayrak kelimesi kapatılarak  “Şairimiz Arif Nihat” olarak bırakılması iddialara konan sinekten başka ne olabilir ki!

 

Elbetteki şahıslar gelir geçer ancak izlerini / lekelerini teşkilatlar taşımak zorunda mıdır? Her ne kadar İhsan IŞIK yaptığı özel açıklamalarla konuyu yalanlasa da ben internet sitesinde bayrak olmadığının canlı şahidiyim.

 

Bunun dışında Elvan Yayınları, gelir-gider sorunları, telif hakları, Frankfurt gezisi, antoloji vs.vs.vs. konuları ayrı mummalardır.

 

***

 

İLESAM eski Başkanı Sayın İhsan IŞIK’ın İLESAM’ı kendi çıkarları için kullandığı, Ankara’daki üyeler arasında konuşulmakta. Utanç vericidir.

 

Seçimden önce çıkartılan İlesam Bülteni, Sayın İhsan IŞIK’ın sahibi olduğu Elvan Yayınları tarafından basılmış. Bedava değil tabi ki… Sayın İhsan Işık’ın Elvan Yayınları adına kestiği fatura, 3000 adet bülten için; 8500 YTL.

 

Piyasa koşullarında bu bülten yarı fiyatına çok rahat basılacağı söyleniyor kulislerde. Tabi ki bende aynı düşüncedeyim. Bu işler nasıl yürüdü. Kimlerden teklif alındı.. Bunu sadece zamanın yönetimi biliyor.

 

İLESAM Yönetim Kurulu üyelerinin bir kısmı ile Sayın İhsan IŞIK arasında bir çekişmenin yaşandığı, bu iddiaların Yönetim Kurulu üyelerine anlatıldığı ama birkaç kişi dışında çoğunun, bu duruma seyirci kaldığı söyleniyor. Eğer iddialar doğruysa, acaba karşılıklı çıkar ilişkisi mi var diye, insanın aklına gelmiyor değil. Ancak bu ilk kullanılacak cümlelerden kesinlikle değil! Suçun sabit olması gerekir.

 

Bu iddiaların doğruluğuna inanan; ellerinde her iddia ile ilgili belgeleri olan, insanlar Ankara’daki üyelerden bir grup, “İlesam sahipsiz değildir, bu yapılanları kabul etmiyoruz” diye bir-iki aydır çalışıyor. Belgeler ve bilgiler toplanmış, bunlar hem Ankara’da, hem de Ankara dışındaki İLESAM üyelerine anlatılmış. Anlatılmaya devam ediliyor.

 

Bu iddialar ışığında, Denetleme kurulu ve Yönetim kurulu bir adım atmazsa, Kültür Bakanlığına şikayet dilekçesini hemen verilerek ve olağanüstü genel kurul için düğmeye basılması an meselesi. Bu iddiaları duyan ve inanan her İlesam üyesi, olağanüstü genel kurul için imza vermeye hazır olduklarını söylüyorlar. Bu üyeler İLESAM zarar görmesin diye yola çıkmaya hazır olan sorumluluk sahibi insanlar. Ancak, izlenecek yolların İLESAM’a zarar vermesinden çekindiklerinden şu ana kadar bunu yapmadılar.

 

Diğer taraftan; bu iddialar ışığında görevde olan yönetim kurulunun güvenirliğinin tartışmaya açık olduğundan hareketle, İLESAM’ın geleceği açısından Yönetim veya Denetim kurulunun en kısa zamanda olağanüstü genel kurul kararı almasının uygun olduğu düşüncesindeyim.

 

Bu iddiaları duyan birçok İLESAM üyesi istifa kararı almış ve onlarda İLESAM’dan bu iddialarla ilgili gelecek açıklamayı bekliyorlar. Sanırım bu mesajı alan diğer İLESAM üyeleri de, kendilerince gerekli tepkiyi (İLESAM’ın mail adresi: ilesam@ilesam.org.tr, İLESAM’ın telefon numarası: 0312 419 49 38) internet üzerinden maille veya İLESAM Genel Merkezi’ne telefon açarak göstereceklerdir.

 

Birkaç gündür imzasız gezen bir mesajda “ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ.” Sloganı var. Doğrudur da. Zira eğer iddialar tamamen doğru değilse Yönetim Görevleri neden değişti.

 

Bayrağa ve Atatürk’e hakaret yanında Elvan Yayınları para pul telif hakları basit kalıyor. Ulusu Ulus yapan bayrağıdır.

 

Yönetimde bulunan insanların bütün bunları bildikleri kesin ancak, ancak kendileri hakkında iddia yoktur.

 

Ben BAYRAĞIMIN YERİNE GÖZ KOYANLARI İLESAM YÖNETİMİNDE İSTEMİYORUM.

 

Sayın İhsan IŞIK ve Beraberinde bu suça iştirak edenler DERHAL YÖNETİM KURULUNDAKİ GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETMELİDİRLER.

 

Bu iddialar ve yaşananlar ışığında Yönetim Kurulu derhal olayların büyümemesi için Genel Kurulu toplamak ve güven tazelemek zorundadır. Bu güzide Kurum kendi kendini yönetecek üyelere sahiptir.

 

Sayın İhsan IŞIK üyelerden değil bu ULUS’tan özür dilemelidir.

 

BUNA GÖRE;

1-     Yönetim Kurulu Sayın İhsan IŞIK’ın vereceği ve İLESAM’ın geleceği için vermek zorunda olduğu istifasını kabul etmelidir.

2-     Sayın İhsan IŞIK üyelerden değil bu ULUS’tan Bayrak ve Ata adına geçenlerden dolayı özür dilemelidir.

3-     İLESAM Yönetim Kurulu üyeler harekete geçmeden İLESAM’a leke gelmemesi adına Güven tazelemek üzere derhal (seçimli) genel kurul kararı almalıdır.

4-     İLESAM geleceği adına Yönetim Kurulunun güveni mutlaka tazelenmiş olmalıdır.

 

 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

VE TÜRK BAYRAĞININ GÖLGESİNDE YAŞAMAYI ONUR BİLENE

 

 

 

İbrahim İMER

Şair, Yazar

İLESAM Üyesi

19/09/2008

 



____________________________________________________________________________
Powered by Akset Bilişim


Tamamıyla yeni Windows Live Messenger ailesine katıl Buraya tıkla!

Hızlı bir bağlantınız var ve daha çok özellik mi istiyorsunuz? Tam sürüme geçerek gelen kutunuzdaki iletilerin önizlemelerini görebilirsiniz. (Üstelik Ücretsiz.)